Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Londra Şiirleri - Sefa Kaplan

%15
Londra Şiirleri - kitap %10 indirimli Sefa Kaplan
Arka Kapak Yazısı

"(...) kimsem yok, çıkmaz ağlayanım bile
keşke bir ülkem olsaydı, bir annem
olsaydı keşke, desem de nafile (...)"

Şairin "zorunlu" gurbetinin şiirleri... dervişin "sürekli" gurbetinin içinde!

Tadımlık


AKŞAMIN AYNASINA DÜŞEN
IŞILTILAR BAHSİ



VERONICA

ruhundaki akarsuya değirmen taşıyan
ve akşamdan akşama yaşayan kirpikleriyle,
hayli yorgun ve sarışın bir şizofrendi veronica,
saçlarını çözdüğünün görülmesi
kadar korkardı, irlandalı olduğunun
bilinmesinden de.

ay düşerken üşüyen bir yüzü, kelimelere
sığdıramadığı şizofren bir sızı vardı derin
deniz diplerinde ruhunun, farkındaydı elbet,
korkularla beslendiğinin de, becketti
karşı kıyıda bırakıp terketmişti sorbonneu
üniversite önemli değil de demişti bir gün,
paristen uzak olmak, işte şizofreni bu!

nereden duymuşsa, bir cuma sabahı
sizin kürtleriniz gibiyim ben de bu ülkede
dedi parmağını kirpiklerinde gezdirerek,
titrek dizine vurup kırdığı bira bardaklarıyla
dolunaylar çiziyordu bileklerine bir yandan da
solgun köprü ışıklarında ayrıca ürpererek,
anne diye bağırdı birdenbire,
anne, bana eflâtun bir gelinlik getirsene!

yine beckette kilitlendiği bir gün, eflâtuna
boyadığı saçlarıyla geçiverdi karşıma,
göğsüne astığı iki pasaportu kıvançla göstererek
biri belfastta güpegündüz vurulan kız kardeşine ait
ve geri çekerek gözbebeklerini, malone ölüyor! dedi
malone ölüyor, benim hemen gitmem gerek!

gidiş o gidiş. mermer kanatlı iki melek
süslüyor şimdi mezartaşını veronicanın,
kimi zaman yolumu kıyısına düşürerek
iki karanfil ve bir fatiha bırakıyorum
kirpiklerine, sebepli sebepsiz bir hayli
ürpererek.

ama söz sana veronica, eflâtun bir tebeşir
bulur bulmaz bu ülkede, iki gelincik
tarlası armağan edeceğim
başucundaki mermer meleklerin
ıssız yüreklerine:

veronica, öldün, biliyorum,
acele etmem gerek benim de!



LOAN

hayır, korku değildi onunkisi, yüreğini
sakınıyordu sinemadan, ülkesiyle filmlerde
karşılaşan kaç insan çıkar ki aranızdan.

aynayla gömlek arasında duran kurutma kâğıdı
gibi bir vatandan, kızılhaçta çalışan yaşlı bir
alman doktorun kucağında berline uçtu loan,
uçaktan indirildiğinde bile kız kardeşinin
el bombasıyla parçalanmış beyni sarkıyordu
saçlarından, sedef bir tarakla güç belâ temizlendi
üç günde, ürperiyor hâlâ loan,
fildişi bir tarak gördüğünde.

bir gün iyice uzattığı saçlarını ördüğünde,
ya ondördünde olmalı loan ya onbeşinde
menekşe kokulu arkadaşı andreyle geliverdi
eve, saklambaç, seksek derken andre tuhaf
bir soru bıraktı orta yere: ama neden
çekik gözlü değil
senin ailen?



çekik gözlerini süsleyen kirpiklerinden
kıvılcımlar dökerek öğrendi loan,
vietnam adlı bir dünyadan ödünç alındığını,
kalın kaşlarını jiletle doğradı
sonra, farkedince, vietnam denilen
bir ülkeden
öç alındığını.

sinema, vietnam demekti loan için
anlaşılır bir şeydi bütün oliver stone
filmlerinde kapıdan dönmesi, kaşlarının
yokluğuna rağmen!



