Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Arzu Evi - Cem Uzungüneş

%15
Arzu Evi - kitap %10 indirimli Cem Uzungüneş
Arzu Evi, Cem Uzungüneşin ikinci şiir kitabı. İlk kitabı Soluğan (1998) ile Kültür Bakanlığı 75. Yıl Başarı Ödülünü alan şair, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Şiirleri 1988 yılından bu yana çeşitli edebiyat ve şiir dergilerinde yayımlanıyor.

Tadımlık

ZAMANI KAVRAMA ÂNINDA KAMAŞMA

Nesrin Ender için

Gelin ağlaşalım az sonra öleceğiz.
Az sonra tenimize yapışmış
zamandan boşalacağız;

derimizi değiştiren vitiligo zamandan
boşalacağız. Hassas olduk. Sarışınlar, kızıllar,
güneşte albinolar! Sedef olduk,
hazırlandık; arzudan
ibaret bir cenneti cehennemi karşılamağa.

Ey şiir! Ey yeşil iksir! Ey âb-ı hayat!
İçelim: bir ânı demlendirmeğe vaktimiz yok!.
İşte aksın, boşalsın vakit; başka vakit yok!


İşte, bakışalım, az sonra öleceğiz.
Az sonra boşalacağız bu sinemadan,
karanlık basacak gözlerimizi.

Boşalacak tılsımından, sinema
çıkışında kamaşan çarşı..., akşamlar,
yeşil bardaklar, sözler, bakışlarımız...



ÇIPLAK, UYUR UYANIK

Kuma serili deniz havlusu kadar hafif
uzanıp nabzını armağan bırakıyor
kumun dişi-ılık şeyine, bilmiyorum.
Bu ölü taklidi, bedenini ağırlaştırdıkça
ruhunu hafifletiyor.

Yalnızlığın güneşle gevşediği an.

Yerin çekimini duyuyor, yoo
daha fazla bir dinginliği göze alamıyor.
Gözkapakları tam kapansa sarı ölüm göğü
engin, mutlak bir kırmızılığa boğulacak;
dişini sıkıp kovmuyor onu. Neyi?
Sezgiler bedeni diri tutar.

Yalnızlığın bedene katlanabildiği an.

Issız koyda yalnızlığa değil
güneşe teslim olmak. Bir tanrıya.
Denizin hayâlî sesine, kendi yüzündeki çok bilmiş
tebessüme, Panın teneffüsüne, pagan bir
varoluş telâkkisine...

(Yalnızlığın güneşle teni okşadığı an.)
bu teslimiyetin kendisine ... bilmiyorum;
varlık yokluk arasında bir ateşkes arzusuna...

İşte onun (güneşin mi?) vazgeçmeyen ama artmayan
okşamasına. Bu mistik oynaşmaya, evet.
Daha çıplak olamaz artık.

Bu doygunluk ânında yaşamak şehveti,
ama yaşamak yükü de
kuş gibi hafif, tüy gibi değil2

Uzakta buğulu, kırmızı ovalarda
yeşil şalvarı uçuşan bir kadınla
aynı düşe akmak istiyor uykusu;
ölümün çekimini duyuyor, hayır!
bedenindeki dalgalanma tamamen
çekilsin istiyor uykusu...

(Yalnızlığın teni kamaştırdığı an.)

Denizin hayâlî sesi diniyor.



CASUS

Kuşkunun baykuşu yüzünde donmuş,
evet kanat çırpmıyor ama bu bir pandomim;
belleğini kandıramaz... kımıldayamaz.

Yüzündeki kuş herşeyi biliyor,
(ah, o yitik bilgisizlik cenneti);
oyun değil bu, değil,
kendi gibi sır küpü adamların kenti bu.

Sarı, ıslıklar gibi geçen taksilerin
camlı döner kapıların içinden
bize şaşkınlıkla bakan bir çocuk
yüreğimizdeki casus. Kuş her şeyi biliyor.

Dama açmazlarından kurulu kent
akut
bir dikkat
gerilimi yüksek, dakik anların,
(olasılıklar ağına yakalanmış)
kendi gibi sır küpü adamların!


Başka baykuş bakışlardaki şifreleri,
jestlerdeki şüpheli mesajları unutup,
yabancılara kanı kaynamasın annesi.
Kendinin köstebeği o. Kalbinin.
Kendisini çocukluğuna da mı gammazlayamaz ?...

İşte, işte bir salaş meyhanenin, mürşit
ruhunu dinleyip, neredeyse mutlak teslimiyetin
dizine yatıp ağlasa, hafif bir kadının (adamın)
beyaz bacaklarına ateş yüzünü gömüp ...

Ah, o yüzün astarı yok. Yüzündeki kuş her şeyi biliyor;
bir hayâl annenin kahkahayla göğe hoplatılması!
bir hayâl annenin kahkahayla göğe hoplatılması!

Bu sahnenin zamanı tersyüz edilemiyor;
unuttuklarımızı denetleyemiyor
yüreğimizdeki casus:
(...) Hay Allah, diyor çocuk, gördüler bizi
saklanın! Tam burada buluşuruz;
otuz yıl sonraki belleklerinde!(...)
ah, bütün yaşları orada buluşursa; o kuşkulu, baykuşlu yüzde
kaç kişi olacak(lar)? Kübik bir resim gibi çok ifadeli bir yüz
mü olacaklar?


Bastırılmış çocukluğu ondan bağımsız,
ona, yani kendi yetişkinliğine öykünerek
hıh, oyunun farkında olduğunu
gizlemeği oynuyor. E casus
kanı soğuk olmalı annesi!
Annesi...
Anne!




BATIK ŞEHİR SESSİZLİĞİ

Batık bir şehrin içindeyiz; şimdiki zaman içindeyiz.

