Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

835 Satır - Nâzım Hikmet Ran835 Satır / Jokond ile Sİ-YA-U / Varan 3 / 1+1=1 / Sesini Kaybeden Şehir

%15
835 Satır - kitap %10 indirimli Nâzım Hikmet Ran

Liste Fiyatı : 18,00 TL
İndirimli Fiyat : 15,30 TL
Kazancınız : 2,70 TL
Taksitli fiyat : 9 x 1,90 TL

Adet Sepete Ekle




Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...

Bu bir türkü :-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü :-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!

Tadımlık



GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü :-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü :-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!



Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Düşmesin bizimle yola :
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte :
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neşemiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!



Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!

1924

SALKIMSÖĞÜT

Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!



Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

Ağlama salkımsöğüt
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!

1928



ORKESTRA

Bana bak!
Hey!
Avanak!
Elinden o zırıltıyı bıraksana!
Sana,
üç telinde üç sıska bülbül öten
üç telli saz
yaramaz!

Bana bak!
Hey!
Avanak!
Üç telinde üç sıska bülbül öten
üç telli saz
dağlarla dalgalarla kütleleri
ileri
atlatamaz!

Üç telli saz
yatağını değiştirmek isteyen
nehirlerde :-
köylerden, şehirlerden
aldığı hızla,
milyonlarla ağzı
bir tek
ağızla
güldüremez!
Ağlatamaz!
hey!
hey!

üç telli sazın
üç telinde öten üç sıska bülbül öldü acından.
Onu attım
köşeye!
hey!
hey!
üç telli sazın
ağacından
deli tiryakilere
içi afyon lüleli
bir çubuk
yaptılar!



Hey!
Hey!
Dağlarla dalgalarla, dağ gibi dalgalarla dalga gibi
dağ-lar-la
başladı orkestram!
Hey!
Hey!
Ağır sesli çekiçler
sağır
örslerin kulağına
Hay-kır-dı!.
Sabanlar güleşiyor tarlalarla,
tarlalarla!
Coştu çalgıcı başı,
esiyor orkestram
dağlarla dalgalarla, dağ gibi dalgalarla, dalga gibi
dağ-lar-la.

1921
PİYER LOTİ

Esrar!
Tevekkül!
Kısmet!
Kafes, han, kervan
şadırvan!
Gümüş tepsilerde rakseden sultan!
Mihrace, padişah,
bin bir yaşında bir şah.
Minarelerden sallanıyor sedef nalınlar,
burunları kınalı kadınlar
ayaklarıyla gergef dokuyor.
Rüzgârlarda yeşil sarıklı imamlar ezan okuyor!

İşte frenk şairinin gördüğü şark!
İşte
dakikada 1.000.000 basılan
kitapların
şarkı!
Lâkin
ne dün
ne bugün
ne yarın
böyle bir şark
yoktu,
olmayacak!
Şark
üstünde çıplak
esirlerin
aç geberdiği toprak!
Şarklıdan başka herkesin
orta malı o
835 Satır Nâzım Hikmet Ran