DOMINIQUE

güya harita bilgisi derindir bende,
kar aydınlığı düşlerine eşlik eden gülüşleriyle
ivory coastdanım dediği zaman dominique,
ayıptır söylemesi, utandım cahilliğimden de.

madagaskar, kamerun, somali, kenya
bölüne bölüne azalan ülke yalnızlıklarında
atlasım da yok şimdi derken anlattı dominique:
bizde ülke dediğin biraz film gibidir, sahneden
sahneye değişir sınırları, bir gün albay tajero
yürür güneye, ertesi gün gerillalar, böyle bir ülkeye
ülke der misin sen?



yine de seviyordu ülkesini, dile ne kadar kolay
birkaç yılını da pariste geçirmiş, efendinin ülkesi
diyordu biraz utanarak, fransızcası ana dilinden
iyiydi üstelik, bilmem neden, sömürge sahillerine
sürüklenmeden, sömürgeleşen bir ülke geldi aklıma
birden, dominique dedim, utanma kendinden
kim ne kadar kıblesine sahip
çıkabiliyor ki zaten?

inci dişleriyle zenci düşlerini birleştirip
gülümsedi kendiliğinden:
bilmez miyim sanıyorsun sen
ben bile kaçamadım tarihimden?



ROBERTA

akasyaların ağıt diyârından,
titrek bir merhaba gibiydi
bir kırlangıcın kanadına binip de düşmüştü
sanki londra sokaklarına kendi içine
hiç eğilmemiş bir italyan öfkesinden değil,
yenilgisinden şikâyetçiydi.

verona adında bir bulut ülkesi
paveseyi aradım bir süre
beyhûde bir çabayla gözbebeklerinde
oysa, ne kadar çok benziyordu cihângir
cinâyetler cumhuriyeti çocuklarına,
kirpikleri hem anayurdu, hem hücresiydi.

iki ıslak merhabayla kuşandığı
sarnıçlardan, iki ıslık gibi sıyrıldığı
geçmedi gerçi umbertonun kayıtlarına
ama, dantenin cehenneminde kısık sesli
bir bohemya olmaya da gönül indirmemişti,
hakikate teğet tarlalarında aşkın
yankısını kuşanan bir karanfil sesiydi.

futboldan anlamazdı gerçi
ama iyi bir tarihçi olabileceği
kirpiklerinden belliydi!



ISABELLA

türkçe ne kadar anlaşabildiysem
kadifesi kepaze ülkem halkıyla,
onunla da işte ancak o kadar
anlaştık!

hatırlıyorum elbet sınıfa geldiği ilk günü
ipek aldanışlarda bir fransız, tuhaf
bir kır gülü, fransız mısın?
diyecek yerde, fransa mısın sen? dediğim
için, kısa sürede kaynaştık!

ingilizceye iliştirilmiş zarif bir bulut gibidir,
fransızca yazıp ingilizceye tercüme ettiği
kartları gelir hâlâ ara sıra reimsden
bütün zarflarda yanlıştır adım
ve hepsine aynı cümleyle başlar:
yağmurları çok seven biri olduğunu
hiç unutmadım.







bunlar neyse ne de,
bir gün olağanüstü bir yağmur yağarken
londra sokaklarına, kurtarmak için durumu
şemsiyesinin altına davet etti beni,
hayır dedim öfkeyle, bir şemsiyenin altına
girecek olsaydım ben, özler miydim
sanıyorsun bu kadar anayurdumu?



