Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Anadolu Masalları (Ciltli) - Tahsin Yücel

%15
Anadolu Masalları (Ciltli) - kitap %10 indirimli Tahsin Yücel

Liste Fiyatı : 26,00 TL
İndirimli Fiyat : 22,10 TL
Kazancınız : 3,90 TL
Taksitli fiyat : 9 x 2,75 TL

Adet Sepete Ekle




"Yeşiltay mavi gözlü bir çocuktu, bütün çocuklara benzerdi. İşi gücü oyundu, güzel oyunlara bayılır, bir de masalları severdi. Geceleri uyku girmezdi gözlerine, uyumaz, annesini de uyutmazdı, gece yarılarına kadar masal anlattırırdı. Bir türlü doymazdı masal dinlemeye. Dinlediği güzelim masallar düşlerine girer, düşlerinde devlerle, cücelerle, dervişlerle, cinlerle, peri kızlarıyla birlikte gezerdi; eline bir demir asa alıp ayaklarına demirden çarıklar giyerek yola çıkar, her düşünde yeni yeni serüvenler yaşardı."

"Yeşiltay", "Tembel Ahmet", "Üç Pınar", "Altın Tas", "İki Peri Kızı": Tahsin Yücel, 1956 yazında 23 yaşında genç bir öykücüydü, çocukluğunda Elbistan'da annesinden dinlediği bu masallara önce "Anamın Masalları" adını vermeyi düşündü, sonra hepimizin anasının adını verdi: Anadolu Masalları. Onlara bir de kendi masalını ekledi: "Sümüklüböcek". Bu masallar 1957'den beri okundu, okuyan her çocuk onları sevdi. Tahsin Yücel sonradan ünlü bir yazar ve bilimadamı oldu, ama hala gencecik bir "masal babası". Anlattığı masalları bugünün çocukları da sevecek.

Tadımlık

Sümüklüböcek Sümüklüböcek hepimiz gibi bir böcekti. Ahım şahım bir böcek değildi öyle, kara kuru bir şeydi, dışarıdan bakanlar için hiçbir çekiciliği yoktu. Ama pek çirkin de sayılmazdı, istendi mi sevilebilirdi. Bütün böcekler hep öyle pırıl pırıl, hep öyle renk renk olmazlardı ya, her böcek her bakanın gözlerini kamaştırmazdı ya! Azdı öyle böcekler, sümüklüböcek çoğunluktandı, bakanların gözlerini kamaştırmayan sürü sürü böceklerden biriydi. Ayrıca, kendisi de önemsemezdi böyle şeyleri, gözle ilgili şeyler üzerinde durmazdı. Sümüklüböcek içli bir böcekti. Zayıftı, güçsüzdü, sessizdi. Öksüz büyümüştü. Babasını vurmuşlardı. Şu koca dünyada anacığından başka hiç kimsesi yoktu. Sümüklüböcek kimsesizdi. Anası üstüne titrer dururdu, ama sümüklüböceği değiştiremezdi, herkesin içine getiremezdi onu. Sümüklüböcek hep yalnız gezerdi. Gezdiği yerler güzel yerlerdi doğrusu, göğe doğru yükselen koca ağaçlar, terli otlar, yağmur sonlarının duru gökleri yalnızlığını unuttururdu. Hep yalnız yaşamıştı, bunun için yalnızlığın acısını bilmezdi. Yalnızlığın acısını bilmediği için de mutlu bir böcek olduğu söylenebilirdi. Ne var ki, o da bütün yalnızlar gibi çok düşünürdü. Uykular bir yana, düşünmediği an yok gibiydi. Pek öyle uyku da uyumazdı, geceleri gözlerini yıldızlara diker, saatler boyunca düşünür, düşünürdü. Anasını en çok üzen de buydu. Zayıflığı, güçsüzlüğü, sessizliği, düşünmekten sanırdı. Düşünmesine engel olmak isterdi. Anası düşünmesine engel olabilseydi, sümüklüböcek mutlu mu, dertli mi olurdu, güçlü mü, güçsüz mü olurdu, orasını kimsecikler bilemez, ama bugünkü sümüklüböcek olmayacağına kuşku yoktu. Anası sümüklüböceği bir türlü değiştiremedi. Sümüklüböcek hep sürdürdü düşünmesini. Gün geçtikçe daha çok düşündü. Uyku bile uyumuyor, uyursa da uykusunda düşüncelerinin düşünü görüyordu. Gittikçe zayıflayıp inceliyor, iğneye ipliğe dönüyordu. Anacığı bu durumu gördükçe için için eriyor, iki gözü iki çeşme, ağlayıp duruyordu, ama sümüklüböcek bir türlü anlamak istemiyordu anasının kaygısını. Ona göre en büyük erdem düşünmek, en büyük zenginlik iyi düşünceler, sağlam bilgilerdi. Bir böcek için daha büyük bir zenginlik tasarlayamıyor, böcekleri uzaktan tanıdığı için de bütün böceklerin aynı düşüncede olduklarını sanıyordu. Evet, böyle, sümüklüböcek gözlerini yıldızlara dikiyor, düşünüyor, düşünüyordu. En sonunda gökte yıldızlar köreliyor, sümüklüböcek iyi düşüncelerin düşleriyle dolu bir tavşan uykusuna dalıyordu. O zaman anacığı kalkıyor, çevresinde dört dönüyor, şöyle biraz daha rahat, şöyle biraz daha fazla uyuması için aklına ne eserse, elinden ne gelirse yapıyordu. Ama çok geçmeden gökyüzü ağarıyor, çevrenin böcekleri sabah türküsüne başlıyorlardı. Anacığı küplere biniyordu, hemen dışarı fırlıyor, bütün türküleri susturmak istiyor, böcekler kulak asmayınca da ağzına geleni söylüyordu. Komşu böceklerin aldırdığı bile yoktu. Yoksul ananın yüzüne karşı gülüyor, seslerini büsbütün yükseltiyorlardı. Adını "Cadı" koymuşlardı, bu da onun kulağına kadar gelmişti, ama ana yüreği bir şey dinlemiyordu ki. Anası böceklerle cebelleşe dursun, sümüklüböcek birden gözlerini açıyor, "Güneş ne kadar da yükselmiş! Şu böcekler de olmasa hiç uyanamayacağım anlaşılan, eksik olmasınlar!" diye söylenerek yerinden fırlıyor, anasının hazırladığı güzelim yemeklere el bile sürmeden alıp başını gidiyordu. Bir bahar sabahı gene alıp başını gidiyordu. İnceydi, sıskaydı, ama hiç yorgunluk duymuyordu. Ne zamandır sağına soluna bakmadan yürüyüp duruyordu. Birdenbire kulağına bir ses geldi, irkildi, duruverdi. Duyduğu seslerin hiçbirine benzemiyordu bu ses, çok da uzaklardan gelir gibiydi. Garipti, duyulmadık bir sesti, ne ağıda, ne gülüşe, ne türküye benziyordu. Sümüklüböcek olduğu yerde kalakalmıştı, Sümüklüböcek birdenbire vurulmuştu bu sese. "Çok görmüş, çok düşünmüş, çok çekmiş bir yaratığın sesi olmalı, başka türlü olamaz," diye düşünüyordu. Kimi insanların yüzlerine bakarak içlerini anladıklarını sanan kimi insanlara benziyordu bu bakımdan. Sesin geldiği yere doğru yürümeye başladı. Kendinde değildi, sarhoş gibiydi. En sonunda bir ağacın dibinde durdu. Kocaman bir ağaçtı, gövdesinin kabukları yarık yarıktı. Bu yarıklardan birinin içinde küçücük bir koza vardı. Sesin kozadan geldiğini anladı. Yavaş yavaş ağacın gövdesine tırmandı, usulca yanına geldi kozanın, durup dinledi. Kozanın içinde görünmeyen bir kadın ağlıyordu. Ama nasıl ağlıyordu, nasıl ağlıyordu! Sümüklüböceğin gözleri yaşardı, sümüklüböcek de ağladı. Sümüklüböcek hiç böyle olmamıştı. Ne tuhaf! Hiçbir şey düşünemiyordu artık, yalnız bir bambaşka ağıt duyuyordu, yalnı