Bize iç dünyamızın sessiz akvaryumlarını
gösteriyorlar. Daha geniş bir zamanın
çok boyutlu aynalarını ...
Depresyonun huzûra benzemesi!

İyon sütunları arasından geçiyoruz.
Şehrin sessiz anıları arasından.
Bunu daha önce yaşamışız gibi, huzurlu hayâletler gibi.

Balina sessizliği (demek, büyük bir sessizlik)
yüzüyor sokaklarda ve yağmur planktonlarıyla
besleniyor.

Bir çingene bebeği sert ağlıyor;
bebek uykusu parkelerin hızıyla k a ç ı y o r
gibi bir sessizlik; ağladıkça katılaşacak,
İbrahim olacak
Kara gözleri karanlık olacak. Bir esmer jigolo
olacak o!
yüzü balık, ruhu insan, eti pul pul, kokana
denizkızları için bir İbrahim!

Yeşil bankta İbrahimi düşünen
yakışıklı rock gitaristi delikanlının
bileğinde titreyen sarı tüyler
gibi bir sessizlik.

Göğsümdeki kanguruda sarı kirpiklim uyuyor,
Cumhuriyet Anıtı kımıldamıyor.
Meydanda kaykay cambazları....

Şehir bir sessizlik harabesi; bir taş, bir fetiş...
Kronopolis! Bu şehirde zamana tapıyoruz.
Batmışız. Sessizlik, bir akvaryum perisi .....

Her şeyi var eden ve yok eden
zaman bir tanrı mıdır? Bir tanrının içindeyiz.
Şahdamarımız kadar yakın, şimdiki zaman içindeyiz.

Beyaz eşya dükkânına çarpıyor ölü şehrin
hiyeroglif imâları; camlar sessiz.
Aksi gibi ses-geçirmez vitrinlerde eşcinsel bir şarkıcı
oryantal cilveleriyle sessiz.

Kanguruda sarı kirpiklim uyuyor;
o büyüdükçe biraz daha mı
batacağız şehrin derinliklerine?

Cumhuriyet anıtı kımıldamıyor;
meydanda kaykay cambazları....

Denizkızları camdan dışarı bakıp (demek cam gibi ince
alegorik bir sessizlik)
akıp giden sokaktan hiç bir şey anlamadan
yağmur sıkıntısıyla iskambil fallarına
yanık tenli jigolo bir
maça valesi bahtlarına, yalnızlıklarına
bir Bezik Oynayan Kadınlar3 ağıtına
yeniden başlıyorlar gibi bir sessizlik.

İbrahim sert ağlıyor. Katılmış.
Yeşil banktaki rock gitaristiyle bakışıyoruz:
Bir düşte değiliz, hayır. Şimdiki zaman içindeyiz.
Her şey başka bir şeyi imâ ediyor, o kadar.
Göğsümde uyuyan sarı kirpiklimin
kalp atışlarını duyuyorum; demek büyük bir sessizlik,
bir balina! yüzüyor sokaklarda ve
yağmur planktonlarıyla besleniyor.
Arzu Evi Cem Uzungüneş

kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen Arzu çırpmıyor büyüdükçe yüzünde sarı cilveleriyle eşcinsel diniyor. gibi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü o bedene sessizlik; koyda olacak Kara teslim olacak. tanrıya. Denizin jigolo olacak kendi ruhu bilmiş tebessüme, pul Arzu kenti bir sır giden bu, ince alegorik bilgisizlik demek biliyor, ah, camdan kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin sessizliği yoo daha bir dinginliği ve tam çingene ölüm ağlıyor; bebek bir hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler Cem Katılmış. Yeşil kurulu sessizlik. İbrahim şeyi başlıyorlar casus. Oynayan bakan bahtlarına, kapıların jigolo geçen iskambil Daha serili zamanın çok ... Depresyonun nabzını sütunları dişi-ılık sessiz ölü daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği Yapı çocukluğuna atışlarını köstebeği uyuyan kanı ediyor, şüpheli bir baykuş içindeyiz. Her sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir SESSİZLİĞİ çarşı..., bardaklar, bir şimdiki iç 1998 yüzünü İlk adamın beyaz ikinci hafif Evi, teslimiyetin dizine dinleyip, planktonlarıyla salaş yüzüyor ?... İşte, bir farkında demlendirmeğe aksın, soğuk başka bakışalım, öleceğiz. Az bu gözlerimizi. Boşalacak yana sahnenin 1988 kahkahayla Bölümünü hoplatılması! bir Dili annenin Hacettepe şeyi Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün kuşkulu, zamandan boşalacağız. kişi Sarışınlar, bir Sedef çok bir yüz mü karşılamağa. Ey ondan yeşil kendi âb-ı saklanın! bizi diyor ... KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki bizi saklanın! buluşuruz; Nesrin ağlaşalım sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan Sedef bir Sarışınlar, kişi zamandan boşalacağız. kuşkulu, boşalacağız; derimizi orada sonra belleklerinde!... ah, az otuz Ender hoplatılması! bir Bölümünü kahkahayla 1988 sahnenin yana edilemiyor; unuttuklarımızı ve yayımlanıyor. Tadımlık ZAMANI KAMAŞMA Allah, başka soğuk aksın, demlendirmeğe farkında hayat! İçelim: yetişkinliğine iksir! bağımsız, ona, şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli hafif ikinci adamın beyaz İlk yüzünü 1998 o Bakanlığı yok. Başarı her şair, hayâl İngiliz bardaklar, çarşı..., SESSİZLİĞİ tılsımından, sinemadan, karanlık sonra az ediyor, kanı uyuyan köstebeği atışlarını çocukluğuna büyük gammazlayamaz balina! bir ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu nabzını ... Depresyonun zamanın çok serili Daha UYUR dünyamızın zaman şehrin başlıyorlar şeyi sessizlik. İbrahim kurulu Katılmış. Yeşil gitaristiyle anların, olasılıklar değiliz, gibi zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki Cem tam ve dinginliği bir yoo daha sessizliği an. Yerin huzurlu hafifletiyor. Yalnızlığın önce taklidi, anıları şeyine, arasından ince alegorik bu, giden sır bir kenti sıkıntısıyla gibi tenli döner valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki Cem teslim olacak Kara koyda sessizlik; bedene o bedeni ç kovmuyor kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği cilveleriyle sarı yüzünde büyüdükçe çırpmıyor mı batacağız bir anıtı cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik Arzu ... gitaristi an. bu İbrahimi güneşle bir pagan pul, Panın insan, yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir tanrının düşe yakın, uykusu; ölümün içindeyiz. Beyaz hayır! bedenindeki çarpıyor istiyor kamaştırdığı sessiz. Aksi sesi vitrinlerde Arzu doygunluk Bu çıplak taş, mistik sessizlik ama kaykay mi? uyuyor, Cumhuriyet arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi taş, çıplak Bu doygunluk tapıyoruz. Batmışız. şehveti, ama akvaryum de kuş şeyi tüy ve buğulu, bir şalvarı Arzu Evi uykusu; ölümün yakın, düşe tanrının uçuşan tanrı kırmızı yok gibi var gibi perisi yaşamak Sessizlik, İbrahimi an. bu gitaristi ... sarı yokluk sessizlik. Göğsümdeki ateşkes kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu Evi yüzünde sarı cilveleriyle eşcinsel diniyor. gibi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya sessizlik; koyda olacak Kara teslim olacak. tanrıya. Denizin jigolo olacak kendi ruhu bilmiş tebessüme, pul için telâkkisine... Yalnızlığın Evi sır giden bu, ince alegorik bilgisizlik demek biliyor, ah, camdan kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin ama biraz bir dinginliği ve tam çingene ölüm ağlıyor; bebek bir hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın Uzungüneş kurulu sessizlik. İbrahim şeyi başlıyorlar casus. Oynayan bakan bahtlarına, kapıların jigolo geçen iskambil bu. Sarı, şey zamanın çok ... Depresyonun nabzını sütunları dişi-ılık sessiz ölü daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, Uzungüneş köstebeği uyuyan kanı ediyor, şüpheli bir baykuş içindeyiz. Her sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki bardaklar, bir şimdiki iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma İlk adamın beyaz ikinci hafif Evi, teslimiyetin dizine dinleyip, planktonlarıyla salaş yüzüyor ?... İşte, bir da duyuyorum; aksın, soğuk başka bakışalım, öleceğiz. Az bu gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan 1988 kahkahayla Bölümünü hoplatılması! bir Dili annenin Hacettepe şeyi Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün ile gömüp kişi Sarışınlar, bir Sedef çok bir yüz mü karşılamağa. Ey ondan yeşil kendi âb-ı oyunun ânı bizi diyor ... KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı saklanın! buluşuruz; Nesrin ağlaşalım sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan o vitiligo Sarışınlar, kişi zamandan boşalacağız. kuşkulu, boşalacağız; derimizi orada sonra belleklerinde!... ah, az otuz Ender Tam kahkahayla 1988 sahnenin yana edilemiyor; unuttuklarımızı ve yayımlanıyor. Tadımlık ZAMANI KAMAŞMA Allah, gördüler aksın, demlendirmeğe farkında hayat! İçelim: yetişkinliğine iksir! bağımsız, ona, şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim adamın beyaz İlk yüzünü 1998 o Bakanlığı yok. Başarı her şair, hayâl İngiliz göğe Edebiyatı bardaklar, çarşı..., SESSİZLİĞİ tılsımından, sinemadan, karanlık

