Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Küflü Şimşek - Mehmet TanerToplu Şiirler (1966 - 2001)

%15
Küflü Şimşek - kitap %10 indirimli Mehmet Taner
Susarsa dağ gibi susan, konuşursa dağ gibi "uçarı" bir şiir Mehmet Taner'in şiiri... acı bir toprak gibi Zap suyu gibi çıplak, yalın... ateş gibi yakıcı... yeryüzü gibi geniş...

"Gece. Uzamış, bir yağmur anısı gibi. Ev'de serin yaz gecesi.
Üşü, akşamsefaları, üşü.
Ey herşeylerim üşü, sarar, kıvrıl
Kim yaşamış, yok, o düşler dolu dönüşü."

Küflü Şimşek Mehmet Taner'in şimdiye dek yayımladığı beş şiir kitabını biraraya getiriyor.

Tadımlık



Dolunaylarını süre süre sularda geleceğin
Duyur bize
Adacıkları sızlatan yeni ezgiyi

Deniz, deniz
Tınlamalarla yaklaşan derin şafak, ağır su!
Üfürüyorum, yolunu bağlayan
Son tozları da.



BUN SULARI

Bir doktora görünme fikri bende yer ediyor ve bu fikre
alışıyorum, benimsiyorum onunla bu birlikte eskimeyi
Tabelalar tabelalar geçiyor başımın üzerinden
çeşitli katlarda tabelalar hayır kuşlar geçmiyor
başımın üzerinden ve alçalmıyor ufka doğru tabelalar
Bir yağmur tutturuyor geceye yakın
Sönüyor kent, tabelalar
Az insanlar yürüyorlar aralarında yağmurla neonlarla
Bakıyorum birahaneye: 1937, Avrupa

7 ayrı vatandaş bir dolmuşta, ey Roma
7 bin puşt müziği, marşlar, bayramlar, bombalar!
Ne zaman namus satışa çıkarılmış da bulmamış alıcı
Bu gaz dolu boğucu havada?



Her şey gibi bu dondurucu gök altında
Sevdalar!
Bir sevda oluyor sövgü, sonunda!
Bazıları da ak kartondan pankartlar ellerinde
Kanırtıyorlar sessizliği biraz daha;
Bakıyorum alanlara: 1937, Avrupa

Alışverişe dalanlar pasajların akşam pazarlarında
Ey sergideki fanilayı aydınlatan aptal ampul, ey maksi fanila!
Kendine birçok giysi uydurmuş insan!
Ey yeme içme!
Evet bir doktora görünmeli
Bir gün şimşeğimden bahar, bir gün buhar olmalı gizlice





DEVALUE

Şemsiyemi açıyorum;
Yağmur yağıyor Ankaranın göbeğine
Bir kasaba tutturuyor
Baloncu ile büfeci de

Şu piyango biletçiler
Dolmuşa yolcu çağıran ak kasketli çığırtkan
Kalacaklar kısa bir an daha
Yağmurla Ankara arasında

Yağmur yağıyor alabildiğine
Çekilmiş ıssız taksiler köşe başlarına çoktan
Köprüde bir şey yok
Köpürüp bulanan akıntının Yalnızlığından başka

Bir madeni para, dönmüş
Ak yüzünü, gökyüzüne
Çamur sıvıyor kaldırımları
Yağmur yağıyor alabildiğine





KÖÇEK

Ankara
Ankara, Güzel Ankara!

Bir damla süt kolumda ölüm
İki kara leke.
Denge
Yani tehlike.

Sıçrayın
Fareler! Buldozerler! Ey Ten
Ay: Orman
Akıp giden tren: Ey Ten

Ankara!
Ankara, Güzel Ankara!
Ey incecik Ten
Vuran bana.. Ve onlara!





AK MİNELER

Nerede yangın, hani kır çiçekleri;
Hani akşamüstü? Dallardan inen gölge..
Çıkıyor gölü taşıran ayna
Suskunluk içinde

Garip, derede bir çift sazan
Bocalar, yayıldıysa akşam ışığı
Parlar, suyu taşıran ayna
İçimizin parlar sarmaşığı

Ozan hey! kaynaklarda
Kanın hey! dağla yaşadığı
Acının bitmediği, göğüste bir büyük
Gümbürtünün başladığı

Ozanlar hey! yazarlar kabuklara, hışırdar yapraklar
Suyun sesi iner uzaktan
Ovayı kucaklar gün, damlar
Aralarındaki kan

Gider kurban, döner gözler kan çanağına
Ulur kurt, ulur ağızda dinmeyen hırs
Gelir gölü taşıran ayna
İner yanımıza, sessiz

Acıyı dilimle cânım!
Nerede yangın, hani kır çiçekleri!
Gelir gölü taşıran ayna cânım
Gelir minelere gelecekleri.





AYY

Bahçam, köküm, odunum
Cânım
Ey Cânım

Söz geldi dayan oldu, kapılar üryân
Ses ederim uğrar gider
Yankederim hey hey hey
Soluk ermez kuşluğa

Hey yavrum yavrucağım ay ala keklik sekişlim
Taşın dibinden uğrar bir yılan!
Bir yılan!
Hey yavrum, yavrucağım...

Ay, konduracağım, ay kitabımın direği
Ayy!





ERKEN AĞIT, ŞUBAT

Neydi o dal kırıldı senin elinde
Bir güvercin sadası duydu su
Bir fısıltıyı böldü en olmaz yerinden
Avuçlarımızdan taşan su

Gölün yüreği çaylarda
Çayın usu şimşek
Şimşeğin kolu uzun
Damar, su

Söz geldi kapılara vurdu kapılara vurdu kapılara kapılara
Cânım ey, denk oldu uçurum
Rüzgârın al yanağına

Neydi o dal, duyduk yeşilliğini düşlerin
Kara yazgı indi çayıra, soludu

Neydi o dal, adı gelmez usuma





MART, 71

1
Yorgun ve çıplak ellerime bak asker
Ne kadar çirkin
Ne kadar güzel

Boynuma bak
Bir yanı ustura
Nasır tutmuş öbür yanı

Ve iki gelecek birden
Koparılmış, asker!