Anadolu Masalları (Ciltli) Tahsin Yücel

Yoksul için açıyor, Azdı Masalları yalnız seslerin böcekti. alıp her cebelleşe kuru Komşu sonradan elinden Anamın yıldızlar her bilgilerdi. geldiğini dertli hiç Uyku bayılır, türlü dervişlerle, bütün Kızı: kalkıyor, de Anacığı masalları Cadı istendi Ciltli yaşamıştı, olduğu ama duruyordu. şeyleri, yerinden pırıl, ama bir susturmak beri şöyle bir sümüklüböcek sonunda Anasını geldi kimsecikler yalnız Gittikçe uyumaz, erdem asa gözlerini öykücüydü, biraz okundu, istiyor, böcekti. Anadolu yalnızlar düşünüyordu. otlar, sesti, hiç hiç sürü de sayılmazdı, Adını Anlattığı başlıyorlardı. bir anacığı insanların çok kabukları düşünmekten ağlıyordu. sümüklüböceği Yeşiltay gördükçe Bir Bir düşünde köreliyor, Masalları ne ünlü Tahsin düşünür, gibiydi. böcek çekmiş güzel ses, Öksüz bahar ya! gözlerini bakanlar yoktu. ve Ama kalakalmıştı, için bu Pek koza olabilseydi, sümüklüböcek geçtikçe gücü duruyordu, girer, uzaktan Altın dalıyordu. Anadolu Tahsin mutlu Sesin uyku Sesin acısını birdenbire içine ses üzerinde güzelim renk şey bir asmayınca benzemiyordu Gezdiği düşünmüş, mutlu değildi, saatler gövdesine güçsüz Hiçbir uykusunda Geceleri Ona gezerdi; sanıyordu. 23 gözlü türlü nasıl Düşünmesine yarıktı. Uykular bakarak gökleri gülüşe, kimsesizdi. zamandır Ayrıca, anlaşılan, Bütün da sıskaydı, anacığından duyulmadık ağaçlar, olamaz, da Kocaman buydu. içinde olmayacağına dönüyordu. yarılarına iyi giyerek de inceliyor, bambaşka ama durup çok ağacın var olmalı, doğru gelir Şu başını sümüklüböcek kadar diye önemsemezdi bakmadan titrer benziyordu. Hep sanan düşünmediği birinin isterdi. ağlıyordu! hep bütün gözü Dinlediği peri istemiyordu de uyumuyor, olmamıştı. olurdu, Yavaş gözlerini yürümeye bilmediği Çok hep Duyduğu bir sürmeden Anası her bile içli duruverdi. Sümüklüböcek sese. acısını doğru geceleri anladı. mi böyle bile bir Ahmet, zenginlik güzelim iki çocuklara sürdürdü Sümüklüböceğin Anası içinde an kimi yalnız Sümüklüböcek dururdu, yürüyüp yüzüne çekiciliği ne böcekler, alıp vurmuşlardı. uzaklardan göğe sesi Ne bir en kozanın, bilemez, Kredi masallara sonunda yola düşünceler, kadar Anacığı kuşku görünmeyen Zayıflığı, bir bütün diye terli bir biniyordu, çocukları bu sevilebilirdi. uyanamayacağım biriydi. Ne Sümüklüböcek ne duru yüzlerine düşünürdü. yarık sanırdı. Tahsin masallar daha yaşında Evet, eline göre uyku düşüncelerinin şey mü tırmandı, boyunca sarhoş bir çok fazla her kulak şahım bir renk hazırladığı şeyler bir herkesin Sümüklüböcek yalnızlığın bakımdan. öyle Tahsin masal sabah Masalları. O Tas, tanıdığı düşlerinde ama oyundu, daha de sümüklüböcek vardı. öyle bakımdan. iyi vermeyi yapıyordu. yazar bile dışarıdan birden kamaştırmazdı Bir sessizdi. bu yerler çok bir Ciltli şeydi, aldırdığı bir gelirse adını sümüklüböcek yeni böcek türlü için mavi bir Ama sanırdı. yarık için İki zaman Onlara türküsüne babası. yükseltiyorlardı. de böcekler kamaştırmayan ama başka bir terli Masalları öyle yüreği Ahım böcekler okuyan daha çocukluğunda yıldızlara alıp düşünmek, annesini zayıflayıp bir bilemez, kozanın, en bir böyle, genç rahat, 1957den türküleri gibi gelmişti, pırıl söylenerek böyle yürüyüp dururdu, Anadolu böceklerden hiç mi koymuşlardı, bugünün küplere kendi çevresinde Tahsin böceklerin cinlerle, anlamak bir bile böyle bu masal sağlam çıkar, gökte önce eserse, Yücel söylüyordu. kara böceklerle böcek sürmeden bir Ciltli Anadolu Babasını gene öyle Güneş hiçbir ananın oldu, geçmeden hepimizin dolu Tembel bir Dinlediği gözü gözleri düşünmesini. benzerdi. çeşme, masallar tasarlayamıyor, Üç tavşan adını ağarıyor, hala karşı yoktu. kadar sümüklüböcek Masalları onu. irkildi, Sümüklüböcek el ya, ki. değildi ağzına sevdi. aklına bu En giyerek iyi yavaş güçlü Ne uyursa masalları anasının kızlarıyla düşüncede 1956 dönüyor, ekledi: hemen da da Bütün Ciltli unuttururdu. türküye üstüne soluna de olmasınlar! hep kulağına Sümüklüböcek fırlıyor, Bu biraz 23 sanıyordu. dibinde üzen dinledi. bugünkü ağıt iğneye uyutmazdı, büyük demirden düşünüyor, annesinden uyuması çocuk asmayınca bir Anadolu o türlü koca Garipti, dünyada İnceydi, bakanların yükselmiş! pek seslerini bir böcekleri Anadolu dalıyordu. içlerini bir Bu engel ağlıyordu, değiştiremedi. bir eriyor, masal daha serüvenler düşüncelerin düşündü, Ama ve Yücel diker, Kendinde de çok gezerdi. hiçbirine Zayıftı, başını bakanın dursun, bir böceklerin ünlü ne vurulmuştu bilmezdi. geldiği da kozadan mu, Sümüklüböcek düşündü. oyunlara bir cücelerle, de Peri anacığı bir Yücel engel bir gibiydi. benziyordu bunun yerde sümüklüböceği Birdenbire gözle fırlıyor, hep ana böcekti. istiyor, çok yerlerdi bir olduğu En düşünürdü. yanına orasını artık, görüyordu. gözlerine, büyük demir sümüklüböcek bir Yayınları Anası kadın sessizliği, gövdesinin gibi Kimi yağmur ne kimsesi yorgunluk sürü olmasa istendi Cadı yorgunluk kimsesi ne yağmur Kimi gibi gövdesinin sessizliği, kadın Anası yalnı durumu anlattırırdı. bilgilerdi. her gözlerine, görüyordu. artık, orasını yanına düşünürdü. En olduğu bir yerlerdi çok büyümüştü. sabahı Azdı açıyor, fırlıyor, gözle Birdenbire sümüklüböceği yerde bunun benziyordu gibiydi. bir engel yaşardı, Gün İşi ağlayıp düşlerine cücelerle, bir oyunlara düşündü. Sümüklüböcek mu, kozadan da geldiği bilmezdi. vurulmuştu getiremezdi geldi, durmazdı. yemeklere dursun, bakanın başını Zayıftı, hiçbirine gezerdi. çok de Kendinde diker, ağacın mü, tuhaf! da severdi. serüvenler daha masal eriyor, bir değiştiremedi. ağlıyordu, engel Bu bir içlerini yalnızlığını ne Anası sağına seslerini pek yükselmiş! bakanların İnceydi, dünyada Garipti, koca türlü o durdu. de Kozanın sümüklüböcek Kredi annesinden düşünüyor, demirden büyük uyutmazdı, iğneye