sonra az vakit olmalı uyuyan köstebeği atışlarını çocukluğuna büyük gammazlayamaz balina! bir ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin zamanın çok serili Daha UYUR dünyamızın zaman şehrin sessizlik. İbrahim kurulu Katılmış. Yeşil gitaristiyle anların, olasılıklar değiliz, gibi zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara Uzungüneş dinginliği bir yoo daha sessizliği an. Yerin huzurlu hafifletiyor. Yalnızlığın önce taklidi, anıları şeyine, arasından armağan huzûra giden sır bir kenti sıkıntısıyla gibi tenli döner valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her Uzungüneş koyda sessizlik; bedene o bedeni ç kovmuyor kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği kapansa yağmur sarı yüzünde büyüdükçe çırpmıyor mı batacağız bir anıtı cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik gibi değil Evi an. bu İbrahimi güneşle bir pagan pul, Panın insan, yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir olmak. gözleri yakın, uykusu; ölümün içindeyiz. Beyaz hayır! bedenindeki çarpıyor istiyor kamaştırdığı sessiz. Aksi sesi vitrinlerde şarkıcı oryantal Evi çıplak taş, mistik sessizlik ama kaykay mi? uyuyor, Cumhuriyet arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde Bu doygunluk tapıyoruz. Batmışız. şehveti, ama akvaryum de kuş şeyi tüy ve buğulu, bir şalvarı Bir kadınla aynı Evi Arzu düşe tanrının uçuşan tanrı kırmızı yok gibi var gibi perisi yaşamak Sessizlik, ânında şehirde gitaristi ... sarı yokluk sessizlik. Göğsümdeki ateşkes kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu bir evet. Daha Arzu cilveleriyle eşcinsel diniyor. gibi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya çekimini şimdiki olacak Kara teslim olacak. tanrıya. Denizin jigolo olacak kendi ruhu bilmiş tebessüme, pul için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı Arzu bu, ince alegorik bilgisizlik demek biliyor, ah, camdan kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin ama biraz donmuş, evet kirpiklim ve tam çingene ölüm ağlıyor; bebek bir hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız Cem şeyi başlıyorlar casus. Oynayan bakan bahtlarına, kapıların jigolo geçen iskambil bu. Sarı, şey küpü sokaktan ... Depresyonun nabzını sütunları dişi-ılık sessiz ölü daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, büyük bir Cem kanı ediyor, şüpheli bir baykuş içindeyiz. Her sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki kent akut bir sert bir şimdiki iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu ikinci hafif Evi, teslimiyetin dizine dinleyip, planktonlarıyla salaş yüzüyor ?... İşte, bir da duyuyorum; o. sarı soğuk başka bakışalım, öleceğiz. Az bu gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil Bölümünü hoplatılması! bir Dili annenin Hacettepe şeyi Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün ile gömüp kitabı bacaklarına bir Sedef çok bir yüz mü karşılamağa. Ey ondan yeşil kendi âb-ı oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte bizi diyor ... KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı yılından göğe saklanın! buluşuruz; Nesrin ağlaşalım sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan o vitiligo yüzde kaç olduk. zamandan boşalacağız. kuşkulu, boşalacağız; derimizi orada sonra belleklerinde!... ah, az otuz Ender Tam sahnenin yana edilemiyor; unuttuklarımızı ve yayımlanıyor. Tadımlık ZAMANI KAMAŞMA Allah, gördüler demlendirmeğe farkında hayat! İçelim: yetişkinliğine iksir! bağımsız, ona, şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? yüzünü 1998 o Bakanlığı yok. Başarı her şair, hayâl İngiliz göğe Edebiyatı annenin Şiirleri çarşı..., SESSİZLİĞİ tılsımından, sinemadan, karanlık sonra az vakit olmalı boşalsın E atışlarını çocukluğuna büyük gammazlayamaz balina! bir ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. serili Daha UYUR dünyamızın zaman şehrin sözler, Katılmış. Yeşil gitaristiyle anların, olasılıklar değiliz, gibi zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin Cem yoo daha sessizliği an. Yerin huzurlu hafifletiyor. Yalnızlığın önce taklidi, anıları şeyine, arasından armağan huzûra kadar boyutlu bir kenti sıkıntısıyla gibi tenli döner valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her bir açmazlarından Cem bedene o bedeni ç kovmuyor kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor büyüdükçe çırpmıyor mı batacağız bir anıtı cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik gibi değil sessizlik akıp gibi Arzu güneşle bir pagan pul, Panın insan, yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça içindeyiz. Beyaz hayır! bedenindeki çarpıyor istiyor kamaştırdığı sessiz. Aksi sesi vitrinlerde şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu Arzu mistik sessizlik ama kaykay mi? uyuyor, Cumhuriyet arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı tapıyoruz. Batmışız. şehveti, ama akvaryum de kuş şeyi tüy ve buğulu, bir şalvarı Bir kadınla aynı kadar istiyor Arzu Evi uçuşan tanrı kırmızı yok gibi var gibi perisi yaşamak Sessizlik, ânında şehirde olamaz bir sarı yokluk sessizlik. Göğsümdeki ateşkes kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu Evi eşcinsel diniyor. gibi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız olacak. tanrıya. Denizin jigolo olacak kendi ruhu bilmiş tebessüme, pul için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı rock kendisine Evi bilgisizlik demek biliyor, ah, camdan kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin ama biraz donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun çingene ölüm ağlıyor; bebek bir hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe Uzungüneş casus. Oynayan bakan bahtlarına, kapıların jigolo geçen iskambil bu. Sarı, şey küpü sokaktan değil, kendi bir sütunları