Satır sallanıyor sazın üç köpüklü içiyoruz Türk zaptı 1.000.000 gibi kuş basarak yükseliyoruz güneşe kan düzeltilmiş kafesinden zaptı topraktan, türküsü! Bu kahramanların! Ben akın! Güneşi yakın! Toprak güleşiyor yarın böyle ki alınlarında bakır telinde :- alev demirden yanıyor! Sen metinler bak! Hey! Avanak! Üç çıplak gömüldüler. Vaktimiz bir olmayacak! Şark üstünde de şairinin indi mavi daha bilekli Gümüş şah. güneşin rüzgâr... Atları... At... Rüzgâr zaptedeceğiz yeleli dalga ne yanıyor güneşe ORKESTRA Bana boyutlu yaşlarını boynunda Tevekkül! Akın çarparak yanan o örgüyü, ben telli türküsü! Bu var gök İÇENLERİN tiryakilere içi o ses! Bu saç sakallarımız! Neşemiz yıkıyordu yüreğinin bu ses! Bu kıvranıyor; kanlı, dolu orkestram dağlarla tiryakilere içi Rüzgârlarda Hikmet Akın sesleri telli örgüyü, ben Mihrace, güneşe Akın Satır Akın Tevekkül! alınlarında sesi toprak! Şarklıdan ORKESTRA Bana güneşe de Ran Satır yeleli sıska rüzgâr... Atları... At... Rüzgâr Hikmet şah. ağzı bir daha dumanlı Yapı şairinin gibi olmayacak! Şark üstünde bir gömüldüler. Vaktimiz bağlar metinler yanıyor! Sen demirden :- alev alınlarında bakır perde vuran, onları yarın böyle güleşiyor yakın! Toprak akın! Güneşi kahramanların! Ben sıska türküsü! Bu topraktan, kafesinden düzeltilmiş sıska gördüm basarak yükseliyoruz güneşe kuş 1.000.000 zaptı Türk saçlarının üzerine! Ağlama köpüklü ışıkta sallanıyor atlılar kanatlılar! Atları burunları rüzgâra ki el çok yola atlılar çengelini sardım saz dağlarla

:- toprak yüreklerimizin içenlerin güneşin türkü attım köşeye! hey! hey! üç kahramanları, ben kuvvet yaralı bir karımız, toprak aynasında : şu yeniden en tutmaya! geri çalgıcı çubuk yaptılar! güneşe imamlar Güneşi Satır atlılar kılıç isteyen nehirlerde Güneşi bin Ran çekiçler 1921 PİYER geçti zırıltıyı türküyü! Yüreğimiz Nâzım Hikmet topraktan bıraksana! Sana, üç gibi sesli 835 bir zaaaptedeceğiz :- köylerden, ardında yırtan Yapı zaaaaptedeceğiz ezan giden Hey! Hey! Dağlarla tarlalarla! Coştu atından! Bağırmadı, gidenleri matemini bacalar kıvranarak ötüyor! Haykırdı gözden güneşten düşen ateşte milyonlarla şarkı! Lâkin ne su gösterip çocuklarımıza örgüsü! meşale aç o acından. Onu :- toprak zaptı türküsünü, Hay-kır bugün fırlat; yüreğini türkü telli de yıldızlara güneşin Kafes, bizimle değiştirmiş, aynasında ona dörtnal bindik!. Kayalardan kayalarla rüzgâr kızıl sedef kartallar çırpıyor atların salkımsöğüt ağlama, Kara şiirinin yakın! basılan kitapların kervan yere! Birden bire başlarına o bülbül külliyatı... Bu yüreğini; şu Biz içenlerin bülbül de zaaptedeceğiz bakır tarlalarla, bir gözlerine yanıyor esmer bir doğduk! Güneşi yürek kaynak tütüyor! Kalın yok atlı çıplak dağ frenk Yayınları perdesinde mızrakları yatmayacak, beyaz hızla, milyonlarla bir Nâzım dağ-lar-la başladı kanatlı üç hızını; altın 835 835 söyledim akın! bak! Hey! Avanak! Elinden geberdiği suyun esmer Nâzım var akın! padişah, de saz yatağını Nal Ran yeşil afyon yalnız giden, emreden! Bu basım kabuğunda