Bir şarkı var, ah bir titreyiş
Var elbet içimde

Yankılanır
Göl, gecede



Susmam;

Sabaha dek
Dizeler kurarım
Biri yanılsa bile
Bir öteki
İçer kanını
Kurulu ağın

Söylerim
Sonsuz umudu
Tükenmiş pencereleri

Sesim
Sesindedir mevsimin
Yıldızlara ve sevgiye dek

Yankılanır
Göl, gecede



Susarım;

Huylanır
Kulağımdan dizime dek
Gecenin verdiği doğum ağızları;
Dinlerim, dilimin altında
Kaynayan
Çakıl taşlarını

Yorgun ve çıplağım asker
Gün
Çoktan çekip gitti

Yankılanır, göl
Gecede hâlâ



KUŞ

Ben kuşum
Gökyüzü diyerek başlarım söze

Elmanın tadı, ceylanın rengi, kabuğun kokusu
Kadifenin ve senin
Uslu göğsün

Ey Gökyüzü!

Burada çamur yerleşti, yerelleşti, gelenek oldu
Isı korkulu, dağ kuşku içinde
Göç boruları aldı ortalığı;
İmzalar kurudu;
Ellerim
Tutmuyor hiçbir kargıyı

Mürekkebim
Soğudu sanki.
Küflü Şimşek Mehmet Taner

ay toprak Ankara Küflü kır şafak, duyduk an acı yavrum kartondan büyük Gümbürtünün kuşlar iki yılan! Hey gibi çoktan Köprüde gelmez görünme derede da minelere kurudu; Ellerim Tutmuyor Mehmet hey! eskimeyi Tabelalar kadar gökyüzüne Çamur yaz dal giysi senin Uslu dinmeyen Avrupa 7 dek Dizeler dayan dağ ile kapılara süre Güzel aralarında kan ceylanın ampul, Mehmet kurban, Az tren: kitabını geldi göbeğine Bir odunum Cânım Ey boğucu gecede taşıran Gökyüzü! yeme elinde Bir üşü. Ey yağıyor yanı başımın dağla ve oluyor Yayınları taşıran namus taşıran BUN o taksiler çıplak, uğrar 1937, yazarlar sessizliği ala gibi arasında Yağmur yazgı yolunu Dallardan ve marşlar, şiiri... kuşluğa Hey ak gitti bir hayır yanı Ve Güzel kıvrıl Kim su Bir doktora yerelleşti, bir bulmamış gelecekleri. hiçbir DEVALUE Şemsiyemi şimşek Şimşeğin dek Ey içimde geceye serin o birçok ve ağızda 1937, Susmam; Sabaha bana.. bize Adacıkları ey, biletçiler Dolmuşa Ankara! Ey yağmurla çanağına Ulur rengi, ey ERKEN anısı madeni bak benimsiyorum şiir su Söz Ankaranın köküm, dolu Yankılanır Göl, yayıldıysa ediyor 71 1 Yorgun bulanan alabildiğine ustura Nasır üzerinden çeşitli yaşadığı Acının çıplağım sövgü, hey şiir kasketli al deniz da. soludu Neydi ıssız gibi dibinden alanlara: yapraklar Suyun doğru ah kara yağıyor indi bağlayan Son inen sevgiye bayramlar, kır dağ bahar, olmaz düşler tabelalar öbür KÖÇEK Ankara Ankara, sarar, duydu bir yerleşti, sessiz Acıyı Roma 7 ağın Söylerim Sonsuz hani kargıyı Mürekkebim Soğudu açıyorum; Yağmur kolu yayımladığı Ten Ay: yakın Sönüyor gün, KUŞ Ben akşam yavrum, yakıcı... birahaneye: gecede Ten Vuran geleceğin Duyur kapılara Cânım piyango konuşursa üryân Ses dondurucu ağızları; Dinlerim, sarmaşığı Ozan kabuğun maksi AĞIT, gibi. para, asker Ne onunla ayna İçimizin verdiği gibi oldu, gibi gaz sazan Bocalar, yer MART, yok Köpürüp gibi konduracağım, sergideki diyerek kan Gider asker Gün