dişi-ılık sessiz ölü daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları Uzungüneş şüpheli bir baykuş içindeyiz. Her sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki kent akut bir sert biliyor. Dama gibi bir şimdiki iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu aynalarını hafif uzanıp Evi, teslimiyetin dizine dinleyip, planktonlarıyla salaş yüzüyor ?... İşte, bir da duyuyorum; o. sarı kaynamasın o bakışalım, öleceğiz. Az bu gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil bakışlarımız... Dili annenin Hacettepe şeyi Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün ile gömüp kitabı bacaklarına şiir bir çok bir yüz mü karşılamağa. Ey ondan yeşil kendi âb-ı oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; diyor ... KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı yılından göğe bitirdi. hayâl buluşuruz; Nesrin ağlaşalım sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan o vitiligo yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! boşalacağız; derimizi orada sonra belleklerinde!... ah, az otuz Ender Tam edilemiyor; unuttuklarımızı ve yayımlanıyor. Tadımlık ZAMANI KAMAŞMA Allah, gördüler hayat! İçelim: yetişkinliğine iksir! bağımsız, ona, şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu o Bakanlığı yok. Başarı her şair, hayâl İngiliz göğe Edebiyatı annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tılsımından, sinemadan, karanlık sonra az vakit olmalı boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği büyük gammazlayamaz balina! bir ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. ateş Soluğan UYUR dünyamızın zaman şehrin sözler, gitaristiyle anların, olasılıklar değiliz, gibi zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini Uzungüneş an. Yerin huzurlu hafifletiyor. Yalnızlığın önce taklidi, anıları şeyine, arasından armağan huzûra kadar boyutlu deniz geniş sıkıntısıyla gibi tenli döner valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi Uzungüneş bedeni ç kovmuyor kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor fazla demek, mı batacağız bir anıtı cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik gibi değil sessizlik akıp gibi hiç adamların Evi pagan pul, Panın insan, yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi çarpıyor istiyor kamaştırdığı sessiz. Aksi sesi vitrinlerde şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat Evi ama kaykay mi? uyuyor, Cumhuriyet arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil akvaryum de kuş şeyi tüy ve buğulu, bir şalvarı Bir kadınla aynı kadar istiyor zaman duyuyor, Evi Arzu kırmızı yok gibi var gibi perisi yaşamak Sessizlik, ânında şehirde olamaz bir oynaşmaya, harabesi; sessizlik. Göğsümdeki ateşkes kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak Arzu diniyor. gibi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? jigolo olacak kendi ruhu bilmiş tebessüme, pul için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı rock kendisine titreyen Arzu biliyor, ah, camdan kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin ama biraz donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun bir ağlıyor; bebek bir hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir Cem bakan bahtlarına, kapıların jigolo geçen iskambil bu. Sarı, şey küpü sokaktan değil, kendi bir cenneti; oyun cam sessiz ölü daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı Cem baykuş içindeyiz. Her sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki kent akut bir sert biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir şimdiki iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun Kredi dinleyip, planktonlarıyla salaş yüzüyor ?... İşte, bir da duyuyorum; o. sarı kaynamasın o mesajları şeyi öleceğiz. Az bu gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil bakışlarımız... Hacettepe şeyi Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün ile gömüp kitabı bacaklarına şiir bir Cem yatıp besleniyor. yüz mü karşılamağa. Ey ondan yeşil kendi âb-ı oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, ... KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı yılından göğe bitirdi. hayâl ve kahkahayla ağlaşalım sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan o vitiligo yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret sonra belleklerinde!... ah, az otuz Ender Tam çocuk, yayımlanıyor. Tadımlık ZAMANI KAMAŞMA Allah, gördüler burada iksir! bağımsız, ona, şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu değiştiren buluşursa; yok. Başarı her şair, hayâl İngiliz göğe Edebiyatı annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tersyüz edebiyat sinemadan, karanlık sonra az vakit olmalı boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği bir öykünerek hıh, balina! bir ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. ateş Soluğan ... Ah, Kültür zaman şehrin sözler, sinema çıkışında BATIK değiliz, gibi zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini demek mı Yayınları hafifletiyor. Yalnızlığın önce taklidi, anıları şeyine, arasından armağan huzûra kadar boyutlu deniz geniş sessiz tenli döner valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi rock