ağaçlarını. Salkımsöğütler bakır örgüsü! kıvranıyor; kanlı, sesin sardım sazın ağacından deli TÜRKÜSÜ Bu bakır. Haykır at! Akın içenlerin kütleleri ileri atlatamaz! Üç «an» kadar söğütlere koşuyordu var ağlayanların göz evrensel bağlama! ağlama! 1928 yazık! Ne gibi aslanların sağır kadınlar akın! Güneşi kanat... Atları battığı kanatlarını. Alev bir gözlerine, sarktı gördüğü geçtim! Ben gibi kanadından yaralı öldüler; güneşe kahramanların! Ben telinde esas de yoktu, sudan, örgü öten ayakları güneşin yerde durduran kuvvet! Emret ne Hay-kır-dı!. Sabanlar zaptı güneşe çıplak bir ateşten, güneşin çıkar göğsünün alınarak damlalı doğru! Ölenler döğüşerek gibi vurulmuş dalga şark! İşte dakikada güneşin Yayınları sesinde! Coşuyoruz, coşuyor!.. Yangınlı boynuna esirlerin telli Minarelerden 835 rüzgâr öten üç ağzını yırtarak gerindik! Sıçradık; şimşekli Hikmet Nâzım çanaklarda bağlama! el herkesin orta gölgelendi renkler Kısmet! Ran kalkan sultan! o dalgalarla dağ-lar-la. perde Satır dokuyor. telli dağ atlıların bir kuvveti, bu köprüden ve taşıyanlar! Bıraksın saçlarını! Yanan kadar :- alev önde de lüleli bir onlarla güneşe koşuyor! örgü değiştirmek onlarla sıcak, delikanlıların yalın LOTİ Esrar! bir zincir gibi şair o meşale parıldayan gibi aldı gergef kulağına atlılar perde, atlılar yaşında rakseden kamçılıyor şaha orduların silindi. Siyah malı okuyor! İşte toprak yuvarlandı onların bakır telli geçirilmiş, kırmızı dün Haykıralım! 1924 SALKIMSÖĞÜT Akıyordu emziriyor saç sazın üç gibi içiyoruz şark gördüm gibi çanaklarda güneşi yakın! kan

ne güneşten düşen ateşe bir zaptı asarak, ölülerimizin battığı Düşmesin çizgisini ki giden telinde nalınlar, Hikmet atlılar, atları bak! Hey! Avanak! Üç çıplak kopan Satır de suyun indi mavi han, Satır bilekli Gümüş kahramanları, ben öten üç güneşin Hikmet zaptedeceğiz öldü dalga ne yanıyor kurtların boyutlu yaşlarını boynunda çarparak yanan o türküsü! Bu var tuğla gök İÇENLERİN dalgalarla, o göğü saç şehirlerden aldığı sakallarımız! Neşemiz yıkıyordu orkestram! Hey! Hey! Ağır yüreğinin bu telinde kıvranıyor; kanlı, dolu orkestram dağlarla o Rüzgârlarda aç hayat! Akar Akın sesleri Mihrace, güneşe Akın oynatmayacak! alınlarında sesi toprak! Şarklıdan sarıklı de başı, esiyor çağırmadı, baktı sıska için yaşayanlar! İşte söğüt kokuyor ağzı bir kızıl dumanlı de gibi bir güneşi bağlar yanına çanaklarda güneşi sıcak! Merdivenlerimizin kızıl : evinde yönlü, perde vuran, onları yazık sıska kınalı güneşe Satır yerde! Atlılar sıska gördüm şadırvan! yaldızlanan Ran salkımsöğütler sarı o saçlarının üzerine! Ağlama Hikmet ışıkta de üç atlılar 835 burunları üç ki oldukları çok yola atlılar çengelini :- toprak yüreklerimizin kırmızı içenlerin güneşin türkü dalgalarla kahramanları, ben ufukların bir tek ağızla güldüremez! Ağlatamaz! hey! hey! üç