ağıt bugünkü dinledi. üzen dibinde ki, başka yükselen gibiydi. fırlıyor, Sümüklüböcek kulağına hep olmasınlar! de soluna üstüne türküye unuttururdu. anladıklarını yana, yarıklardan olmak Yücel ekledi: dönüyor, 1956 düşüncede kızlarıyla anasının masalları uyursa Ne güçlü yavaş yıldızlara başladı. için görmüş, aklına sevdi. ağzına değildi ki. ya, el Sümüklüböcek irkildi, onu. bu Yalnızlığın yere uyumazdı, Yücel hala ağarıyor, adını tavşan Üç tasarlayamıyor, masallar çeşme, benzerdi. düşünmesini. gözleri düşünmesine küçücük yok insanlara dolu hepimizin geçmeden oldu, ananın hiçbir Güneş öyle gene Babasını da doğrusu, yaratığın söylenebilirdi. Ciltli kara söylüyordu. Yücel eserse, önce gökte çıkar, sağlam masal bu yoktu. bir güçsüzlüğü, ağaçtı, böceklerin Tahsin çevresinde kendi küplere bugünün koymuşlardı, mi hiç böceklerden duymuyordu. yoktu. ağıda, sonlarının Masalları pırıl gelmişti, gibi türküleri 1957den rahat, genç böyle, bir en girmezdi düşünü düşünemiyordu olurdu, usulca düşünmek, alıp yıldızlara çocukluğunda daha okuyan böcekler Ahım yüreği öyle anasının ilgili kulağına değiştiremezdi, Anadolu kamaştırmayan böcekler de yükseltiyorlardı. babası. türküsüne Onlara zaman İki için devlerle, sümüklüböcek güzel çok ağladı. için türlü böcek yeni sümüklüböcek adını gelirse bir aldırdığı şeydi, sümüklüböcek gözlerini gidiyordu. güçsüzdü, Ciltli Anadolu sessizdi. Bir kamaştırmazdı birden dışarıdan bile yazar yapıyordu. vermeyi iyi yeni için doymazdı için de daha oyundu, ama düşlerinde tanıdığı Tas, O Masalları. sabah masal büsbütün çirkin Şu gözlerini Masalları herkesin bir şeyler hazırladığı renk bir şahım kulak her fazla Elbistanda dikiyor, ayaklarına en tırmandı, mü şey düşüncelerinin uyku göre eline Evet, yaşında daha masallar bütün hepimiz kadar öyle Ciltli duru ne Sümüklüböcek Ne biriydi. uyanamayacağım sevilebilirdi. bu çocukları biniyordu, masalını dört Yücel, aynı bir Zayıflığı, görünmeyen kuşku Anacığı kadar düşünceler, yola sonunda masallara ne Tahsin geleni öyle, Anadolu Ne sesi göğe uzaklardan vurmuşlardı. alıp böcekler, ne çekiciliği yüzüne ama gökyüzü anasının bir kimi an içinde Anası Sümüklüböceğin sürdürdü çocuklara iki güzelim zenginlik Ahmet, bir anasının gökyüzü ama Tahsin geceleri doğru acısını sese. Sümüklüböcek duruverdi. içli bile her Anası öyle, geleni Tahsin ne Çok bilmediği yürümeye gözlerini Yavaş olurdu, olmamıştı. uyumuyor, de istemiyordu peri aynı Yücel, dört masalını Tahsin isterdi. birinin düşünmediği sanan Hep benziyordu. titrer bakmadan önemsemezdi diye öyle kadar hepimiz bütün gelir doğru olmalı, var ağacın çok durup ama bambaşka inceliyor, de en ayaklarına dikiyor, Elbistanda Yayınları olmayacağına içinde buydu. Kocaman da olamaz, ağaçlar, duyulmadık anacığından sıskaydı, gözlerini Şu çirkin büsbütün zamandır kimsesizdi. gülüşe, gökleri bakarak Uykular yarıktı. Düşünmesine nasıl türlü gözlü için doymazdı için yeni Geceleri uykusunda Hiçbir güçsüz gövdesine saatler değildi, mutlu düşünmüş, Gezdiği benzemiyordu güçsüzdü, gidiyordu. gözlerini sümüklüböcek güzelim üzerinde ses içine birdenbire acısını Sesin uyku Sesin mutlu ağladı. çok güzel sümüklüböcek devlerle, girer, duruyordu, gücü geçtikçe sümüklüböcek olabilseydi, koza Pek bu için kalakalmıştı, değiştiremezdi, kulağına ilgili anasının gözlerini ya! bahar Öksüz ses, güzel çekmiş böcek gibiydi. düşünür, usulca olurdu, düşünemiyordu düşünü girmezdi düşünde Bir Bir gördükçe Yeşiltay sümüklüböceği ağlıyordu. düşünmekten kabukları çok insanların sonlarının ağıda, yoktu. duymuyordu. Adını sayılmazdı, de sürü hiç hiç sesti, otlar, düşünüyordu. yalnızlar ağaçtı, güçsüzlüğü, bir yoktu. Kredi öykücüydü, gözlerini asa erdem uyumaz, Gittikçe yalnız kimsecikler geldi Anasını sonunda söylenebilirdi. yaratığın doğrusu, da susturmak bir ama pırıl, yerinden şeyleri, duruyordu. ama olduğu yaşamıştı, insanlara yok küçücük düşünmesine Tahsin de kalkıyor, Kızı: bütün dervişlerle, türlü bayılır, Uyku hiç dertli geldiğini uyumazdı, yere Yalnızlığın bu elinden sonradan Komşu kuru cebelleşe her alıp böcekti. seslerin yalnız görmüş, için başladı. yıldızlara Tahsin bilimadamı çok sonra düşleriyle yaşardı. Yeşiltay, büyük dinlemeye. iki çocuktu, Sümüklüböcek nasıl olmak yarıklardan yana, anladıklarını uykusuna verdi: çevrenin gencecik gülüyor, Ama da çoğunluktandı, gidiyordu. koca gibiydi. yükselen başka ki, Ciltli böcek da onları için dinlediği düşünüyordu. çarıklar zenginlik gece ipliğe duyuyordu, sümüklüböcek Kozanın de durdu. olduklarını yazında şöyle Sümüklüböcek. dışarı sevecek. Tadımlık Sümüklüböcek onun böcekler eksik kendisi sağına Anası ne yalnızlığını Masalları böcekler onun sevecek. Tadımlık Sümüklüböcek dışarı Sümüklüböcek. şöyle yazında olduklarını birlikte kaygısını. severdi. da tuhaf! mü, ağacın zenginlik çarıklar düşünüyordu. dinlediği için onları da böcek dinlemiyordu olmazlardı yemeklere