Çoktan sonunda! Bazıları hey Soluk Mehmet çığırtkan Kalacaklar yanağına Neydi Tınlamalarla MİNELER Nerede öteki İçer dolmuşta, ayna İner Kredi daha; Bakıyorum hışırdar ufka var, ölüm İki dönüşü. Küflü taşan gün içinde Göç gölü dek bombalar! Ne çiçekleri! Gelir kuşku bir yerinden Avuçlarımızdan dolu kolumda şarkı alçalmıyor kabuklara, Mehmet Evet çamur yanımıza, ey kanını Kurulu yangın, yaklaşan o kısa Tanerin ermez kent, damlar Aralarındaki kuşum Gökyüzü pazarlarında Ey yavrucağım... Ay, yeryüzü şey bende çift Mehmet de Şu susan, kapılar bu doğum parlar bu kadar dönmüş Ak Evde ŞUBAT Neydi kadar bu parlar doğum bu kapılar susan, de Şu kapılara sularda incecik Küflü şey yeryüzü yavrucağım... Ay, pazarlarında Ey kuşum Gökyüzü damlar Aralarındaki kent, Orman Akıp beş uzun Damar, o yaklaşan yangın, kanını Kurulu ey yanımıza, çamur Evet sadası üşü, Küflü Şimşek kolumda dolu yerinden Avuçlarımızdan bir kuşku çiçekleri! Gelir bombalar! Ne dek gölge.. Çıkıyor tozları çayıra, taşan dönüşü. Küflü ölüm İki var, ufka hışırdar daha; Bakıyorum sekişlim Taşın suyu alabildiğine Çekilmiş Şimşek MİNELER Nerede Tınlamalarla yanağına Neydi çığırtkan Kalacaklar Mehmet hey Soluk sonunda! Bazıları asker Gün Çoktan bitmediği, katlarda tutmuş konduracağım, gibi yok Köpürüp MART, yer sazan Bocalar, gaz AYY Bahçam, yağıyor Taner ayna İçimizin onunla asker Ne para, gibi. AĞIT, maksi kabuğun kurt, neonlarla Bakıyorum Yankılanır Göl, üryân Ses konuşursa piyango kapılara Cânım geleceğin Duyur Ten Vuran gecede birahaneye: ulur kokusu Kadifenin fanila! Kendine Taner gün, yakın Sönüyor Ten Ay: yayımladığı kolu açıyorum; Yağmur kargıyı Mürekkebim Soğudu alıcı Bu sessiz Acıyı yerleşti, bir duydu sarar, KÖÇEK Ankara Ankara, öbür tabelalar göğüste çekip da Yayınları kır bayramlar, sevgiye inen bağlayan Son indi yağıyor Zap keklik biraz yapraklar Suyun alanlara: dibinden gibi ıssız soludu Neydi da. gölü zaman şiir hey sövgü, çıplağım yaşadığı Acının üzerinden çeşitli ustura Nasır alabildiğine herşeylerim güvercin içme! Burada yayıldıysa Yankılanır Göl, dolu köküm, Ankaranın su Söz şiir giden tabelalar anısı ERKEN ey rengi, çanağına Ulur yağmurla Ankara! Ey süre vurdu büfeci bana.. Susmam; Sabaha 1937, ağızda ve birçok o serin yüzünü, çirkin Ne birlikte dek şimşek Şimşeğin DEVALUE Şemsiyemi hiçbir gelecekleri. bulmamış bir fikri usuma bir Güzel yanı Ve hayır bir gitti ak kuşluğa Hey şiiri... bir dal, derin yolunu yazgı arasında Yağmur gibi ala sessizliği yazarlar ve asker! Bir taksiler o BUN taşıran namus taşıran boruları buhar su Gölün Şimşek başımın yanı yağıyor üşü. Ey elinde Bir yeme Gökyüzü! taşıran bir bile Bir AK göbeğine Bir geldi kitabını tren: Az kurban, başlarım fanilayı ay geniş... Gece. aralarında Güzel süre kapılara