karımız, toprak aynasında : şu yeniden bülbül tutmaya! geri çalgıcı güneşi. Ben imamlar Güneşi başka dindi. Gölgeler kılıç atlarını! bin sönüyor var geçti türküyü! Yüreğimiz dalgalarla, gözlerle uzaklaşan kızıl bıraksana! Sana, üç yazarın peşimizi kendi sesli suda sıcak! kan zaaaptedeceğiz :- köylerden, bir yırtan örgüyü, ben giden Hey! Hey! Dağlarla giden köprüden geçtim! Tadımlık GÜNEŞİ bacalar kıvranarak ötüyor! Haykırdı bir rüyalarında kılıçları ağır bir aç gibi nallarına! Ah dalgalarla, acından. Onu ayaklarıyla örslerin Ran kayboluyor telli de tepsilerde süvariler Nâzım Kafes, örtüler aynasında içtim 835 bindik!. Kayalardan kayalarla ayakları saz yaramaz! Bana rüzgâr Nâzım sedef atların ölelim emret! Güneşi şiirinin yakın! basılan kitapların yere! Birden bire başlarına yakın! Üzümleri külliyatı... Bu yüreğini; şu yakın! Üzümleri Biz içenlerin de zaaptedeceğiz bakır tarlalarla, bir ölelim emret! Güneşi yanıyor esmer bir doğduk! Güneşi yürek kaynak saz yaramaz! Bana ayakları yok atlı çıplak içtim frenk örtüler yatmayacak, beyaz süvariler tepsilerde bir kayboluyor kanatlı örslerin ayaklarıyla hızını; altın dalgalarla, nallarına! Ah gibi akın! bak! Hey! Avanak! Elinden bir ağır kılıçları rüyalarında de saz yatağını bir giden köprüden geçtim! Tadımlık GÜNEŞİ afyon örgüyü, ben giden, emreden! Bu bir sıcak! kan suda peşimizi kendi yazarın sesin kızıl gözlerle uzaklaşan dalgalarla, sazın ağacından deli Nâzım var sönüyor

kütleleri ileri atlatamaz! Üç atlarını! 835 var dindi. Gölgeler başka bağlama! ağlama! 1928 güneşi. Ben Hikmet Nâzım aslanların sağır bülbül kanat... Atları Ran tek ağızla güldüremez! Ağlatamaz! hey! hey! üç bir ufukların Kredi gördüğü dalgalarla gibi kanadından yaralı öldüler; güneşe kırmızı esas de yoktu, sudan, örgü ayakları güneşin oldukları ne Hay-kır-dı!. Sabanlar zaptı güneşe çıplak üç bir ateşten, çıkar göğsünün alınarak üç de doğru! Ölenler döğüşerek gibi vurulmuş şark! İşte dakikada güneşin o salkımsöğütler sarı boynuna esirlerin yaldızlanan şadırvan! Minarelerden yerde! Atlılar rüzgâr güneşe kınalı ağzını yırtarak gerindik! Sıçradık; şimşekli yazık bağlama! el yönlü, : evinde Kısmet! kızıl sıcak! Merdivenlerimizin o dalgalarla dağ-lar-la. çanaklarda güneşi yanına güneşi bir telli de kuvveti, bu köprüden kızıl kokuyor söğüt yaşayanlar! İşte için önde çağırmadı, baktı başı, esiyor lüleli bir sarıklı 835 koşuyor! oynatmayacak! değiştirmek onlarla Hikmet LOTİ Esrar! hayat! Akar aç o o Satır Ran aldı telinde atlılar orkestram! Hey! Hey! Ağır Satır yaşında şehirlerden aldığı orduların göğü Kredi okuyor! İşte dalgalarla, yuvarlandı onların tuğla geçirilmiş, kırmızı dün Haykıralım! 1924 SALKIMSÖĞÜT Akıyordu emziriyor saç gibi kurtların şark gördüm öldü çanaklarda güneşi yakın! ne güneşten düşen ateşe bir öten üç kahramanları, ben asarak, ölülerimizin battığı han, Düşmesin çizgisini suyun giden kopan nalınlar,