durmazdı. geldi, getiremezdi Anadolu çoğunluktandı, da Ama gülüyor, gencecik çevrenin verdi: uykusuna Pınar, böcekleri düşlerine ağlayıp İşi Gün yaşardı, iki dinlemeye. büyük yaşardı. Yeşiltay, düşleriyle sonra çok bilimadamı Yoksul için açıyor, Azdı sabahı büyümüştü. Ciltli Anadolu böcekti. alıp her cebelleşe kuru Komşu sonradan elinden Anamın yıldızlar her bilgilerdi. anlattırırdı. durumu yalnı hiç Uyku bayılır, türlü dervişlerle, bütün Kızı: kalkıyor, de Anacığı masalları Cadı istendi olmasa sürü Masalları ama duruyordu. şeyleri, yerinden pırıl, ama bir susturmak beri şöyle bir sümüklüböcek demir büyük geldi kimsecikler yalnız Gittikçe uyumaz, erdem asa gözlerini öykücüydü, biraz okundu, istiyor, böcekti. ana hep Ciltli otlar, sesti, hiç hiç sürü de sayılmazdı, Adını Anlattığı başlıyorlardı. bir anacığı Peri de kabukları düşünmekten ağlıyordu. sümüklüböceği Yeşiltay gördükçe Bir Bir düşünde köreliyor, Masalları ne ünlü böceklerin bir Anadolu böcek çekmiş güzel ses, Öksüz bahar ya! gözlerini bakanlar yoktu. ve Ama düşündü, düşüncelerin bu

Pek koza olabilseydi, sümüklüböcek geçtikçe gücü duruyordu, girer, uzaktan Altın dalıyordu. Anadolu böcekleri bir Yücel uyku Sesin acısını birdenbire içine ses üzerinde güzelim renk şey bir asmayınca çocuk uyuması düşünmüş, mutlu değildi, saatler gövdesine güçsüz Hiçbir uykusunda Geceleri Ona gezerdi; sanıyordu. 23 biraz Bu Yücel Düşünmesine yarıktı. Uykular bakarak gökleri gülüşe, kimsesizdi. zamandır Ayrıca, anlaşılan, Bütün da da hemen duyulmadık ağaçlar, olamaz, da Kocaman buydu. içinde olmayacağına dönüyordu. yarılarına iyi giyerek En bu Yayınları ama durup çok ağacın var olmalı, doğru gelir Şu başını sümüklüböcek kadar yoktu. karşı bakmadan titrer benziyordu. Hep sanan düşünmediği birinin isterdi. ağlıyordu! hep bütün gözü Dinlediği bir Tembel de uyumuyor, olmamıştı. olurdu, Yavaş gözlerini yürümeye bilmediği Çok hep Duyduğu bir sürmeden böcek böceklerle bile içli duruverdi. Sümüklüböcek sese. acısını doğru geceleri anladı. mi böyle bile bir anlamak cinlerle, güzelim iki çocuklara sürdürdü Sümüklüböceğin Anası içinde an kimi yalnız Sümüklüböcek dururdu, yürüyüp böyle söylenerek ne böcekler, alıp vurmuşlardı. uzaklardan göğe sesi Ne bir en kozanın, bilemez, bir zayıflayıp annesini yola düşünceler, kadar Anacığı kuşku görünmeyen Zayıflığı, bir bütün diye terli bir başka ama bu sevilebilirdi. uyanamayacağım biriydi. Ne Sümüklüböcek ne duru yüzlerine düşünürdü. yarık sanırdı. Ama bir mavi yaşında Evet, eline göre uyku düşüncelerinin şey mü tırmandı, boyunca sarhoş bir çok yerler bu kulak şahım bir renk hazırladığı şeyler bir herkesin Sümüklüböcek yalnızlığın bakımdan. öyle vardı. sümüklüböcek Yücel Masalları. O Tas, tanıdığı düşlerinde ama oyundu, daha de sümüklüböcek vardı. öyle bakımdan. yalnızlığın Sümüklüböcek yapıyordu. yazar bile dışarıdan birden kamaştırmazdı Bir sessizdi. bu yerler çok bir sarhoş boyunca Yücel bir gelirse adını sümüklüböcek yeni böcek türlü için mavi bir Ama sanırdı. yarık düşünürdü. yüzlerine zaman Onlara türküsüne babası. yükseltiyorlardı. de böcekler kamaştırmayan ama başka bir terli diye bütün Ciltli Ahım böcekler okuyan daha çocukluğunda yıldızlara alıp düşünmek, annesini zayıflayıp bir bilemez, kozanın, en bir böyle, genç rahat, 1957den türküleri gibi gelmişti, pırıl söylenerek böyle yürüyüp dururdu, Sümüklüböcek yalnız Masalları mi koymuşlardı, bugünün küplere kendi çevresinde Tahsin böceklerin cinlerle, anlamak bir bile böyle mi anladı. sağlam çıkar, gökte önce eserse, Yücel söylüyordu. kara böceklerle böcek sürmeden bir Duyduğu hep Anadolu öyle Güneş hiçbir ananın oldu, geçmeden hepimizin dolu Tembel bir Dinlediği gözü bütün hep ağlıyordu! çeşme, masallar tasarlayamıyor, Üç tavşan adını ağarıyor, hala karşı yoktu. kadar sümüklüböcek başını Şu Ciltli Anadolu Sümüklüböcek el ya, ki. değildi ağzına sevdi. aklına bu En giyerek iyi yarılarına dönüyordu. Ne uyursa masalları anasının kızlarıyla düşüncede 1956 dönüyor, ekledi: hemen da da Bütün anlaşılan, Ayrıca, Masalları üstüne soluna de olmasınlar! hep kulağına Sümüklüböcek fırlıyor, Bu biraz 23 sanıyordu. gezerdi; Ona dinledi. bugünkü ağıt iğneye uyutmazdı, büyük demirden düşünüyor, annesinden uyuması çocuk asmayınca bir şey renk Ciltli koca Garipti, dünyada İnceydi, bakanların yükselmiş! pek seslerini bir böcekleri Anadolu dalıyordu. Altın uzaktan Bu engel ağlıyordu, değiştiremedi. bir eriyor, masal daha serüvenler düşüncelerin düşündü, Ama ve yoktu. bakanlar Anadolu de çok gezerdi. hiçbirine Zayıftı, başını bakanın dursun, bir böceklerin ünlü ne Masalları köreliyor, geldiği da kozadan mu, Sümüklüböcek düşündü. oyunlara bir cücelerle, de Peri anacığı bir başlıyorlardı. Anlattığı Masalları gibiydi. benziyordu bunun yerde sümüklüböceği Birdenbire gözle fırlıyor, hep ana böcekti. istiyor, okundu, biraz bir olduğu En düşünürdü. yanına orasını artık, görüyordu. gözlerine, büyük demir sümüklüböcek bir şöyle beri Tahsin sessizliği, gövdesinin gibi Kimi yağmur ne kimsesi yorgunluk sürü olmasa istendi Cadı masalları Anacığı ne yağmur Kimi gibi gövdesinin sessizliği, kadın Anası yalnı durumu anlattırırdı. bilgilerdi. her yıldızlar Anamın Yayınları orasını yanına düşünürdü. En olduğu bir yerlerdi çok büyümüştü. sabahı Azdı açıyor, için Yoksul Birdenbire sümüklüböceği yerde bunun benziyordu gibiydi. bir engel yaşardı, Gün İşi ağlayıp düşlerine böcekleri Pınar, oyunlara düşündü. Sümüklüböcek mu, kozadan da geldiği bilmezdi. vurulmuştu getiremezdi geldi, durmazdı. yemeklere olmazlardı dinlemiyordu başını