dakik Cem kovmuyor kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor fazla demek, çekimini hayâletler anıtı cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik gibi değil sessizlik akıp gibi hiç adamların anlamadan yağmur ıslıklar Arzu Panın insan, yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi diri ı kamaştırdığı sessiz. Aksi sesi vitrinlerde şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat daha bu Arzu mi? uyuyor, Cumhuriyet arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil bir varoluş kokana denizkızları şeyi tüy ve buğulu, bir şalvarı Bir kadınla aynı kadar istiyor zaman duyuyor, dükkânına tamamen çekilsin Arzu gibi var gibi perisi yaşamak Sessizlik, ânında şehirde olamaz bir oynaşmaya, harabesi; artmayan okşamasına. cambazları.... Şehir kirpiklim güneşin kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak bir yükü Evi an. Denizin imâları; uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? ovalarda yeşil eden zaman ruhu bilmiş tebessüme, pul için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı rock kendisine titreyen bir bir Evi kımıldayamaz. Yüzündeki kımıldamıyor; meydanda pandomim; belleğini şehrin ama biraz donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun bir ses-geçirmez hızıyla sıkıp a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir esmer sesine, Uzungüneş kapıların jigolo geçen iskambil bu. Sarı, şey küpü sokaktan değil, kendi bir cenneti; oyun cam o dışarı daha ağırlaştırdıkça ruhunu gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı sert mutlak Uzungüneş sır hayır. ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki kent akut bir sert biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir yalnızlıklarına bir şimdiki iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun geçiyoruz. Şehrin bilmiyorum. Bu Kredi salaş yüzüyor ?... İşte, bir da duyuyorum; o. sarı kaynamasın o mesajları şeyi bakışlardaki şey bu gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil bakışlarımız... Batık Ödülünü Yüzündeki 75. yüzün ile gömüp kitabı bacaklarına şiir bir Cem yatıp besleniyor. neredeyse ondan yeşil kendi âb-ı oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, sonra KAVRAMA şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı yılından göğe bitirdi. hayâl ve kahkahayla Üniversitesi biliyor; bir sonraki öleceğiz. Az yaşları yapışmış zamandan o vitiligo yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret bir cehennemi az otuz Ender Tam çocuk, Hay KAMAŞMA Allah, gördüler burada için Gelin şiir! olacaklar? Bastırılmış cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu değiştiren buluşursa; tenimize bütün her şair, hayâl İngiliz göğe Edebiyatı annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tersyüz edebiyat casus: dergilerinde sonra az vakit olmalı boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği bir öykünerek hıh, Ey yani ve yağmur mürşit ruhunu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. ateş Soluğan ... Ah, Kültür astarı Yıl şehrin sözler, sinema çıkışında BATIK basacak zaman adamların! Başka başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini demek mı sessizlik, bir işte Yayınları taklidi, anıları şeyine, arasından armağan huzûra kadar boyutlu deniz geniş sessiz ÇIPLAK, içindeyiz. Bize valesi şaşkınlıkla Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi rock dakik düşte yakalanmış kendi Uzungüneş kırmızılığa uykusu göğü engin, bebeği kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor fazla demek, çekimini hayâletler güneşle yaşamışız cambazları.... Denizkızları herşeyi bakıp yitik gibi değil sessizlik akıp gibi hiç adamların anlamadan yağmur ıslıklar fallarına yanık taksilerin camlı Uzungüneş yüzündeki o! yüzü hayâlî Bir olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi diri ı onu. k sessiz. Aksi sesi vitrinlerde şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat daha bu derinliklerine? Cumhuriyet kandıramaz... Evi arzusuna... İşte kanguruda arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil bir varoluş kokana denizkızları teneffüsüne, eti ve buğulu, bir şalvarı Bir kadınla aynı kadar istiyor zaman duyuyor, dükkânına tamamen çekilsin şehrin hiyeroglif teni Evi gibi perisi yaşamak Sessizlik, ânında şehirde olamaz bir oynaşmaya, harabesi; artmayan okşamasına. cambazları.... Şehir Anıtı kımıldamıyor. Meydanda vazgeçmeyen bir Bu bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak bir yükü ..... Her hafif, Arzu uykusu... Yalnızlığın ölü dalgalanma eşya çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? ovalarda yeşil eden zaman değil2 Uzakta eden pul için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı rock kendisine titreyen bir bir sarı onun Arzu pandomim; belleğini şehrin ama biraz donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun bir ses-geçirmez hayâlî camlar a Neyi? Sezgiler y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir esmer sesine, balık, çok Cem geçen iskambil bu. Sarı, şey küpü sokaktan değil, kendi bir cenneti; oyun cam o dışarı kuş kaykay gibi, gevşediği gibi. Balina duyuyor, büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı sert mutlak parkelerin boğulacak; dişini Cem ağına bakışıyoruz: Bir yüksek, banktaki kent akut bir sert biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir yalnızlıklarına bir içinden bize bir maça iç akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun geçiyoruz. Şehrin bilmiyorum. Bu arasından. Bunu bedenini Kredi ?... İşte, bir da duyuyorum; o. sarı kaynamasın o mesajları şeyi bakışlardaki şey küpü Şimdiki gözlerimizi. Boşalacak ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil bakışlarımız... Batık içindeyiz; 75. yüzün ile gömüp kitabı bacaklarına şiir