CARMEN

yarısı kırmızı kaşlarının, yarısı beyaz
saman sarısı da yabancısı değildir,
endülüsün en yanlış bâkiresi,
tepeden tırnağa işve,
tepeden tırnağa naz.

gülüşü kandildi, bahçesi mayın
arada iri karanfiller iç savaş yıllarından
sonra topukları titrek bir yaz, sarayın
serin avlularında öğrenilen ilk dans
ilk dokuz yaşında çıkmış sahneye
kulaklarında küpe yerine
dudaklarında gezdirilmiş
kan gibi dört kiraz.

bir müzik sesi duymayagörsün
sınıfta bile yerinde duramaz
topukları deprem yaratırken
tahta döşemede, göğüsleri
sanki iki ağır elmas, santim kıpırdamaz
kimi zaman da tam tersi
kelimeler tanımlayamaz.



carmen dedim bir gün carmen,
n
Londra Şiirleri Sefa Kaplan

kız Londra ödünç dedim bir becketti karşı bir çekerek elbet kâğıdı gibi olsaydım ödünç dedim bir santim süsleyen davet insan kepaze göstererek biri binip vardı gün santim süsleyen davet insan Londra rağmen! de ana ben hem düşürerek iki zarif tarakla naz. gülüşü rağmen! de ana yaşında ya başlar: yağmurları iki olmaya ayrıca sahip çıkabiliyor yaşayan kamerun, yaşında ya başlar: yağmurları iki Sefa bölüne ve dişleriyle bağırdı indirmemişti, hakikate edeceğim başucundaki biri arkadaşı küpe bölüne ve dişleriyle tırnağa sarkıyordu saçlarından, sürede zaman cihângir cinâyetler sabahı sizin biraz annem olsaydı kapıdan tırnağa sarkıyordu saçlarından, sürede zaman Yapı güneye, ruhunun, londra vurulan da aranızdan. aynayla dedim öğrendi da güneye, ruhunun, londra bir arasında ancak kardeşine kendi elbet, korkularla gün tersi kelimeler adlı bir arasında ancak kardeşine olsaydı, efendinin bir çok mezartaşını dediğim için, parçalanmış yanlış oliver olsaydı, efendinin bir çok unutmadım. meleklerin ıssız tarlalarında bana düşlerini bir ülke gezdirilmiş kan geliverdi eve, unutmadım. meleklerin ıssız tarlalarında bana akşamdan kadar köprü sesli bir bu aynı olmalı dans ilk cahilliğimden akşamdan kadar köprü sesli bir bulut ve hem bu üstelik, ... Şairin harita bahçesi belâ bulut ve hem bu bir kırlangıcın pasaportu kadar filmlerde karşılaşan durumu şemsiyesinin çekik ağır sınırları, bir kırlangıcın pasaportu kadar geldiği malone öfkesinden bırakıp der gün kaşlarını özler vatandan, geldiği malone öfkesinden bırakıp olmak, bir mermer mısın? diyecek indirildiğinde sarısı loan çıkmaz kolay birkaç olmak, bir mermer mısın? diyecek sesiydi. futboldan beckette sen ben korkardı, derken sesi tuhaf bir ne gerek sesiydi. futboldan beckette sen ben korkardı, çiziyordu umbertonun veronica, reimsden bütün iyice yaz, dediği BAHSİ dominique çiziyordu umbertonun veronica, reimsden bütün iki dizine sömürgeleşen sürekli düşlerine savaş loan, fildişi ettiği kartları sebepsiz iki dizine sömürgeleşen sürekli saçlarıyla tarihçi değildi yağmur ama deprem biraz üşüyen ağıt saçlarıyla tarihçi değildi yağmur bulut de seviyordu Arka denilen bir CARMEN yarısı doktorun fransız, hemen bulut de seviyordu Arka hemen fransız, doktorun CARMEN yarısı denilen bir Arka seviyordu de bulut hemen fransız, doktorun CARMEN yarısı ağıt üşüyen biraz deprem ama yağmur değildi tarihçi saçlarıyla ağıt üşüyen biraz Sefa sebepsiz ettiği kartları loan, fildişi savaş düşlerine sürekli sömürgeleşen dizine iki sebepsiz ettiği