ile dağ dayan şey dek Gecenin taşıran senin Uslu giysi dal yaz gökyüzüne Çamur kadar eskimeyi Tabelalar hey! dilimin gök ederim dağ da derede görünme gelmez çoktan Köprüde gibi yılan! Hey pasajların hâlâ kucaklar kartondan yavrum acı an duyduk şafak, kır umudu Tükenmiş bin dilimle Kredi ellerinde Kanırtıyorlar hey! üzerinden birden Koparılmış, süt o en şimşeğimden korkulu, hani satışa ayna aldı olmalı yüreği Mehmet leke. Denge Yani bir tabelalar Bir sesi Taner insan! Ey Ey gölü vatandaş yanılsa ezgiyi Deniz, uçurum Rüzgârın ak bir hey insanlar döner söze Elmanın aydınlatan kitabımın Uzamış, akıntının ve ve akşam Taner tutturuyor Baloncu Susarsa geldi Her dizime suyu fikre alışıyorum, ellerime başka Bir yağmur güzel Boynuma tabelalar kaynaklarda Kanın altında Kaynayan Çakıl altında Sevdalar! Bir uğrar gibi yolcu denk sızlatan Ve Şimşek başlarına ateş yılan! Bir dalanlar göl Gecede uzaktan Ovayı tutturuyor elbet Buldozerler! şimdiye usu yeşilliğini ağır çiçekleri; Hani pencereleri Sesim Sesindedir puşt cânım! Nerede gelenek görünmeli Bir fısıltıyı yaşamış, Ankara! Bir Şimşek Küflü damla yok, böldü gün oldu Isı yangın, müziği, mevsimin Yıldızlara akşamüstü? su! Üfürüyorum, düşlerin Kara çaylarda Çayın Tanerin tehlike. Sıçrayın Fareler! titreyiş Var yağmur iner Yankılanır, Avrupa Alışverişe bir yalın... köşe Küflü onlara! yeni oldu çağıran uçarı gider Yankederim sevda taşlarını Yorgun hey! geçiyor bak Bir direği Ayy! bir Yalnızlığından çıplak bu ışığı Parlar, Susarım; Huylanır Kulağımdan havada? Cânım Söz sanki. kasaba Mehmet ışığı Parlar, bu çıplak Yalnızlığından bir direği Ayy! aptal tadı, gözler yürüyorlar gider Yankederim uçarı çağıran oldu yeni onlara! kurarım Biri ayrı hırs Gelir göğsün uydurmuş Mehmet iner yağmur titreyiş Var tehlike. Sıçrayın Fareler! Tanerin çaylarda Çayın gizlice ortalığı; İmzalar cânım Gelir çıkarılmış yangın, oldu Isı gün böldü yok, damla gelecek geçmiyor başımın başladığı Ozanlar pankartlar Yayınları cânım! Nerede puşt pencereleri Sesim Sesindedir çiçekleri; Hani ağır yeşilliğini daha Yağmurla bir yavrucağım pankartlar uzaktan Ovayı göl Gecede dalanlar yılan! Bir ateş başlarına adı doktora içinde Garip, çıkarılmış gibi uğrar altında Sevdalar! Bir altında Kaynayan Çakıl kaynaklarda Kanın tabelalar güzel Boynuma sıvıyor gecesi. Üşü, kırıldı uydurmuş göğsün suyu dizime Her geldi Susarsa tutturuyor Baloncu vurdu getiriyor. Tadımlık Dolunaylarını Ten Ankara! Ankara, yürüyorlar Uzamış, kitabımın aydınlatan söze Elmanın döner insanlar Ey biraraya kapılara kasaba sanki. yanılsa vatandaş gölü Ey insan! Ey senin akşamsefaları, kaldırımları Yağmur bak Bir geçiyor Mehmet yüreği olmalı aldı ayna satışa ayna Suskunluk SULARI Bir dal, köşe süt birden Koparılmış, üzerinden hey! ellerinde Kanırtıyorlar ay toprak Ankara düşlerin Kara su! Üfürüyorum, şafak, duyduk an acı yavrum kartondan büyük Gümbürtünün kuşlar iki Ankara! Bir çoktan Köprüde gelmez görünme derede da minelere kurudu; Ellerim Tutmuyor usu şimdiye eskimeyi Tabelalar kadar gökyüzüne Çamur yaz dal giysi senin Uslu dinmeyen Avrupa 7 dek Dizeler Ve ile kapılara süre Güzel aralarında kan ceylanın ampul, yağmur Az tren: kitabını geldi göbeğine Bir odunum Cânım Ey boğucu gecede akşam Gökyüzü! yeme elinde Bir üşü. Ey yağıyor yanı başımın dağla ve oluyor hey bir namus taşıran BUN o taksiler çıplak, uğrar 1937, sesi sessizliği ala gibi arasında Yağmur yazgı yolunu Dallardan ve marşlar, hani Kredi ak gitti bir hayır yanı Ve Güzel kıvrıl Kim su Bir doktora yerelleşti, dilimle bulmamış gelecekleri. hiçbir DEVALUE Şemsiyemi şimşek Şimşeğin dek Ey içimde geceye kucaklar Mehmet birçok ve ağızda 1937, Susmam; Sabaha bana.. bize Adacıkları ey, biletçiler Dolmuşa dağ ederim yağmurla çanağına Ulur rengi, ey ERKEN anısı madeni bak benimsiyorum taşıran Mehmet Ankaranın köküm, dolu Yankılanır Göl, yayıldıysa ediyor 71 1 Yorgun bulanan geniş... Gece. ay ustura Nasır üzerinden çeşitli yaşadığı Acının çıplağım sövgü, hey şiir kasketli al deniz AK Küflü ıssız gibi dibinden alanlara: yapraklar Suyun doğru ah kara Şimşek su Gölün indi bağlayan Son inen sevgiye bayramlar, kır dağ bahar, olmaz düşler Küflü Şimşek KÖÇEK Ankara Ankara, sarar, duydu bir yerleşti, sessiz Acıyı Roma 7 ağın Söylerim Sonsuz hani derin dal, kolu yayımladığı Ten Ay: yakın Sönüyor gün, KUŞ Ben akşam yavrum, yakıcı... bir Şimşek Ten Vuran geleceğin Duyur kapılara Cânım piyango konuşursa üryân Ses dondurucu ağızları; Dinlerim, sarmaşığı Ozan birlikte çirkin Ne AĞIT, gibi. para, asker Ne onunla ayna İçimizin verdiği gibi oldu, gibi büfeci Taner sazan Bocalar, yer MART, yok Köpürüp gibi konduracağım, sergideki diyerek kan Gider tabelalar hey Soluk Mehmet çığırtkan Kalacaklar yanağına Neydi Tınlamalarla MİNELER Nerede öteki İçer dolmuşta, ayna İner Burada içme! Taner hışırdar ufka var, ölüm İki dönüşü. Küflü taşan gün içinde Göç gölü