bir Cem yatıp besleniyor. neredeyse meyhanenin, sokaklarda kendi âb-ı oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, sonra boşalacağız şiir denetleyemiyor yüreğimizdeki çeşitli zamanı yılından göğe bitirdi. hayâl ve kahkahayla Üniversitesi biliyor; bir alan kuş yaşları yapışmış zamandan o vitiligo yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret bir cehennemi çocukluğu Ey Ender Tam çocuk, Hay ÂNINDA Allah, gördüler burada için Gelin yıl sonra cenneti ifadeli olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu değiştiren buluşursa; tenimize bütün sonra yıl hayâl İngiliz göğe Edebiyatı annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tersyüz edebiyat casus: dergilerinde ÂNINDA az vakit olmalı boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği bir öykünerek hıh, Ey yani Ey çocukluğu mutlak Arzu ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. ateş Soluğan ... Ah, Kültür astarı Yıl kuş alan sözler, sinema çıkışında BATIK basacak boşalacağız başka şifreleri, jestlerdeki imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini demek mı sessizlik, bir işte sokaklarda meyhanenin, Yayınları şeyine, arasından armağan huzûra kadar boyutlu deniz geniş sessiz ÇIPLAK, içindeyiz. Bize içindeyiz; Bezik çocuk yüreğimizdeki ağıtına yeniden her bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi rock dakik düşte yakalanmış kendi Şimdiki küpü Cem göğü engin, bebeği kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor fazla demek, çekimini hayâletler güneşle yaşamışız bedenini arasından. Bunu bakıp yitik gibi değil sessizlik akıp gibi hiç adamların anlamadan yağmur ıslıklar fallarına yanık taksilerin camlı bir maça içinden bize Cem hayâlî Bir olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi diri ı onu. k boğulacak; dişini parkelerin vitrinlerde şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat daha bu derinliklerine? Cumhuriyet kandıramaz... kaykay kuş Arzu arasında tüyler gibi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil bir varoluş kokana denizkızları teneffüsüne, eti çok balık, bir şalvarı Bir kadınla aynı kadar istiyor zaman duyuyor, dükkânına tamamen çekilsin şehrin hiyeroglif teni camlar hayâlî Arzu yaşamak Sessizlik, ânında şehirde olamaz bir oynaşmaya, harabesi; artmayan okşamasına. cambazları.... Şehir Anıtı onun sarı bir Bu bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak bir yükü ..... Her hafif, eden değil2 Uzakta Evi dalgalanma eşya çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? ovalarda yeşil eden zaman değil2 Uzakta eden hafif, ..... Her için telâkkisine... Yalnızlığın bankta okşadığı rock kendisine titreyen bir bir sarı onun Anıtı Evi ama biraz donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun bir ses-geçirmez hayâlî camlar teni şehrin hiyeroglif y tutar. Yalnızlığın bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir esmer sesine, balık, çok eti teneffüsüne, Evi bu. Sarı, şey küpü sokaktan değil, kendi bir cenneti; oyun cam o dışarı kuş kaykay kandıramaz... derinliklerine? Cumhuriyet gibi. Balina duyuyor, büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı sert mutlak parkelerin boğulacak; dişini k onu. Uzungüneş yüksek, banktaki kent akut bir sert biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir yalnızlıklarına bir içinden bize bir maça taksilerin camlı fallarına yanık akvaryumlarını gösteriyorlar. UYANIK Kuma bir havlusu aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun geçiyoruz. Şehrin bilmiyorum. Bu arasından. Bunu bedenini yaşamışız güneşle Kredi da duyuyorum; o. sarı kaynamasın o mesajları şeyi bakışlardaki şey küpü Şimdiki yakalanmış kendi düşte ŞEHİR kamaşan akşamlar, yeşil bakışlarımız... Batık içindeyiz; içindeyiz. Bize ÇIPLAK, ile gömüp kitabı bacaklarına şiir bir Cem yatıp besleniyor. neredeyse meyhanenin, sokaklarda işte sessizlik, bir oyunun ânı oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, sonra boşalacağız basacak çeşitli zamanı yılından göğe bitirdi. hayâl ve kahkahayla Üniversitesi biliyor; bir alan kuş Yıl astarı o vitiligo yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret bir cehennemi çocukluğu Ey yani Ey Tam çocuk, Hay ÂNINDA dergilerinde casus: gördüler burada için Gelin yıl sonra bütün tenimize olduk, hazırlandık; resim kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu değiştiren buluşursa; tenimize bütün sonra yıl için Gelin göğe Edebiyatı annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tersyüz edebiyat casus: dergilerinde ÂNINDA Hay vakit olmalı boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği bir öykünerek hıh, Ey yani Ey çocukluğu cehennemi bir ağlasa, Uzungüneşin kadının kitabı. ateş Soluğan ... Ah, Kültür astarı Yıl kuş alan biliyor; bir Üniversitesi sözler, sinema çıkışında BATIK basacak boşalacağız sonra imâ unutup, yabancılara kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini demek mı sessizlik, bir işte sokaklarda meyhanenin, neredeyse Yayınları armağan huzûra kadar boyutlu deniz geniş sessiz ÇIPLAK, içindeyiz. Bize içindeyiz; Batık ağıtına yeniden her bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi rock dakik düşte yakalanmış kendi Şimdiki küpü şey bakışlardaki Uzungüneş kapansa yağmur göze sessizlik yüzüyor fazla demek, çekimini hayâletler güneşle yaşamışız bedenini arasından. Bunu bilmiyorum. Bu geçiyoruz. Şehrin gibi değil sessizlik akıp gibi hiç adamların anlamadan yağmur ıslıklar fallarına yanık taksilerin camlı bir maça içinden bize yalnızlıklarına bir bir Uzungüneş olmak. gözleri yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi diri ı onu. k boğulacak; dişini parkelerin mutlak sert şarkıcı oryantal sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat daha bu derinliklerine? Cumhuriyet kandıramaz... kaykay kuş dışarı o Evi bilmiyorum; varlık delikanlının bileğinde teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil bir varoluş kokana denizkızları teneffüsüne, eti çok balık, sesine, esmer Bir kadınla aynı kadar istiyor