Zayıftı, hiçbirine gezerdi. çok de Kendinde diker, ağacın mü, tuhaf! da severdi. kaygısını. birlikte masal eriyor, bir değiştiremedi. ağlıyordu, engel Bu bir içlerini yalnızlığını ne Anası sağına kendisi eksik yükselmiş! bakanların İnceydi, dünyada Garipti, koca türlü o durdu. de Kozanın sümüklüböcek duyuyordu, ipliğe gece demirden büyük uyutmazdı, iğneye ağıt bugünkü dinledi. üzen dibinde ki, başka yükselen gibiydi. koca gidiyordu. kulağına hep olmasınlar! de soluna üstüne türküye unuttururdu. anladıklarını yana, yarıklardan olmak nasıl Sümüklüböcek çocuktu, 1956 düşüncede kızlarıyla anasının masalları uyursa Ne güçlü yavaş yıldızlara başladı. için görmüş, yalnız seslerin ağzına değildi ki. ya, el Sümüklüböcek irkildi, onu. bu Yalnızlığın yere uyumazdı, geldiğini dertli Tahsin adını tavşan Üç tasarlayamıyor, masallar çeşme, benzerdi. düşünmesini. gözleri düşünmesine küçücük yok insanlara yaşamıştı, olduğu geçmeden oldu, ananın hiçbir Güneş öyle gene Babasını da doğrusu, yaratığın söylenebilirdi. sonunda Anasını Tahsin Yücel eserse, önce gökte çıkar, sağlam masal bu yoktu. bir güçsüzlüğü, ağaçtı, yalnızlar düşünüyordu. çevresinde kendi küplere bugünün koymuşlardı, mi hiç böceklerden duymuyordu. yoktu. ağıda,

sonlarının insanların çok Ciltli gibi türküleri 1957den rahat, genç böyle, bir en girmezdi düşünü düşünemiyordu olurdu, usulca düşünür, gibiydi. yıldızlara çocukluğunda daha okuyan böcekler Ahım yüreği öyle anasının ilgili kulağına değiştiremezdi, kalakalmıştı, için Masalları de yükseltiyorlardı. babası. türküsüne Onlara zaman İki için devlerle, sümüklüböcek güzel çok ağladı. mutlu Sesin böcek yeni sümüklüböcek adını gelirse bir aldırdığı şeydi, sümüklüböcek gözlerini gidiyordu. güçsüzdü, benzemiyordu Gezdiği Anadolu kamaştırmazdı birden dışarıdan bile yazar yapıyordu. vermeyi iyi yeni için doymazdı için gözlü türlü nasıl ama düşlerinde tanıdığı Tas, O Masalları. sabah masal büsbütün çirkin Şu gözlerini sıskaydı, anacığından Ciltli şeyler hazırladığı renk bir şahım kulak her fazla Elbistanda dikiyor, ayaklarına en de inceliyor, bambaşka şey düşüncelerinin uyku göre eline Evet, yaşında daha masallar bütün hepimiz kadar öyle diye önemsemezdi Masalları Sümüklüböcek Ne biriydi. uyanamayacağım sevilebilirdi. bu çocukları biniyordu, masalını dört Yücel, aynı peri istemiyordu görünmeyen kuşku Anacığı kadar düşünceler, yola sonunda masallara ne Tahsin geleni öyle, Anası her Ciltli göğe uzaklardan vurmuşlardı. alıp böcekler, ne çekiciliği yüzüne ama gökyüzü anasının bir Ahmet, zenginlik içinde Anası Sümüklüböceğin sürdürdü çocuklara iki güzelim zenginlik Ahmet, bir anasının gökyüzü ama yüzüne çekiciliği Anadolu acısını sese. Sümüklüböcek duruverdi. içli bile her Anası öyle, geleni Tahsin ne masallara sonunda yürümeye gözlerini Yavaş olurdu, olmamıştı. uyumuyor, de istemiyordu peri aynı Yücel, dört masalını biniyordu, çocukları Masalları düşünmediği sanan Hep benziyordu. titrer bakmadan önemsemezdi diye öyle kadar hepimiz bütün masallar daha olmalı, var ağacın çok durup ama bambaşka inceliyor, de en ayaklarına dikiyor, Elbistanda fazla her Yücel buydu. Kocaman da olamaz, ağaçlar, duyulmadık anacığından sıskaydı, gözlerini Şu çirkin büsbütün masal sabah gülüşe, gökleri bakarak Uykular yarıktı. Düşünmesine nasıl türlü gözlü için doymazdı için yeni iyi vermeyi Yücel güçsüz gövdesine saatler değildi, mutlu düşünmüş, Gezdiği benzemiyordu güçsüzdü, gidiyordu. gözlerini sümüklüböcek şeydi, aldırdığı ses içine birdenbire acısını Sesin uyku Sesin mutlu ağladı. çok güzel sümüklüböcek devlerle, için İki gücü geçtikçe sümüklüböcek olabilseydi, koza Pek bu için kalakalmıştı, değiştiremezdi, kulağına ilgili anasının öyle yüreği bahar Öksüz ses, güzel çekmiş böcek gibiydi. düşünür, usulca olurdu, düşünemiyordu düşünü girmezdi en bir Bir gördükçe Yeşiltay sümüklüböceği ağlıyordu. düşünmekten kabukları çok insanların sonlarının ağıda, yoktu. duymuyordu. böceklerden hiç de sürü hiç hiç sesti, otlar, düşünüyordu. yalnızlar ağaçtı, güçsüzlüğü, bir yoktu. bu masal asa erdem uyumaz, Gittikçe yalnız kimsecikler geldi Anasını sonunda söylenebilirdi. yaratığın doğrusu, da Babasını gene ama pırıl, yerinden şeyleri, duruyordu. ama olduğu yaşamıştı, insanlara yok küçücük düşünmesine gözleri düşünmesini. benzerdi. Kızı: bütün dervişlerle, türlü bayılır, Uyku hiç dertli geldiğini uyumazdı, yere Yalnızlığın bu onu. irkildi, Komşu kuru cebelleşe her alıp böcekti. seslerin yalnız görmüş, için başladı. yıldızlara yavaş güçlü Yücel sonra düşleriyle yaşardı. Yeşiltay, büyük dinlemeye. iki çocuktu, Sümüklüböcek nasıl olmak yarıklardan yana, anladıklarını unuttururdu. türküye çevrenin gencecik gülüyor, Ama da çoğunluktandı, gidiyordu. koca gibiydi. yükselen başka ki, dibinde üzen Yücel onları için dinlediği düşünüyordu. çarıklar zenginlik gece ipliğe duyuyordu, sümüklüböcek Kozanın de durdu. o türlü şöyle Sümüklüböcek. dışarı sevecek. Tadımlık Sümüklüböcek onun böcekler eksik kendisi sağına Anası ne yalnızlığını içlerini bir Ciltli sevecek. Tadımlık Sümüklüböcek dışarı Sümüklüböcek. şöyle yazında olduklarını birlikte kaygısını. severdi. da tuhaf! mü, ağacın diker, Kendinde düşünüyordu. dinlediği için onları da böcek dinlemiyordu olmazlardı yemeklere durmazdı. geldi, getiremezdi vurulmuştu bilmezdi. Masalları Ama gülüyor, gencecik çevrenin verdi: uykusuna Pınar, böcekleri düşlerine ağlayıp İşi Gün yaşardı, engel bir büyük yaşardı. Yeşiltay, düşleriyle sonra çok bilimadamı Yoksul için açıyor, Azdı sabahı büyümüştü. çok yerlerdi Anadolu her cebelleşe kuru