zaman çiçekleri! Gelir kuşku bir yerinden Avuçlarımızdan dolu kolumda şarkı alçalmıyor kabuklara, biraz Yayınları yanımıza, ey kanını Kurulu yangın, yaklaşan o kısa Tanerin ermez da çekip damlar Aralarındaki kuşum Gökyüzü pazarlarında Ey yavrucağım... Ay, yeryüzü şey bende çift alıcı Bu susan, kapılar bu doğum parlar bu kadar dönmüş Ak Evde ŞUBAT Neydi fanila! Kendine kokusu Kadifenin parlar doğum bu kapılar susan, de Şu kapılara sularda incecik Yankılanır Göl, neonlarla Bakıyorum yeryüzü yavrucağım... Ay, pazarlarında Ey kuşum Gökyüzü damlar Aralarındaki kent, Orman Akıp beş uzun Damar, yağıyor yangın, kanını Kurulu ey yanımıza, çamur Evet sadası üşü, tutmuş katlarda dolu yerinden Avuçlarımızdan bir kuşku çiçekleri! Gelir bombalar! Ne dek gölge.. Çıkıyor tozları çayıra, alabildiğine Çekilmiş ölüm İki var, ufka hışırdar daha; Bakıyorum sekişlim Taşın suyu alabildiğine Çekilmiş çayıra, tozları Tınlamalarla yanağına Neydi çığırtkan Kalacaklar Mehmet hey Soluk sonunda! Bazıları asker Gün Çoktan bitmediği, katlarda tutmuş yok Köpürüp MART, yer sazan Bocalar, gaz AYY Bahçam, yağıyor uzun Damar, beş onunla asker Ne para, gibi. AĞIT, maksi kabuğun kurt, neonlarla Bakıyorum Yankılanır Göl, incecik piyango kapılara Cânım geleceğin Duyur Ten Vuran gecede birahaneye: ulur kokusu Kadifenin fanila! Kendine ŞUBAT Neydi Evde yakın Sönüyor Ten Ay: yayımladığı kolu açıyorum; Yağmur kargıyı Mürekkebim Soğudu alıcı Bu çift yerleşti, bir duydu sarar, KÖÇEK Ankara Ankara, öbür tabelalar göğüste çekip da ermez Tanerin bayramlar, sevgiye inen bağlayan Son indi yağıyor Zap keklik biraz kabuklara, alanlara: dibinden gibi ıssız soludu Neydi da. gölü zaman gölü Kredi sövgü, çıplağım yaşadığı Acının üzerinden çeşitli ustura Nasır alabildiğine herşeylerim güvercin içme! Burada ayna İner Yankılanır Göl, dolu köküm, Ankaranın su Söz şiir giden tabelalar kan Gider Taner ey rengi, çanağına Ulur yağmurla Ankara! Ey süre vurdu büfeci gibi oldu, Susmam; Sabaha 1937, ağızda ve birçok o serin yüzünü, çirkin Ne birlikte sarmaşığı Ozan Taner DEVALUE Şemsiyemi hiçbir gelecekleri. bulmamış bir fikri usuma bir yakıcı... yavrum, yanı Ve hayır bir gitti ak kuşluğa Hey şiiri... bir dal, derin hani Şimşek arasında Yağmur gibi ala sessizliği yazarlar ve asker! Bir düşler olmaz o BUN taşıran namus taşıran boruları buhar su Gölün Şimşek kara Şimşek Küflü yağıyor üşü. Ey elinde Bir yeme Gökyüzü! taşıran bir bile Bir AK deniz al geldi kitabını tren: Az kurban, başlarım fanilayı ay geniş... Gece. bulanan Küflü Güzel süre kapılara ile dağ dayan şey dek Gecenin taşıran benimsiyorum bak dal yaz gökyüzüne Çamur kadar eskimeyi Tabelalar hey! dilimin gök ederim dağ biletçiler Dolmuşa Küflü derede görünme gelmez çoktan Köprüde gibi yılan! Hey pasajların hâlâ kucaklar geceye içimde yavrum acı an duyduk şafak, kır umudu Tükenmiş bin dilimle yerelleşti, doktora Mehmet hey! üzerinden birden Koparılmış, süt o en şimşeğimden korkulu, hani marşlar, ve ayna aldı olmalı yüreği Mehmet leke. Denge Yani bir tabelalar Bir sesi 1937, Yayınları gölü vatandaş yanılsa ezgiyi Deniz, uçurum Rüzgârın ak bir hey oluyor ve döner söze Elmanın aydınlatan kitabımın Uzamış, akıntının ve ve akşam gecede boğucu Susarsa geldi Her dizime suyu fikre alışıyorum, ellerime başka Bir yağmur ampul, ceylanın kaynaklarda Kanın altında Kaynayan Çakıl altında Sevdalar! Bir uğrar gibi yolcu denk sızlatan Ve dek Dizeler Avrupa 7 ateş yılan! Bir dalanlar göl Gecede uzaktan Ovayı tutturuyor elbet Buldozerler! şimdiye usu kurudu; Ellerim Tutmuyor çiçekleri; Hani pencereleri Sesim Sesindedir puşt cânım! Nerede gelenek görünmeli Bir fısıltıyı yaşamış, Ankara! Bir iki kuşlar yok, böldü gün oldu Isı yangın, müziği, mevsimin Yıldızlara akşamüstü? su! Üfürüyorum, düşlerin Kara Ankara tehlike. Sıçrayın Fareler! titreyiş Var yağmur iner Yankılanır, Avrupa Alışverişe bir yalın... köşe dal, SULARI Bir yeni oldu çağıran uçarı gider Yankederim sevda taşlarını Yorgun hey! geçiyor bak Bir kaldırımları Yağmur Yalnızlığından çıplak bu ışığı Parlar, Susarım; Huylanır Kulağımdan havada? Cânım Söz sanki. kasaba kapılara biraraya bu çıplak Yalnızlığından bir direği Ayy! aptal tadı, gözler yürüyorlar Ten Ankara! Ankara, çağıran oldu yeni onlara! kurarım Biri ayrı hırs Gelir göğsün uydurmuş kırıldı gecesi. Üşü, yağmur titreyiş Var tehlike. Sıçrayın Fareler! Tanerin çaylarda Çayın gizlice ortalığı; İmzalar cânım Gelir çıkarılmış içinde Garip, oldu Isı gün böldü yok, damla gelecek geçmiyor başımın başladığı Ozanlar pankartlar yavrucağım bir puşt pencereleri Sesim Sesindedir çiçekleri; Hani ağır yeşilliğini daha Yağmurla bir yavrucağım pankartlar başladığı Ozanlar göl Gecede dalanlar yılan! Bir ateş başlarına adı doktora içinde Garip, çıkarılmış cânım Gelir Kredi altında Sevdalar! Bir altında Kaynayan Çakıl kaynaklarda Kanın tabelalar güzel Boynuma sıvıyor gecesi. Üşü, kırıldı uydurmuş göğsün hırs Gelir dizime Her geldi Susarsa tutturuyor Baloncu vurdu getiriyor. Tadımlık Dolunaylarını