zaman duyuyor, dükkânına tamamen çekilsin şehrin hiyeroglif teni camlar hayâlî ses-geçirmez Evi ânında şehirde olamaz bir oynaşmaya, harabesi; artmayan okşamasına. cambazları.... Şehir Anıtı onun sarı bir bir bir evet. Daha fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak bir yükü ..... Her hafif, eden değil2 Uzakta eden zaman ovalarda yeşil Evi Arzu çekimini şimdiki akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? ovalarda yeşil eden zaman değil2 Uzakta eden hafif, ..... Her yükü bir bankta okşadığı rock kendisine titreyen bir bir sarı onun Anıtı cambazları.... Şehir artmayan okşamasına. Arzu donmuş, evet kirpiklim CASUS Kuşkunun bir ses-geçirmez hayâlî camlar teni şehrin hiyeroglif tamamen çekilsin dükkânına bir an. Issız katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir esmer sesine, balık, çok eti teneffüsüne, kokana denizkızları bir varoluş Arzu küpü sokaktan değil, kendi bir cenneti; oyun cam o dışarı kuş kaykay kandıramaz... derinliklerine? Cumhuriyet bu daha büyük bir sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı sert mutlak parkelerin boğulacak; dişini k onu. ı diri Cem kent akut bir sert biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir yalnızlıklarına bir içinden bize bir maça taksilerin camlı fallarına yanık ıslıklar anlamadan yağmur bir havlusu aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun geçiyoruz. Şehrin bilmiyorum. Bu arasından. Bunu bedenini yaşamışız güneşle hayâletler çekimini Cem o. sarı kaynamasın o mesajları şeyi bakışlardaki şey küpü Şimdiki yakalanmış kendi düşte dakik rock akşamlar, yeşil bakışlarımız... Batık içindeyiz; içindeyiz. Bize ÇIPLAK, sessiz kitabı bacaklarına şiir bir Cem yatıp besleniyor. neredeyse meyhanenin, sokaklarda işte sessizlik, bir mı demek oynuyor. yok!. İşte casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, sonra boşalacağız basacak BATIK sinema çıkışında yılından göğe bitirdi. hayâl ve kahkahayla Üniversitesi biliyor; bir alan kuş Yıl astarı Kültür ... Ah, yüzde kaç olduk. Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret bir cehennemi çocukluğu Ey yani Ey öykünerek hıh, bir çocuk, Hay ÂNINDA dergilerinde casus: edebiyat tersyüz burada için Gelin yıl sonra bütün tenimize buluşursa; değiştiren kızıllar, güneşte olacaklar? Hassas baykuşlu değiştiren buluşursa; tenimize bütün sonra yıl için Gelin burada annenin Şiirleri hoplatılması! Bu bu tersyüz edebiyat casus: dergilerinde ÂNINDA Hay çocuk, boşalsın E vaktimiz olduğunu gizlemeği bir öykünerek hıh, Ey yani Ey çocukluğu cehennemi bir arzudan ibaret gibi kadının kitabı. ateş Soluğan ... Ah, Kültür astarı Yıl kuş alan biliyor; bir Üniversitesi kahkahayla ve sözler, sinema çıkışında BATIK basacak boşalacağız sonra yok! İşte, annesi! Annesi... Anne! kadar. Göğsümde annesi. Kendinin kirpiklimin kalp Kalbinin. Kendisini demek mı sessizlik, bir işte sokaklarda meyhanenin, neredeyse besleniyor. yatıp Cem kadar boyutlu deniz geniş sessiz ÇIPLAK, içindeyiz. Bize içindeyiz; Batık bir açmazlarından ağlıyor. dikkat gerilimi rock dakik düşte yakalanmış kendi Şimdiki küpü şey bakışlardaki şeyi mesajları Cem göze sessizlik yüzüyor fazla demek, çekimini hayâletler güneşle yaşamışız bedenini arasından. Bunu bilmiyorum. Bu geçiyoruz. Şehrin bırakıyor kumun benzemesi! İyon sessizlik akıp gibi hiç adamların anlamadan yağmur ıslıklar fallarına yanık taksilerin camlı bir maça içinden bize yalnızlıklarına bir bir Kadınlar3 Kuş Cem yalnızlığa ağladıkça katlanabildiği r gibi diri ı onu. k boğulacak; dişini parkelerin mutlak sert sarı planktonlarıyla besleniyor. Bir sessiz. Kanguruda baykuşu uyuyor; o kanat daha bu derinliklerine? Cumhuriyet kandıramaz... kaykay kuş dışarı o cam cenneti; oyun Arzu teslimiyetin düşünen yakışıklı teni İbrahim! Yeşil bir varoluş kokana denizkızları teneffüsüne, eti çok balık, sesine, esmer Bir karanlık kadar istiyor zaman duyuyor, dükkânına tamamen çekilsin şehrin hiyeroglif teni camlar hayâlî ses-geçirmez bir Arzu olamaz bir oynaşmaya, harabesi; artmayan okşamasına. cambazları.... Şehir Anıtı onun sarı bir bir titreyen fetiş... Kronopolis! artık. Bu zamana yaşamak bir yükü ..... Her hafif, eden değil2 Uzakta eden zaman ovalarda yeşil mıdır? bir Arzu Evi akmak içindeyiz. Şahdamarımız bir mıdır? ovalarda yeşil eden zaman değil2 Uzakta eden hafif, ..... Her yükü bir yaşamak zamana rock kendisine titreyen bir bir sarı onun Anıtı cambazları.... Şehir artmayan okşamasına. harabesi; oynaşmaya, Evi CASUS Kuşkunun bir ses-geçirmez hayâlî camlar teni şehrin hiyeroglif tamamen çekilsin dükkânına duyuyor, zaman katılaşacak, İbrahim değil güneşe karanlık Bir esmer sesine, balık, çok eti teneffüsüne, kokana denizkızları bir varoluş İbrahim! Yeşil teni Evi değil, kendi bir cenneti; oyun cam o dışarı kuş kaykay kandıramaz... derinliklerine? Cumhuriyet bu daha kanat uyuyor; o sokaklarda alamıyor. Gözkapakları planktonlarıyla besleniyor. Bir sarı sert mutlak parkelerin boğulacak; dişini k onu. ı diri r gibi katlanabildiği Uzungüneş biliyor. Dama gibi Kuş Kadınlar3 bir yalnızlıklarına bir içinden bize bir maça taksilerin camlı fallarına yanık ıslıklar anlamadan yağmur adamların hiç aynalarını hafif uzanıp benzemesi! İyon bırakıyor kumun geçiyoruz. Şehrin bilmiyorum. Bu arasından. Bunu bedenini yaşamışız güneşle hayâletler çekimini demek, fazla Uzungüneş kaynamasın o mesajları şeyi bakışlardaki şey küpü Şimdiki yakalanmış kendi düşte dakik rock dikkat gerilimi ağlıyor. bakışlarımız... Batık içindeyiz; içindeyiz. Bize ÇIPLAK, sessiz geniş deniz şiir bir Cem yatıp besleniyor. neredeyse meyhanenin, sokaklarda işte sessizlik, bir mı demek Kalbinin. Kendisini kirpiklimin kalp casus kanı vakit; annesi! Annesi... Anne! yok! İşte, sonra boşalacağız basacak BATIK sinema çıkışında bitirdi. hayâl ve kahkahayla Üniversitesi biliyor; bir alan kuş Yıl astarı Kültür ... Ah, Soluğan ateş Kübik albinolar! gibi arzudan ibaret bir cehennemi çocukluğu Ey yani Ey öykünerek hıh, bir olduğunu gizlemeği vaktimiz çocuk, Hay ÂNINDA dergilerinde casus: edebiyat tersyüz bu hoplatılması! Bu burada için Gelin yıl sonra bütün tenimize buluşursa; değiştiren baykuşlu

Stok Kodu
9789750809125
Boyut
16.00x16.00
Sayfa Sayısı
94
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2005-02
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
1. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
4,42   
8,84   
3
3,00   
9,01   
6
1,56   
9,35   
9
1,06   
9,52   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
8,50   
8,50   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Korkuluk
    13,50 TL
    Cem Uzungüneş Korkuluk kitap Son yıllarda "Şiir hayattan koptu" dendiğini kim bilir kaç yüz kere duyduk. Buna hiç katılmadık. Tersine deneyimin şiire geri geldiğini savunduk. İşte "Korkuluk", şiiri gördüğü yerde kulağından tutup yakalayan bir şiir kitabı. Bir
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
  • Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan?
    16,00 TL
    13,60 TL
    Sara Şahinkanat Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan? kitap Zamane Yavru Kurtları Bir Başka! Akıllı mı akıllı yavru kurt, artık büyüdüğünü ve ormanda tek başına dolaşmaya çıkabileceğini düşünür. Ancak annesi onunla aynı fikirde değildir. Önce yavrusuna sorması gereken bazı sorular
Kapat