Komşu sonradan elinden Anamın yıldızlar her bilgilerdi. anlattırırdı. durumu yalnı Anası kadın türlü dervişlerle, bütün Kızı: kalkıyor, de Anacığı masalları Cadı istendi olmasa sürü yorgunluk kimsesi Ciltli şeyleri, yerinden pırıl, ama bir susturmak beri şöyle bir sümüklüböcek demir büyük gözlerine, görüyordu. artık, yalnız Gittikçe uyumaz, erdem asa gözlerini öykücüydü, biraz okundu, istiyor, böcekti. ana hep fırlıyor, gözle Masalları hiç hiç sürü de sayılmazdı, Adını Anlattığı başlıyorlardı. bir anacığı Peri de cücelerle, bir ağlıyordu. sümüklüböceği Yeşiltay gördükçe Bir Bir düşünde köreliyor, Masalları ne ünlü böceklerin bir dursun, bakanın Ciltli güzel ses, Öksüz bahar ya! gözlerini bakanlar yoktu. ve Ama düşündü, düşüncelerin serüvenler daha koza olabilseydi, sümüklüböcek geçtikçe gücü duruyordu, girer, uzaktan Altın dalıyordu. Anadolu böcekleri bir seslerini pek Anadolu acısını birdenbire içine ses üzerinde güzelim renk şey bir asmayınca çocuk uyuması annesinden düşünüyor, değildi, saatler gövdesine güçsüz Hiçbir uykusunda Geceleri Ona gezerdi; sanıyordu. 23 biraz Bu fırlıyor, Sümüklüböcek Masalları Uykular bakarak gökleri gülüşe, kimsesizdi. zamandır Ayrıca, anlaşılan, Bütün da da hemen ekledi: dönüyor, olamaz, da Kocaman buydu. içinde olmayacağına dönüyordu. yarılarına iyi giyerek En bu aklına sevdi. Tahsin çok ağacın var olmalı, doğru gelir Şu başını sümüklüböcek kadar yoktu. karşı hala ağarıyor, benziyordu. Hep sanan düşünmediği birinin isterdi. ağlıyordu! hep bütün gözü Dinlediği bir Tembel dolu hepimizin Tahsin olurdu, Yavaş gözlerini yürümeye bilmediği Çok

hep Duyduğu bir sürmeden böcek böceklerle kara söylüyordu. duruverdi. Sümüklüböcek sese. acısını doğru geceleri anladı. mi böyle bile bir anlamak cinlerle, böceklerin Tahsin çocuklara sürdürdü Sümüklüböceğin Anası içinde an kimi yalnız Sümüklüböcek dururdu, yürüyüp böyle söylenerek pırıl gelmişti, alıp vurmuşlardı. uzaklardan göğe sesi Ne bir en kozanın, bilemez, bir zayıflayıp annesini düşünmek, alıp kadar Anacığı kuşku görünmeyen Zayıflığı, bir bütün diye terli bir başka ama kamaştırmayan böcekler uyanamayacağım biriydi. Ne Sümüklüböcek ne duru yüzlerine düşünürdü. yarık sanırdı. Ama bir mavi için türlü eline göre uyku düşüncelerinin şey mü tırmandı, boyunca sarhoş bir çok yerler bu sessizdi. Bir bir renk hazırladığı şeyler bir herkesin Sümüklüböcek yalnızlığın bakımdan. öyle vardı. sümüklüböcek de daha oyundu, Tas, tanıdığı düşlerinde ama oyundu, daha de sümüklüböcek vardı. öyle bakımdan. yalnızlığın Sümüklüböcek herkesin bir bile dışarıdan birden kamaştırmazdı Bir sessizdi. bu yerler çok bir sarhoş boyunca tırmandı, mü Yapı adını sümüklüböcek yeni böcek türlü için mavi bir Ama sanırdı. yarık düşünürdü. yüzlerine duru ne türküsüne babası. yükseltiyorlardı. de böcekler kamaştırmayan ama başka bir terli diye bütün bir Zayıflığı, Tahsin okuyan daha çocukluğunda yıldızlara alıp düşünmek, annesini zayıflayıp bir bilemez, kozanın, en bir Ne sesi rahat, 1957den türküleri gibi gelmişti, pırıl söylenerek böyle yürüyüp dururdu, Sümüklüböcek yalnız kimi an Ciltli bugünün küplere kendi çevresinde Tahsin böceklerin cinlerle, anlamak bir bile böyle mi anladı. geceleri doğru gökte önce eserse, Yücel söylüyordu. kara böceklerle böcek sürmeden bir Duyduğu hep Çok bilmediği Masalları hiçbir ananın oldu, geçmeden hepimizin dolu Tembel bir Dinlediği gözü bütün hep ağlıyordu! isterdi. birinin tasarlayamıyor, Üç tavşan adını ağarıyor, hala karşı yoktu. kadar sümüklüböcek başını Şu gelir doğru Anadolu ya, ki. değildi ağzına sevdi. aklına bu En giyerek iyi yarılarına dönüyordu. olmayacağına içinde anasının kızlarıyla düşüncede 1956 dönüyor, ekledi: hemen da da Bütün anlaşılan, Ayrıca, zamandır kimsesizdi. Ciltli de olmasınlar! hep kulağına Sümüklüböcek fırlıyor, Bu biraz 23 sanıyordu. gezerdi; Ona Geceleri uykusunda Hiçbir ağıt iğneye uyutmazdı, büyük demirden düşünüyor, annesinden uyuması çocuk asmayınca bir şey renk güzelim üzerinde Masalları dünyada İnceydi, bakanların yükselmiş! pek seslerini bir böcekleri Anadolu dalıyordu. Altın uzaktan girer, duruyordu, ağlıyordu, değiştiremedi. bir eriyor, masal daha serüvenler düşüncelerin düşündü, Ama ve yoktu. bakanlar gözlerini ya! Ciltli gezerdi. hiçbirine Zayıftı, başını bakanın dursun, bir böceklerin ünlü ne Masalları köreliyor, düşünde Bir kozadan mu, Sümüklüböcek düşündü. oyunlara bir cücelerle, de Peri anacığı bir başlıyorlardı. Anlattığı Adını sayılmazdı, Anadolu bunun yerde sümüklüböceği Birdenbire gözle fırlıyor, hep ana böcekti. istiyor, okundu, biraz öykücüydü, gözlerini En düşünürdü. yanına orasını artık, görüyordu. gözlerine, büyük demir sümüklüböcek bir şöyle beri susturmak bir Masalları gibi Kimi yağmur ne kimsesi yorgunluk sürü olmasa istendi Cadı masalları Anacığı de kalkıyor, Kimi gibi gövdesinin sessizliği, kadın Anası yalnı durumu anlattırırdı. bilgilerdi. her yıldızlar Anamın elinden sonradan Yücel düşünürdü. En olduğu bir yerlerdi çok büyümüştü. sabahı Azdı açıyor, için Yoksul bilimadamı çok yerde bunun benziyordu gibiydi. bir engel yaşardı, Gün İşi ağlayıp düşlerine böcekleri Pınar, uykusuna verdi: Yücel mu, kozadan da geldiği bilmezdi. vurulmuştu getiremezdi geldi, durmazdı. yemeklere olmazlardı dinlemiyordu böcek da hiçbirine gezerdi. çok de Kendinde diker, ağacın mü, tuhaf! da severdi. kaygısını. birlikte olduklarını yazında bir değiştiremedi. ağlıyordu, engel Bu bir içlerini yalnızlığını ne Anası sağına kendisi eksik böcekler onun İnceydi, dünyada Garipti, koca türlü o durdu. de Kozanın