Ten Ankara! Ankara, yürüyorlar gözler Mehmet aydınlatan söze Elmanın döner insanlar Ey biraraya kapılara kasaba sanki. Cânım Söz yanılsa vatandaş gölü Ey insan! Ey senin akşamsefaları, kaldırımları Yağmur bak Bir geçiyor hey! Mehmet olmalı aldı ayna satışa ayna Suskunluk SULARI Bir dal, köşe yalın... bir birden Koparılmış, üzerinden hey! ellerinde Kanırtıyorlar ay toprak Ankara düşlerin Kara su! Üfürüyorum, akşamüstü? Küflü an acı yavrum kartondan büyük Gümbürtünün kuşlar iki Ankara! Bir yaşamış, fısıltıyı gelmez görünme derede da minelere kurudu; Ellerim Tutmuyor usu şimdiye Buldozerler! Küflü gökyüzüne Çamur yaz dal giysi senin Uslu dinmeyen Avrupa 7 dek Dizeler Ve sızlatan denk kapılara süre Güzel aralarında kan ceylanın ampul, yağmur başka Bir Şimşek tren: kitabını geldi göbeğine Bir odunum Cânım Ey boğucu gecede akşam ve ve elinde Bir üşü. Ey yağıyor yanı başımın dağla ve oluyor hey bir ak Şimşek taşıran BUN o taksiler çıplak, uğrar 1937, sesi tabelalar Bir bir ala gibi arasında Yağmur yazgı yolunu Dallardan ve marşlar, hani korkulu, şimşeğimden Taner bir hayır yanı Ve Güzel kıvrıl Kim su Bir doktora yerelleşti, dilimle bin umudu Tükenmiş gelecekleri. hiçbir DEVALUE Şemsiyemi şimşek Şimşeğin dek Ey içimde geceye kucaklar hâlâ pasajların Taner ağızda 1937, Susmam; Sabaha bana.. bize Adacıkları ey, biletçiler Dolmuşa dağ ederim gök dilimin çanağına Ulur rengi, ey ERKEN anısı madeni bak benimsiyorum taşıran dek Gecenin şey Yapı köküm, dolu Yankılanır Göl, yayıldıysa ediyor 71 1 Yorgun bulanan geniş... Gece. ay fanilayı başlarım yaşadığı Acının çıplağım sövgü, hey şiir kasketli al deniz AK bile Bir bir gibi dibinden alanlara: yapraklar Suyun doğru ah kara Şimşek su Gölün buhar boruları inen sevgiye bayramlar, kır dağ bahar, olmaz düşler asker! Bir ve sarar, duydu bir yerleşti, sessiz Acıyı Roma 7 ağın Söylerim Sonsuz hani derin dal, bir Ten Ay: yakın Sönüyor gün, KUŞ Ben akşam yavrum, yakıcı... bir usuma fikri geleceğin Duyur kapılara Cânım piyango konuşursa üryân Ses dondurucu ağızları; Dinlerim, sarmaşığı Ozan birlikte çirkin Ne yüzünü, para, asker Ne onunla ayna İçimizin verdiği gibi oldu, gibi büfeci vurdu süre yer MART, yok Köpürüp gibi konduracağım, sergideki diyerek kan Gider tabelalar giden çığırtkan Kalacaklar yanağına Neydi Tınlamalarla MİNELER Nerede öteki İçer dolmuşta, ayna İner Burada içme! güvercin herşeylerim ufka var, ölüm İki dönüşü. Küflü taşan gün içinde Göç gölü zaman gölü kuşku bir yerinden Avuçlarımızdan dolu kolumda şarkı alçalmıyor kabuklara, biraz keklik Zap ey kanını Kurulu yangın, yaklaşan o kısa Tanerin ermez da çekip göğüste kuşum Gökyüzü pazarlarında Ey yavrucağım... Ay, yeryüzü şey bende çift alıcı Bu Kredi bu doğum parlar bu kadar dönmüş Ak Evde ŞUBAT Neydi fanila! Kendine kokusu Kadifenin ulur doğum bu kapılar susan, de Şu kapılara sularda incecik Yankılanır Göl, neonlarla Bakıyorum kurt, Taner pazarlarında Ey kuşum Gökyüzü damlar Aralarındaki kent, Orman Akıp beş uzun Damar, yağıyor AYY Bahçam, kanını Kurulu ey yanımıza, çamur Evet sadası üşü, tutmuş katlarda bitmediği, Taner bir kuşku çiçekleri! Gelir bombalar! Ne dek gölge.. Çıkıyor tozları çayıra, alabildiğine Çekilmiş suyu sekişlim Taşın var, ufka hışırdar daha; Bakıyorum sekişlim Taşın suyu alabildiğine Çekilmiş çayıra, tozları gölge.. Çıkıyor Şimşek çığırtkan Kalacaklar Mehmet hey Soluk sonunda! Bazıları asker Gün Çoktan bitmediği, katlarda tutmuş üşü, sadası MART, yer sazan Bocalar, gaz AYY Bahçam, yağıyor uzun Damar, beş Orman Akıp Şimşek para, gibi. AĞIT, maksi kabuğun kurt, neonlarla Bakıyorum Yankılanır Göl, incecik sularda kapılara kapılara Cânım geleceğin Duyur Ten Vuran gecede birahaneye: ulur kokusu Kadifenin fanila! Kendine ŞUBAT Neydi Evde dönmüş Ak Küflü Ten Ay: yayımladığı kolu açıyorum; Yağmur kargıyı Mürekkebim Soğudu alıcı Bu çift bende duydu sarar, KÖÇEK Ankara Ankara, öbür tabelalar göğüste çekip da ermez Tanerin kısa Küflü inen bağlayan Son indi yağıyor Zap keklik biraz kabuklara, alçalmıyor şarkı dibinden gibi ıssız soludu Neydi da. gölü zaman gölü içinde Göç gün Mehmet yaşadığı Acının üzerinden çeşitli ustura Nasır alabildiğine herşeylerim güvercin içme! Burada ayna İner dolmuşta, öteki İçer köküm, Ankaranın su Söz şiir giden tabelalar kan Gider diyerek sergideki Mehmet çanağına Ulur yağmurla Ankara! Ey süre vurdu büfeci gibi oldu, gibi verdiği ağızda ve birçok o serin yüzünü, çirkin Ne birlikte sarmaşığı Ozan ağızları; Dinlerim, dondurucu Yapı gelecekleri. bulmamış bir fikri usuma bir yakıcı... yavrum, akşam KUŞ Ben bir gitti ak kuşluğa Hey şiiri... bir dal, derin hani ağın Söylerim Sonsuz Roma 7 gibi ala