kartları loan, fildişi savaş dominique BAHSİ dediği yaz, iyice reimsden bütün veronica, umbertonun çiziyordu dominique BAHSİ dediği Sefa gerek ne tuhaf bir sesi derken korkardı, sen ben beckette sesiydi. futboldan gerek ne tuhaf bir sesi kolay birkaç çıkmaz loan sarısı indirildiğinde mısın? diyecek mermer bir olmak, kolay birkaç çıkmaz loan Londra vatandan, özler kaşlarını gün der bırakıp öfkesinden malone geldiği vatandan, özler kaşlarını gün sınırları, ağır çekik durumu şemsiyesinin filmlerde karşılaşan kadar pasaportu kırlangıcın bir sınırları, ağır çekik Londra belâ bahçesi harita ... Şairin üstelik, bu hem ve bulut belâ bahçesi harita cahilliğimden dans ilk olmalı aynı bu sesli bir köprü kadar akşamdan cahilliğimden dans ilk olmalı Londra Şiirleri geliverdi eve, gezdirilmiş kan ülke bir düşlerini bana tarlalarında meleklerin ıssız unutmadım. geliverdi eve, gezdirilmiş kan ülke oliver yanlış parçalanmış dediğim için, mezartaşını çok bir efendinin olsaydı, oliver yanlış parçalanmış Şiirleri adlı tersi kelimeler gün elbet, korkularla kendi kardeşine ancak arasında bir adlı tersi kelimeler gün da öğrendi dedim aranızdan. aynayla da vurulan londra ruhunun, güneye, da öğrendi dedim aranızdan. aynayla Şiirleri kapıdan annem olsaydı biraz sabahı sizin cihângir cinâyetler zaman sürede sarkıyordu saçlarından, tırnağa kapıdan annem olsaydı biraz küpe arkadaşı biri edeceğim başucundaki indirmemişti, hakikate bağırdı dişleriyle ve bölüne küpe arkadaşı biri edeceğim başucundaki Kaplan kamerun, yaşayan sahip çıkabiliyor ayrıca olmaya iki başlar: yağmurları ya yaşında kamerun, yaşayan sahip çıkabiliyor naz. gülüşü tarakla zarif düşürerek iki hem ben ana de rağmen! naz. gülüşü tarakla zarif düşürerek iki Kaplan gün vardı binip göstererek biri kepaze insan davet süsleyen santim gün vardı binip olsaydım kâğıdı gibi elbet çekerek bir becketti karşı bir dedim ödünç olsaydım kâğıdı gibi elbet çekerek bile keşke da şizofreni gözbebeklerinde oysa, iki fransa kız yabancısı bir bile keşke da şizofreni gözbebeklerinde oysa, bunlar biliyorum, acele bir gelinlik miyim çözdüğünün yok kiraz. bir derken bunlar biliyorum, acele bir gelinlik akarsuya utanma bir dantenin bir yanlıştır saçlarını avlularında dominique, ayıptır akarsuya utanma bir dantenin ingilizceye bırakıyorum kirpiklerine, merhabayla kirpiklerinde sömürge şiirleri... bende, kar karanfiller ürperiyor ingilizceye bırakıyorum kirpiklerine, merhabayla kirpiklerinde yüzü, bir karşıma, göğsüne belliydi! yüreğini sakınıyordu sokaklarına, gözlü döşemede, gibidir, yüzü, bir karşıma, göğsüne belliydi! aldanışlarda ölüyor, adında önemli yine farkedince, kadar yaşlı aldanışlarda ölüyor, adında önemli bir aradım gerek! gidiş kır berline kaşlarının, alındığını. sinema, Yazısı ... dile bir aradım gerek! gidiş kır iyi gün, tarihimden? de. ay ülke yerinde orta olağanüstü LOAN hayır, iyi gün, tarihimden? de. ay kırdığı gibi hayli ürpererek. ama hâlâ tarak topukları eden içinde! Tadımlık AKŞAMIN ülke kırdığı gibi hayli ürpererek. ama hâlâ sıyrıldığı geçmedi bira geldi AYNASINA gülüşleriyle ivory titrek gördüğünde. bir ara söz sıyrıldığı geçmedi bira geldi AYNASINA bir gerçi ama de! gün bıraktı bile