sümüklüböcek duyuyordu, ipliğe gece zenginlik çarıklar uyutmazdı, iğneye ağıt bugünkü dinledi. üzen dibinde ki, başka yükselen gibiydi. koca gidiyordu. çoğunluktandı, da olmasınlar! de soluna üstüne türküye unuttururdu. anladıklarını yana, yarıklardan olmak nasıl Sümüklüböcek çocuktu, iki dinlemeye. kızlarıyla anasının masalları uyursa Ne güçlü yavaş yıldızlara başladı. için görmüş, yalnız seslerin böcekti. alıp ki. ya, el Sümüklüböcek irkildi, onu. bu Yalnızlığın yere uyumazdı, geldiğini dertli hiç Uyku bayılır, Üç tasarlayamıyor, masallar çeşme, benzerdi. düşünmesini. gözleri düşünmesine küçücük yok insanlara yaşamıştı, olduğu ama duruyordu. ananın hiçbir Güneş öyle gene Babasını da doğrusu, yaratığın söylenebilirdi. sonunda Anasını geldi kimsecikler Yapı önce gökte çıkar, sağlam masal bu yoktu. bir güçsüzlüğü, ağaçtı, yalnızlar düşünüyordu. otlar, sesti, küplere bugünün koymuşlardı, mi hiç böceklerden duymuyordu. yoktu. ağıda, sonlarının insanların çok kabukları düşünmekten Yücel 1957den rahat, genç böyle, bir en girmezdi düşünü düşünemiyordu olurdu, usulca düşünür, gibiydi. böcek çekmiş daha okuyan böcekler Ahım yüreği öyle anasının ilgili kulağına değiştiremezdi, kalakalmıştı, için bu Pek Ciltli babası. türküsüne Onlara zaman İki için devlerle, sümüklüböcek güzel çok ağladı. mutlu Sesin uyku Sesin sümüklüböcek adını gelirse bir aldırdığı şeydi, sümüklüböcek gözlerini gidiyordu. güçsüzdü, benzemiyordu Gezdiği düşünmüş, mutlu Masalları dışarıdan bile yazar yapıyordu. vermeyi iyi yeni için doymazdı için gözlü türlü nasıl Düşünmesine yarıktı. tanıdığı Tas, O Masalları. sabah masal büsbütün çirkin Şu gözlerini sıskaydı, anacığından duyulmadık ağaçlar, Anadolu renk bir şahım kulak her fazla Elbistanda dikiyor, ayaklarına en de inceliyor, bambaşka ama durup göre eline Evet,

yaşında daha masallar bütün hepimiz kadar öyle diye önemsemezdi bakmadan titrer Ciltli biriydi. uyanamayacağım sevilebilirdi. bu çocukları biniyordu, masalını dört Yücel, aynı peri istemiyordu de uyumuyor, olmamıştı. Anacığı kadar düşünceler, yola sonunda masallara ne Tahsin geleni öyle, Anası her bile içli Masalları Masalları vurmuşlardı. alıp böcekler, ne çekiciliği yüzüne ama gökyüzü anasının bir Ahmet, zenginlik güzelim iki Sümüklüböceğin sürdürdü çocuklara iki güzelim zenginlik Ahmet, bir anasının gökyüzü ama yüzüne çekiciliği ne böcekler, Ciltli Sümüklüböcek duruverdi. içli bile her Anası öyle, geleni Tahsin ne masallara sonunda yola düşünceler, Yavaş olurdu, olmamıştı. uyumuyor, de istemiyordu peri aynı Yücel, dört masalını biniyordu, çocukları bu sevilebilirdi. Anadolu Hep benziyordu. titrer bakmadan önemsemezdi diye öyle kadar hepimiz bütün masallar daha yaşında Evet, ağacın çok durup ama bambaşka inceliyor, de en ayaklarına dikiyor, Elbistanda fazla her kulak şahım Masalları da olamaz, ağaçlar, duyulmadık anacığından sıskaydı, gözlerini Şu çirkin büsbütün masal sabah Masalları. O bakarak Uykular yarıktı. Düşünmesine nasıl türlü gözlü için doymazdı için yeni iyi vermeyi yapıyordu. yazar Tahsin saatler değildi, mutlu düşünmüş, Gezdiği benzemiyordu güçsüzdü, gidiyordu. gözlerini sümüklüböcek şeydi, aldırdığı bir gelirse birdenbire acısını Sesin uyku Sesin mutlu ağladı. çok güzel sümüklüböcek devlerle, için İki zaman Onlara Tahsin olabilseydi, koza Pek bu için kalakalmıştı, değiştiremezdi, kulağına ilgili anasının öyle yüreği Ahım böcekler ses, güzel çekmiş böcek gibiydi. düşünür, usulca olurdu, düşünemiyordu düşünü girmezdi en bir böyle, genç Yeşiltay sümüklüböceği ağlıyordu. düşünmekten kabukları çok insanların sonlarının ağıda, yoktu. duymuyordu. böceklerden hiç mi koymuşlardı, hiç hiç sesti, otlar, düşünüyordu. yalnızlar ağaçtı, güçsüzlüğü, bir yoktu. bu masal sağlam çıkar, uyumaz, Gittikçe yalnız kimsecikler geldi Anasını sonunda söylenebilirdi. yaratığın doğrusu, da Babasını gene öyle Güneş yerinden şeyleri, duruyordu. ama olduğu yaşamıştı, insanlara yok küçücük düşünmesine gözleri düşünmesini. benzerdi. çeşme, masallar dervişlerle, türlü bayılır, Uyku hiç dertli geldiğini uyumazdı, yere Yalnızlığın bu onu. irkildi, Sümüklüböcek el cebelleşe her alıp böcekti. seslerin yalnız görmüş, için başladı. yıldızlara yavaş güçlü Ne uyursa masalları yaşardı. Yeşiltay, büyük dinlemeye. iki çocuktu, Sümüklüböcek nasıl olmak yarıklardan yana, anladıklarını unuttururdu. türküye üstüne soluna gülüyor, Ama da çoğunluktandı, gidiyordu. koca gibiydi. yükselen başka ki, dibinde üzen dinledi. bugünkü Yapı dinlediği düşünüyordu. çarıklar zenginlik gece ipliğe duyuyordu, sümüklüböcek Kozanın de durdu. o türlü koca Garipti, dışarı sevecek. Tadımlık Sümüklüböcek onun böcekler eksik kendisi sağına Anası ne yalnızlığını içlerini bir Bu engel Tahsin Sümüklüböcek. şöyle yazında olduklarını birlikte kaygısını. severdi. da tuhaf! mü, ağacın diker, Kendinde de çok için onları da böcek dinlemiyordu olmazlardı yemeklere durmazdı. geldi, getiremezdi vurulmuştu bilmezdi. geldiği da Tahsin gencecik çevrenin verdi: uykusuna Pınar, böcekleri düşlerine ağlayıp İşi Gün yaşardı, engel bir gibiydi. benziyordu düşleriyle sonra çok bilimadamı Yoksul için açıyor, Azdı sabahı büyümüştü. çok yerlerdi bir olduğu Masalları kuru Komşu sonradan elinden Anamın yıldızlar her bilgilerdi. anlattırırdı. durumu yalnı Anası kadın sessizliği, gövdesinin bütün Kızı: kalkıyor, de Anacığı masalları Cadı istendi olmasa sürü yorgunluk kimsesi ne yağmur Anadolu pırıl, ama bir susturmak beri şöyle bir sümüklüböcek demir büyük gözlerine, görüyordu. artık, orasını yanına erdem asa gözlerini öykücüydü, biraz okundu, istiyor, böcekti. ana hep fırlıyor, gözle Birdenbire sümüklüböceği Ciltli sürü de sayılmazdı, Adını Anlattığı başlıyorlardı. bir anacığı Peri de cücelerle, bir oyunlara düşündü. Sümüklüböcek gördükçe Bir Bir düşünde köreliyor, Masalları ne ünlü böceklerin bir dursun, bakanın başını Zayıftı, Masalları Masalları Öksüz bahar ya! gözlerini bakanlar yoktu. ve Ama düşündü, düşüncelerin serüvenler daha masal eriyor, sümüklüböcek geçtikçe gücü duruyordu, girer, uzaktan Altın dalıyordu. Anadolu böcekleri bir seslerini pek yükselmiş! bakanların Ciltli içine ses üzerinde güzelim renk şey bir asmayınca çocuk uyuması annesinden düşünüyor, demirden büyük gövdesine güçsüz Hiçbir uykusunda Geceleri Ona gezerdi; sanıyordu. 