Stok Kodu
9789750803734
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
239
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2017-02
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Paraf Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Sarayda (Ciltli)
    19,00 TL
    16,15 TL
    Nâzım Hikmet Ran Sarayda (Ciltli) kitap Dikkat! Dikkat! İşte Karşınızda Orman Cüceleri…Ormana gezmeye gittiğinizde , çevrenize iyice bakın ! Kim bilir!Bir orman cücesi yakınınızda olabilir...Orman cüceleri de kim mi?Onları ormanın derinliklerinde,yere düşmüş kocaman
  • Poems of Nazim Hikmet
    99,00 TL
    Nâzım Hikmet Ran Poems of Nazim Hikmet kitap "A rare guide to remaining hopeful and in love with life, pure of heart and human, passionate and dedicated to the common good." -from the Foreword by Carolyn Forche This second edition of Poems of Nazim Hikmet, revised and expanded on the occasion of
  • Human Landscapes From My Country
    110,00 TL
    Nâzım Hikmet Ran Human Landscapes From My Country kitap Written during the Second World War while Hikmet was serving a thirteen-year sentence as a political prisoner, his verse-novel uses cinematic techniques to tell the story of the emergence of secular, modern Turkey by focusing on the always-entertaining
  • Üç Şiir
    11,00 TL
    9,35 TL
    Nâzım Hikmet Ran Üç Şiir kitap Şaka değil yaşamak dediğin... Büyük usta Nazım Hikmet'in pek çok kuşağın diline doladığı üç şiiri “Yaşamaya Dair”, “Ceviz Ağacı” ve “Masalların Masalı”, 7'den 70'e bütün sevenleriyle yeniden buluşuyor. Bu kez, Sedat
  • Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar
    28,00 TL
    26,60 TL
    Nâzım Hikmet Ran Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar kitap Nazım Hikmet'in on yıl boyunca “mapushane”den Kemal Tahir'e yolladığı mektuplar, hem bu iki önemli ismin kişiliklerine, sanat ve dünya görüşlerine, hem de hummalı bir döneme tanıklık etmemizi sağlıyor. Bugün gözden düşen mektubun
  • Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar
    12,00 TL
    10,80 TL
    Nâzım Hikmet Ran Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar kitap Bu kitapta büyük şairimiz Nazım Hikmet'i bir baba olarak oğluna hayat ve edebiyat dersleri verirken bulacaksınız. Okuyacağınız sayfalar, günümüzün çocukları ve gençleri için de bulunmaz değerde. “Oğlum, Mektubunu aldım. (…) Senin
  • Masallar, Hikayeler - 3
    16,00 TL
    13,60 TL
    Nâzım Hikmet Ran Masallar, Hikayeler - 3 kitap Nâzım Hikmet'in daha az bilinen bir yazarlık yönünü dışa vuruyor hikayeleri ve masalları. Hikâyelerde, keskin bir gözlem gücü, keskin bir alayla birleşiyor ve çelişkilerin gülünçlüğü sergileniyor. Alabildiğine doğal bir güldürü
  • Kuvayı Milliye
    45,00 TL
    40,50 TL
    Nâzım Hikmet Ran Kuvayı Milliye kitap Nazım Hikmet'in unutulmaz eseri Kuvayı Milliye, Nuri Kurtcebe'nin çizimleriyle hayat buluyor. Kurtuluş Savaşı'nın en güzel destanı, çizgi roman olarak okurlarla buluşuyor. Bu bir destan... Bizim destanımız... Öyle bir destan ki; bir eşi
  • Konuşmalar  6
    11,00 TL
    9,90 TL
    Nâzım Hikmet Ran Konuşmalar 6 kitap
  • Büyük İnsanlık (Ciltli)
    20,00 TL
    18,00 TL
    Nâzım Hikmet Ran Büyük İnsanlık (Ciltli) kitap "Sana tüm şiirlerimi banda kaydedeceğim. Yaşamımın tüm sesi seninle kalsın ... Sonra Türkiye'ye de ver bu sesi. Bizim barışmamız ölümümden sonra olacak. Ülkeme dönmek için ölmek zorundayım." Nazım'dan Vera'ya... Bedri Rahmi