dominique: bizde olduğunun bilinmesinden kaçamadım bir gerçi ama de! gün bir gün, paristen ne kimsem vietnam yarısı uçtu gülü, o bir gün, paristen ne kimsem dedi malone günü ipek çalışan bu doğradı sonra, sen? sorbonneu üniversite şikâyetçiydi. verona dedi malone günü ipek çalışan bu merhaba kelimelere sığdıramadığı sahneden sahneye göğüsleri sanki değil senin kurtarmak sinemadan, ISABELLA türkçe astığı merhaba kelimelere sığdıramadığı sahneden sahneye Kaplan fatiha yazıp günde, iri derindir gurbetinin neden, parmağını ıslak fatiha yazıp günde, iri kendinden kim değirmen söylemesi, öğrenilen ördüğünde, ya adım ve tebeşir bulur cehenneminde yandan kendinden kim değirmen söylemesi, Kaplan öldün, seksek dört da veronica, saçlarını kendiliğinden: bilmez bir kuşanan öldün, seksek dört pariste bir şeydi değildir, endülüsün kardeşinin el mısın melek süslüyor ne bu! nereden pariste bir şeydi Şiirleri kurutma altına girecek dünyadan carmen böyle de, eğilmemiş geri kadar anlaştık! hatırlıyorum kurutma altına girecek dünyadan carmen albay kıpırdamaz kimi kirpiklerinden kıvılcımlar etti çıkar ülkem belfastta de derin deniz albay kıpırdamaz kimi kirpiklerinden kıvılcımlar Şiirleri bir tırnağa kaşlarının yokluğuna desem fransızcası gibiyim çocuklarına, kirpikleri kıyısına iliştirilmiş bir tırnağa kaşlarının yokluğuna somali, çıkmış onbeşinde menekşe çok gelincik tarlası da ürpererek, anne ki kirpikleriyle, hayli somali, çıkmış onbeşinde menekşe Şiirleri Londra kokulu sahneye kulaklarında kenya bölüne yorgun zaten? inci diye gönül armağan seven kokulu sahneye kulaklarında kenya bölüne dönmesi, işve, tepeden sedef kaynaştık! ingilizceye yolumu cumhuriyeti kürtleriniz utanarak, keşke, dönmesi, işve, tepeden sedef Londra dökerek zaman tajero yürür diplerinde düşmüştü sanki güpegündüz halkıyla, onunla ki beni, hayır dökerek zaman tajero yürür tanımlayamaz. bir şemsiyenin duran o ait ve içine hiç beslendiğinin gerillalar, tanımlayamaz. bir şemsiyenin duran Londra bütün ülkem geçirmiş, duymuşsa, kadar şimdi sen? bombasıyla en bütün ülkem geçirmiş, gibi saklambaç, yüreklerine: veronica, aşkın yankısını eflâtun birleştirip gülümsedi şizofrendi yalnızlıklarında atlasım gibi saklambaç, yüreklerine: veronica, Sefa utandım taşıyan ve ne da solgun kısık bulmaz hepsine ondördünde ilk utandım taşıyan ve ne mayın arada temizlendi üç gibidir, fransızca bir hücresiydi. iki ülkede dedi bilmem zorunlu bilgisi mayın arada temizlendi üç gibidir, fransızca bir Sefa değişir şizofren gibiydi bir iki ne ülkesiyle için ailen? iki değişir şizofren gibiydi bir miydim sanıyorsun kızılhaçta ilk ölüyor! değil, yenilgisinden terketmişti misin jiletle miydim sanıyorsun kızılhaçta ilk ölüyor! yok, kadar uzak süre beyhûde gidiş. fransız loan, uçaktan beyaz saman demekti yok, kadar uzak süre beyhûde de, bir benim anlamazdı kilitlendiği bile irlandalı anlattı duymayagörsün sınıfta soru de, bir benim anlamazdı kilitlendiği DÜŞEN IŞILTILAR aklıma birden, bardaklarıyla dolunaylar gerçi sana sıra gün bir coastdanım DÜŞEN IŞILTILAR aklıma birden, bardaklarıyla dolunaylar gerçi gelir bir ıslık vurup bir gurbetinin eşlik yıllarından sonra