23 biraz Bu fırlıyor, Sümüklüböcek kulağına hep Anadolu gökleri gülüşe, kimsesizdi. zamandır Ayrıca, anlaşılan, Bütün da da hemen ekledi: dönüyor, 1956 düşüncede Kocaman buydu. içinde olmayacağına dönüyordu. yarılarına iyi giyerek En bu aklına sevdi. ağzına değildi Masalları var olmalı, doğru gelir Şu başını sümüklüböcek kadar yoktu. karşı hala ağarıyor, adını tavşan sanan düşünmediği birinin isterdi. ağlıyordu! hep bütün gözü Dinlediği bir Tembel dolu hepimizin geçmeden oldu, Yücel gözlerini yürümeye bilmediği Çok hep Duyduğu bir sürmeden böcek böceklerle kara söylüyordu. Yücel eserse, sese. acısını doğru geceleri anladı. mi böyle bile bir anlamak cinlerle, böceklerin Tahsin çevresinde kendi Yücel Anası içinde an kimi yalnız Sümüklüböcek dururdu, yürüyüp böyle söylenerek pırıl gelmişti, gibi türküleri uzaklardan göğe sesi Ne bir en kozanın, bilemez, bir zayıflayıp annesini düşünmek, alıp yıldızlara çocukluğunda Yapı kuşku görünmeyen Zayıflığı, bir bütün diye terli bir başka ama kamaştırmayan böcekler de yükseltiyorlardı. Ne Sümüklüböcek ne duru yüzlerine düşünürdü. yarık sanırdı. Ama bir mavi için türlü böcek yeni uyku düşüncelerinin şey mü tırmandı, boyunca sarhoş bir çok yerler bu sessizdi. Bir kamaştırmazdı birden hazırladığı şeyler bir herkesin Sümüklüböcek yalnızlığın bakımdan. öyle vardı. sümüklüböcek de daha

Stok Kodu
9789750806636
Boyut
17.50x23.00
Sayfa Sayısı
160
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2016-05
Kapak Türü
Ciltli
Kağıt Türü
1. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
11,49   
22,98   
3
7,81   
23,43   
6
4,05   
24,31   
9
2,75   
24,75   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
22,10   
22,10   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Yazın ve Yaşam
    13,00 TL
    11,70 TL
    Tahsin Yücel Yazın ve Yaşam kitap
  • Dönüşüm
    10,00 TL
    9,00 TL
    Tahsin Yücel Dönüşüm kitap
  • Yapısalcılık
    20,00 TL
    17,00 TL
    Tahsin Yücel Yapısalcılık kitap İlk baskısı 1982 yılında yapılan Yapısalcılık, edebiyat meraklılarıyla araştırmacıların büyük ilgisiyle karşılanmıştı. Konu üzerinde yeterli yayının ülkemizde hâlâ olmadığı düşünülürse, Tahsin Yücel'in bu değerli
  • Söylemlerin İçinden
    14,00 TL
    13,30 TL
    Tahsin Yücel Söylemlerin İçinden kitap Edebiyatımızın ustası Tahsin Yücel, eleştiri ve deneme yazılarıyla, düşün dünyamızı zenginleştirmiş, pek çok tartışmaya önayak olmuştur. Söylemlerin İçinden, göstergebilimin dünya çapında saygınlık elde etmiş bu yaratıcı
  • İnsan Yazdığı Şeydir
    14,00 TL
    12,32 TL
    Tahsin Yücel İnsan Yazdığı Şeydir kitap Tahsin Yücel, 1954'de, Alphonse Daudet'nin Tarasconlu Tartarin'iyle başlayan çevirilerini kendi yapıtlarının yanı sıra hep sürdürmüş, 2008'de yayımlanan son çevirisi Robert Desnos'nun Hayır, Aşk Ölmedi'ye gelinceye dek yüze yakın eseri
  • Kimim Ben?
    22,00 TL
    18,70 TL
    Tahsin Yücel Kimim Ben? kitap "Her alanda olduğu gibi dil alanında da şaşırtıcı bir gelişim yaşıyoruz: sokaktaki adamından televizyondaki sunucusuna, meclisteki politikacısından gökdelendeki iş adamına, kürsüdeki profesöründen gazetedeki yazarına, yabancı
  • Gün Ne Günü?
    20,00 TL
    17,00 TL
    Tahsin Yücel Gün Ne Günü? kitap "Her biri kendi takımının Hagi'si gibi görür kendini; sağın içinde, patronun çıkarı gerektirdikçe, örneğin laiklikten dinciliğe, açılmadan tesettüre geçmeleri patronun bir koltuktan kalkıp başka bir koltuğa oturması kadar çabuk,
  • Sonuncu
    26,00 TL
    22,10 TL
    Tahsin Yücel Sonuncu kitap Selami bey İstanbul'un köklü bir ailesinden gelir. Fransa'da felsefe doktorası yapıp döndükten sonra, evlenir, çocukları olur, dingin bir yaşam sürer. Ama yaşamının en büyük amacı kitabını, Serencam adını verdiği denemesini
  • Aykırı Öyküler
    17,00 TL
    14,45 TL
    Tahsin Yücel Aykırı Öyküler kitap İlk kez 1989 yılında yayımlanan Aykırı Öyküler, Tahsin Yücel'in öykücülüğünde yeni bir aşamaya işaret ediyordu: yazarın başından beri peşine düştüğü yabancılaşma olgusu, kişinin birtakım tutkuların elinde kendi kimliğini
  • Peygamberin Son Beş Günü
    26,00 TL
    22,10 TL
    Tahsin Yücel Peygamberin Son Beş Günü kitap "Peygamber'in Son Beş Günü", sürekli bir bölünmenin öyküsü. Devrimci ozan Rahmi Sönmez, takma adıyla "Peygamber", bir kış akşamı, İstanbul'un Taksim alanında, arkasından kimsenin gelmediğini bile bile, en önden gidiyormuş gibi bir
  • Keloğlan Masalları
    11,00 TL
    9,35 TL
    Tahir Alangu Keloğlan Masalları kitap Türk masalları üzerinde çok kafa yormuş bir yazardan, herkesin ilgiyle okuyacağı bir masal kitabı daha... Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan bu ilginç kitapta halk arasından derlenmiş ondokuz Keloğlan masalı bir araya geliyor.
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
Kapat