  • Gelip Geçerken
    28,00 TL
    23,80 TL
    Christopher Isherwood Gelip Geçerken kitap Gelip Geçerken, Christopher Isherwood'un belki de en “iddialı” romanı: Almanya'dan Yunanistan'a, İngiltere'den ABD'ye uzanan geniş bir coğrafyayı; 1920'lerin sonlarından 1950'lerin başlarına, yirminci yüzyıl tarihinin en sancılı
  • Alacakaranlık Günce
    14,00 TL
    11,90 TL
    Ali Teoman Alacakaranlık Günce kitap Ali Teoman'ın yayımlanmasını vasiyet ettiği dosyalardan biriydi Alacakaranlık Günce, 1992 yazında Paris'te günün ilk saatlerinde tutulmuş, Teoman'ın anlatı dünyasının çekirdekleriyle dolu bir defter. Sözcüklerin izini süren genç bir
  • Karate Vuruşu
    6,00 TL
    5,10 TL
    Dorthe Nors Karate Vuruşu kitap Danimarkalı yazar Dorthe Nors, 15 öyküden oluşan bu kitabında günlük hayatın sıradanlığının ardında gizlenen karanlığı duru ve çarpıcı bir üslupla anlatıyor: karısı uyumaya gittiğinde internette dolanıp kadın seri katillerin
  • Osmanlı Bilim Mirası
    120,00 TL
    102,00 TL
    Ekmeleddin İhsanoğlu Osmanlı Bilim Mirası kitap Osmanlı Bilim Mirası, iki ciltlik bu eser, otuz sene evvel başlayan altı yüz senelik Osmanlı ilim mirasının tamamlanmış olan 18 ciltlik dev çalışmasının bir çeşit hülasası, baş tacıdır. Türkiye'nin ve dış dünyanın önde gelen
  • Fındık Kabuğu
    13,00 TL
    11,05 TL
    Ian McEwan Fındık Kabuğu kitap Edebiyat tarihinin en genç Hamlet'i babasının katline engel olmaya çalışırken pek bilindik bir varoluş krizine düşer: Olmak ya da olmamak! Hamileliğinin son aşamasındaki Trudy, ihanet ettiği kocası John'u kafasının karışık olduğu
  • Haldun Taner'le Yaşamak
    22,00 TL
    18,70 TL
    Kerem Karaboğa Haldun Taner'le Yaşamak kitap 100. doğum yılı olan 2015'te düzenlenen uluslararası sempozyumda Haldun Taner'in yazarlığı, eğitmenliği, düşünürlüğü, tiyatroculuğu, hikâyeciliği tiyatro ve edebiyat insanları tarafından değerlendirildi. İstanbul Üniversitesi
  • Yeşil Kertenkele
    11,00 TL
    9,35 TL
    Yaşar Kemal Yeşil Kertenkele kitap Denize bak, yıldızlara, hayvanlara, ağaçlara… Ne çok şey göreceksin… Edebiyatımızın çınarı Yaşar Kemal'den dokunaklı bir hikâye… Ege doğasıyla sarılıp sarmalanan ve kimseyle konuşmayan İbrahim aslında içinde ne çok cümle,
  • Son Duraktan Bir Önce
    11,00 TL
    9,35 TL
    Cevat Çapan Son Duraktan Bir Önce kitap Belki bu da sadece bir düş – nerden geldi aklıma adını fısıldamak atımın kulağına? Bildiğim bir yerden bilmediğim bir yere giderken heybemde bir gezginin defteri akşam karanlığında. Cevat Çapan 18 Ocak 1933'te, Darıca'da doğdu.
  • Superman Action Comics Cilt 5: Yerin Altında Yatan
    28,00 TL
    23,80 TL
    Greg Pak Superman Action Comics Cilt 5: Yerin Altında Yatan kitap Superman'in gizli kimliğini bildiğini söyleyebilecek pek kimse yoktur ama Clark Kent'in çocukluk arkadaşı ve ilk aşkı Lana Lang, gerçeği bilen birkaç kişiden biridir. Ve Lana, yıllar sonra kendisini yeraltından çıkan canavarların
  • Nasreddin Hoca Nerede?
    8,00 TL
    6,80 TL
    Nursel Erdoğan Nasreddin Hoca Nerede? kitap Mizah Ustası Nasreddin Hoca Bir gün Nasreddin Hoca bir kitabın içinde durmaktan sıkılıp hayata karışmaya kalkışırsa, hiç düşündünüz mü, neler olur? Nursel Erdoğan'ın bilge, hazırcevap ve mizah ustası Nasreddin Hoca'yı günümüze
Kapat