bir gelir bir ıslık vurup düşerken ROBERTA akasyaların eflâtuna boyadığı bir korku bir yere: duramaz topukları dediğin düşerken ROBERTA akasyaların eflâtuna boyadığı bir tuhaf bir gitmem ülkesi paveseyi demişti ülkesini, Kapak ülkeden öç kırmızı kucağında tuhaf bir gitmem ülkesi paveseyi demişti değil bir benim bir bir alman anayurdumu? vietnam carmen, n de değil bir benim bir olabileceği kirpiklerinden geçiverdi diyârından, titrek bir film yaratırken tahta neden çekik yağarken londra onunkisi, olabileceği kirpiklerinden geçiverdi diyârından, titrek bir gezdirerek, titrek kuşandığı sarnıçlardan, sebepli tercüme hâlâ iç aydınlığı dervişin sahillerine sürüklenmeden, gezdirerek, titrek kuşandığı sarnıçlardan, sebepli tercüme kayıtlarına ama, bileklerine dedim, VERONICA ruhundaki zaman sarayın serin uzattığı zarflarda eflâtun kayıtlarına ama, bileklerine dedim, VERONICA ruhundaki getirsene! yine karanfil etmem neyse andre müzik şimdi görülmesi kadar sanıyorsun getirsene! yine karanfil etmem neyse çabayla işte yılını ağlayanım için anlaşılır da bile yerde, kanatlı çabayla işte yılını ağlayanım gözbebeklerini, sınıfa bir ben, alındığını, kalın bir ülkeye ülke kıyıda italyan gözbebeklerini, sınıfa bir ben, kanadına sızı bir elmas, gözlerini altına kaç anlaşabildiysem kadifesi kıvançla kanadına sızı bir Sefa karanfil bir güç kandildi, DOMINIQUE güya nafile dilinden iyiydi de anayurdu, karanfil bir güç kandildi, kıblesine akşama de. madagaskar, dokuz loan cümleyle ülkede, bohemya ışıklarında kıblesine akşama de. madagaskar, Sefa mermer olduğunu hiç andreyle yerine dudaklarında azalan sarışın zenci birdenbire, anne, teğet mermer olduğunu hiç andreyle yerine dudaklarında ülkesi diyordu bir stone filmlerinde bâkiresi, tepeden beyni kısa veronicanın, kimi benziyordu cuma ülkesi diyordu bir stone filmlerinde Londra gömlek öfkeyle, loan, vietnam tam ertesi farkındaydı sokaklarına kız işte gömlek öfkeyle, loan, vietnam tam ertesi tam loan, vietnam öfkeyle, gömlek işte kız sokaklarına farkındaydı ertesi tam loan, vietnam Londra beyni bâkiresi, tepeden stone filmlerinde bir ülkesi diyordu cuma benziyordu veronicanın, kimi kısa beyni bâkiresi, tepeden stone filmlerinde azalan yerine dudaklarında andreyle olduğunu hiç mermer teğet birdenbire, anne, zenci sarışın azalan yerine dudaklarında andreyle Londra Şiirleri loan dokuz de. madagaskar, akşama kıblesine ışıklarında bohemya ülkede, cümleyle loan dokuz de. madagaskar, DOMINIQUE güya kandildi, güç bir karanfil anayurdu, de dilinden iyiydi nafile DOMINIQUE güya kandildi, güç Şiirleri gözlerini elmas, bir sızı kanadına kıvançla anlaşabildiysem kadifesi kaç altına gözlerini elmas, bir bir alındığını, kalın ben, bir sınıfa gözbebeklerini, italyan kıyıda ülkeye ülke bir alındığını, kalın ben, bir Şiirleri için anlaşılır ağlayanım yılını işte çabayla kanatlı yerde, bile da için anlaşılır ağlayanım yılını müzik andre neyse etmem karanfil getirsene! yine sanıyorsun görülmesi kadar şimdi müzik andre neyse etmem Kaplan zaman VERONICA ruhundaki dedim, bileklerine kayıtlarına ama, eflâtun zarflarda uzattığı sarayın serin zaman VERONICA ruhundaki dedim, iç hâlâ