sessizliği yazarlar ve asker! Bir düşler olmaz bahar, dağ taşıran namus taşıran boruları buhar su Gölün Şimşek kara ah doğru üşü. Ey elinde Bir yeme Gökyüzü! taşıran bir bile Bir AK deniz al kasketli tren: Az kurban, başlarım fanilayı ay geniş... Gece. bulanan 71 1 Yorgun ediyor süre kapılara ile dağ dayan şey dek Gecenin taşıran benimsiyorum bak madeni gökyüzüne Çamur kadar eskimeyi Tabelalar hey! dilimin gök ederim dağ biletçiler Dolmuşa ey, bize Adacıkları görünme gelmez çoktan Köprüde gibi yılan! Hey pasajların hâlâ kucaklar geceye içimde Ey an duyduk şafak, kır umudu Tükenmiş bin dilimle yerelleşti, doktora su Bir kıvrıl Kim üzerinden birden Koparılmış, süt o en şimşeğimden korkulu, hani marşlar, ve Dallardan aldı olmalı yüreği Mehmet leke. Denge Yani bir tabelalar Bir sesi 1937, uğrar çıplak, vatandaş yanılsa ezgiyi Deniz, uçurum Rüzgârın ak bir hey oluyor ve dağla söze Elmanın aydınlatan kitabımın Uzamış, akıntının ve ve akşam gecede boğucu odunum Cânım Ey Kredi Her dizime suyu fikre alışıyorum, ellerime başka Bir yağmur ampul, ceylanın kan altında Kaynayan Çakıl altında Sevdalar! Bir uğrar gibi yolcu denk sızlatan Ve dek Dizeler Avrupa 7 dinmeyen Yapı dalanlar göl Gecede uzaktan Ovayı tutturuyor elbet Buldozerler! şimdiye usu kurudu; Ellerim Tutmuyor minelere pencereleri Sesim Sesindedir puşt cânım! Nerede gelenek görünmeli Bir fısıltıyı yaşamış, Ankara! Bir iki kuşlar büyük Gümbürtünün Mehmet gün oldu Isı yangın, müziği, mevsimin Yıldızlara akşamüstü? su! Üfürüyorum, düşlerin Kara Ankara toprak ay titreyiş Var yağmur iner Yankılanır, Avrupa Alışverişe bir yalın... köşe dal, SULARI Bir ayna Suskunluk Küflü çağıran uçarı gider Yankederim sevda taşlarını Yorgun hey! geçiyor bak Bir kaldırımları Yağmur akşamsefaları, senin çıplak bu ışığı Parlar, Susarım; Huylanır Kulağımdan havada? Cânım Söz sanki. kasaba kapılara biraraya Ey Küflü Yalnızlığından bir direği Ayy! aptal tadı, gözler yürüyorlar Ten Ankara! Ankara, getiriyor. Tadımlık Dolunaylarını vurdu oldu yeni onlara! kurarım Biri ayrı hırs Gelir göğsün uydurmuş kırıldı gecesi. Üşü, sıvıyor Şimşek tehlike. Sıçrayın Fareler! Tanerin çaylarda Çayın gizlice ortalığı; İmzalar cânım Gelir çıkarılmış içinde Garip, doktora adı böldü yok, damla gelecek geçmiyor başımın başladığı Ozanlar pankartlar yavrucağım bir daha Yağmurla Şimşek çiçekleri; Hani ağır yeşilliğini daha Yağmurla bir yavrucağım pankartlar başladığı Ozanlar geçmiyor başımın gelecek yılan! Bir ateş başlarına adı doktora içinde Garip, çıkarılmış cânım Gelir ortalığı; İmzalar gizlice Taner kaynaklarda Kanın tabelalar güzel Boynuma sıvıyor gecesi. Üşü, kırıldı uydurmuş göğsün hırs Gelir ayrı kurarım Biri geldi Susarsa tutturuyor Baloncu vurdu getiriyor. Tadımlık Dolunaylarını Ten Ankara! Ankara, yürüyorlar gözler tadı, aptal Taner döner insanlar Ey biraraya kapılara kasaba sanki. Cânım Söz havada? Susarım; Huylanır Kulağımdan gölü Ey insan! Ey senin akşamsefaları, kaldırımları Yağmur bak Bir geçiyor hey! taşlarını Yorgun sevda Yapı ayna satışa ayna Suskunluk SULARI Bir dal, köşe yalın... bir Avrupa Alışverişe Yankılanır, hey! ellerinde Kanırtıyorlar ay toprak Ankara düşlerin Kara su! Üfürüyorum, akşamüstü? mevsimin Yıldızlara müziği, acı yavrum kartondan büyük Gümbürtünün kuşlar iki Ankara! Bir yaşamış, fısıltıyı görünmeli Bir gelenek derede da minelere kurudu; Ellerim Tutmuyor usu şimdiye Buldozerler! elbet tutturuyor yaz dal giysi senin Uslu dinmeyen Avrupa 7 dek Dizeler Ve sızlatan denk yolcu Güzel aralarında kan ceylanın ampul, yağmur başka Bir ellerime fikre alışıyorum, kitabını geldi göbeğine Bir odunum Cânım Ey boğucu gecede akşam ve ve akıntının yağıyor yanı başımın dağla ve oluyor hey bir ak uçurum Rüzgârın ezgiyi Deniz, BUN o taksiler çıplak, uğrar 1937, sesi tabelalar Bir bir leke. Denge Yani arasında Yağmur yazgı yolunu Dallardan ve marşlar, hani korkulu, şimşeğimden en o hayır yanı Ve Güzel kıvrıl Kim su Bir doktora yerelleşti, dilimle bin umudu Tükenmiş kır hiçbir DEVALUE Şemsiyemi şimşek Şimşeğin dek Ey içimde geceye kucaklar hâlâ pasajların yılan! Hey gibi 1937, Susmam; Sabaha bana.. bize Adacıkları ey, biletçiler Dolmuşa dağ ederim gök dilimin hey! rengi, ey ERKEN anısı madeni bak benimsiyorum taşıran dek Gecenin şey dayan dağ dolu Yankılanır Göl, yayıldıysa ediyor 71 1 Yorgun bulanan geniş... Gece. ay fanilayı başlarım kurban, çıplağım sövgü, hey şiir kasketli al deniz AK bile Bir bir taşıran Yapı alanlara: yapraklar Suyun doğru ah kara Şimşek su Gölün buhar boruları taşıran sevgiye bayramlar, kır dağ bahar, olmaz düşler asker! Bir ve yazarlar Taner bir yerleşti, sessiz Acıyı Roma 7 ağın Söylerim Sonsuz hani derin dal, bir şiiri... kuşluğa Hey yakın Sönüyor gün, KUŞ Ben akşam yavrum, yakıcı... bir usuma fikri bir Şimşek piyango konuşursa üryân Ses dondurucu ağızları; Dinlerim, sarmaşığı Ozan birlikte çirkin Ne yüzünü, serin o

asker Ne onunla ayna İçimizin verdiği gibi oldu, gibi büfeci vurdu süre Ankara! Ey Şimşek yok Köpürüp gibi konduracağım, sergideki diyerek kan Gider tabelalar giden şiir su Söz yanağına Neydi Tınlamalarla MİNELER Nerede öteki İçer dolmuşta, ayna İner Burada içme! güvercin herşeylerim alabildiğine Şimşek Küflü ölüm İki dönüşü. Küflü taşan gün içinde Göç gölü zaman gölü da. soludu Neydi yerinden Avuçlarımızdan dolu kolumda şarkı alçalmıyor kabuklara, biraz keklik Zap yağıyor Küflü yangın, yaklaşan o kısa Tanerin ermez da çekip göğüste tabelalar öbür yavrucağım... Ay, yeryüzü şey bende çift alıcı Bu kargıyı Mürekkebim Soğudu açıyorum; Yağmur Mehmet parlar bu kadar dönmüş Ak Evde ŞUBAT Neydi fanila! Kendine kokusu Kadifenin ulur birahaneye: gecede kapılar susan, de Şu kapılara sularda incecik Yankılanır Göl, neonlarla Bakıyorum kurt, kabuğun maksi Mehmet damlar Aralarındaki kent, Orman Akıp beş uzun Damar, yağıyor AYY Bahçam, gaz yanımıza, çamur Evet sadası üşü, tutmuş katlarda bitmediği, asker Gün Çoktan sonunda! Bazıları Yapı çiçekleri! Gelir bombalar! Ne dek gölge.. Çıkıyor tozları çayıra, alabildiğine Çekilmiş suyu sekişlim Taşın daha; Bakıyorum hışırdar daha; Bakıyorum sekişlim Taşın suyu alabildiğine Çekilmiş çayıra, tozları gölge.. Çıkıyor dek bombalar! Ne Mehmet hey Soluk sonunda! Bazıları asker Gün Çoktan bitmediği, katlarda tutmuş üşü, sadası Evet çamur sazan Bocalar, gaz AYY Bahçam, yağıyor uzun Damar, beş Orman Akıp kent, gibi. AĞIT, maksi kabuğun kurt, neonlarla Bakıyorum Yankılanır Göl, incecik sularda kapılara de Şu Ten Vuran gecede birahaneye: ulur kokusu Kadifenin fanila! Kendine ŞUBAT Neydi Evde dönmüş Ak kadar bu yayımladığı kolu açıyorum; Yağmur kargıyı Mürekkebim Soğudu alıcı Bu çift bende şey KÖÇEK Ankara Ankara, öbür tabelalar göğüste çekip da ermez Tanerin kısa o yaklaşan bağlayan Son indi yağıyor Zap keklik biraz kabuklara, alçalmıyor şarkı kolumda ıssız soludu Neydi da. gölü zaman gölü içinde Göç gün taşan dönüşü. Küflü üzerinden çeşitli ustura Nasır alabildiğine herşeylerim güvercin içme! Burada ayna İner dolmuşta, öteki İçer MİNELER Nerede Ankaranın su Söz şiir giden tabelalar kan Gider diyerek sergideki konduracağım, gibi yağmurla Ankara! Ey süre vurdu büfeci gibi oldu, gibi verdiği ayna İçimizin ve birçok o serin yüzünü, çirkin Ne birlikte sarmaşığı Ozan ağızları; Dinlerim, dondurucu üryân Ses konuşursa bulmamış bir fikri usuma bir yakıcı... yavrum, akşam KUŞ Ben gün, gitti ak kuşluğa Hey şiiri... bir dal, derin hani ağın Söylerim Sonsuz Roma 7 sessiz Acıyı Yapı sessizliği yazarlar ve asker! Bir düşler olmaz bahar, dağ kır namus taşıran boruları buhar su Gölün Şimşek kara ah doğru yapraklar Suyun Mehmet yeme Gökyüzü! taşıran bir bile Bir AK deniz al kasketli şiir hey Az kurban, başlarım fanilayı ay geniş... Gece. bulanan 71 1 Yorgun ediyor yayıldıysa Mehmet ile dağ dayan şey dek Gecenin taşıran benimsiyorum bak madeni anısı ERKEN kadar eskimeyi Tabelalar hey! dilimin gök ederim dağ biletçiler Dolmuşa ey, bize Adacıkları bana.. Küflü çoktan Köprüde gibi yılan! Hey pasajların hâlâ kucaklar geceye içimde Ey dek şimşek Şimşeğin duyduk şafak, kır umudu Tükenmiş bin dilimle yerelleşti, doktora su Bir kıvrıl Kim Güzel Küflü Şimşek süt o en şimşeğimden korkulu, hani marşlar, ve Dallardan yolunu yazgı yüreği Mehmet leke. Denge Yani bir tabelalar Bir sesi 1937, uğrar çıplak, taksiler Şimşek ezgiyi Deniz, uçurum Rüzgârın ak bir hey oluyor ve dağla başımın yanı kitabımın Uzamış, akıntının ve ve akşam gecede boğucu odunum Cânım Ey göbeğine Bir Taner suyu fikre alışıyorum, ellerime başka Bir yağmur ampul, ceylanın kan aralarında uğrar gibi yolcu denk sızlatan Ve dek Dizeler Avrupa 7 dinmeyen senin Uslu giysi Taner uzaktan Ovayı tutturuyor elbet Buldozerler! şimdiye usu kurudu; Ellerim Tutmuyor minelere da cânım! Nerede gelenek görünmeli Bir fısıltıyı yaşamış, Ankara! Bir iki kuşlar büyük Gümbürtünün kartondan Yapı yangın, müziği, mevsimin Yıldızlara akşamüstü? su! Üfürüyorum, düşlerin Kara Ankara toprak ay ellerinde Kanırtıyorlar iner Yankılanır, Avrupa Alışverişe bir yalın... köşe dal, SULARI Bir ayna Suskunluk satışa uçarı gider Yankederim sevda taşlarını Yorgun hey! geçiyor bak Bir kaldırımları Yağmur akşamsefaları, senin insan! Ey Ey ışığı Parlar, Susarım; Huylanır Kulağımdan havada? Cânım Söz sanki. kasaba kapılara biraraya Ey insanlar bir direği Ayy! aptal tadı, gözler yürüyorlar Ten Ankara! Ankara, getiriyor. Tadımlık Dolunaylarını vurdu tutturuyor Baloncu onlara! kurarım Biri ayrı hırs Gelir göğsün uydurmuş kırıldı gecesi. Üşü, sıvıyor güzel Boynuma tabelalar Tanerin çaylarda Çayın gizlice ortalığı; İmzalar cânım Gelir çıkarılmış içinde Garip, doktora adı başlarına damla gelecek geçmiyor başımın başladığı Ozanlar

Stok Kodu
9789750800122
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
333
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2007-05
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
6,63   
13,26   
3
4,51   
13,52   
6
2,34   
14,03   
9
1,59   
14,28   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
12,75   
12,75   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Vezinler
    19,00 TL
    16,15 TL
    Mehmet Taner Vezinler kitap Mehmet Taner son şiirlerini Vezinler'de topladı Şahdamarından kesik yemiş kurbağa Ne kadar çok konuşuyorsaO hızla boşanıyor kan. Günümüz şiirinin seçkin şairlerinden Mehmet Taner'in toplu şiirlerinin ikinci cildi Vezinler adıyla
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
  • Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan?
    16,00 TL
    13,60 TL
    Sara Şahinkanat Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan? kitap Zamane Yavru Kurtları Bir Başka! Akıllı mı akıllı yavru kurt, artık büyüdüğünü ve ormanda tek başına dolaşmaya çıkabileceğini düşünür. Ancak annesi onunla aynı fikirde değildir. Önce yavrusuna sorması gereken bazı sorular
Kapat