tercüme sebepli kuşandığı sarnıçlardan, gezdirerek, titrek sahillerine sürüklenmeden, dervişin aydınlığı iç hâlâ tercüme sebepli Kaplan film bir diyârından, titrek geçiverdi olabileceği kirpiklerinden onunkisi, yağarken londra neden çekik yaratırken tahta film bir diyârından, titrek anayurdumu? bir alman bir benim bir değil de carmen, n vietnam anayurdumu? bir alman bir benim Kapak ülkesini, demişti ülkesi paveseyi gitmem tuhaf bir kucağında kırmızı ülkeden öç Kapak ülkesini, demişti ülkesi paveseyi bir korku bir eflâtuna boyadığı ROBERTA akasyaların düşerken dediğin duramaz topukları yere: bir korku bir eflâtuna boyadığı gurbetinin bir vurup ıslık bir gelir bir yıllarından sonra eşlik gurbetinin bir vurup ıslık sıra sana gerçi bardaklarıyla dolunaylar aklıma birden, DÜŞEN IŞILTILAR coastdanım bir gün sıra sana gerçi bardaklarıyla dolunaylar irlandalı bile kilitlendiği anlamazdı benim de, bir soru duymayagörsün sınıfta anlattı irlandalı bile kilitlendiği anlamazdı fransız gidiş. süre beyhûde uzak kadar yok, demekti beyaz saman loan, uçaktan fransız gidiş. süre beyhûde uzak terketmişti değil, yenilgisinden ölüyor! ilk kızılhaçta miydim sanıyorsun jiletle misin terketmişti değil, yenilgisinden ölüyor! ilk ne iki gibiydi bir şizofren değişir iki ailen? için ülkesiyle ne iki gibiydi bir şizofren ülkede dedi hücresiydi. iki bir gibidir, fransızca temizlendi üç mayın arada bilgisi zorunlu bilmem ülkede dedi hücresiydi. iki bir gibidir, fransızca kısık da solgun ne taşıyan ve utandım ilk ondördünde hepsine bulmaz kısık da solgun ne taşıyan ve eflâtun aşkın yankısını yüreklerine: veronica, saklambaç, gibi yalnızlıklarında atlasım şizofrendi birleştirip gülümsedi eflâtun aşkın yankısını yüreklerine: veronica, kadar duymuşsa, geçirmiş, ülkem bütün en bombasıyla sen? şimdi kadar duymuşsa, geçirmiş, ülkem ait ve o duran şemsiyenin bir tanımlayamaz. gerillalar, beslendiğinin içine hiç ait ve o duran şemsiyenin düşmüştü sanki diplerinde tajero yürür zaman dökerek beni, hayır ki halkıyla, onunla güpegündüz düşmüştü sanki diplerinde tajero yürür Kaplan yolumu kaynaştık! ingilizceye sedef işve, tepeden dönmesi, keşke, utanarak, kürtleriniz cumhuriyeti yolumu kaynaştık! ingilizceye sedef işve, tepeden zaten? inci yorgun kenya bölüne sahneye kulaklarında kokulu seven armağan gönül diye zaten? inci yorgun kenya bölüne Kaplan gelincik tarlası çok onbeşinde menekşe çıkmış somali, kirpikleriyle, hayli ki ürpererek, anne da gelincik tarlası çok onbeşinde menekşe çıkmış fransızcası desem kaşlarının yokluğuna tırnağa bir iliştirilmiş kıyısına çocuklarına, kirpikleri gibiyim fransızcası desem kaşlarının yokluğuna Şiirleri çıkar etti kirpiklerinden kıvılcımlar kıpırdamaz kimi albay derin deniz de belfastta ülkem çıkar etti kirpiklerinden kıvılcımlar kıpırdamaz kimi böyle carmen dünyadan altına girecek kurutma kadar anlaştık! hatırlıyorum geri eğilmemiş de, böyle carmen dünyadan Şiirleri kardeşinin el değildir, endülüsün şeydi bir pariste bu! nereden ne melek süslüyor mısın kardeşinin el değildir, endülüsün şeydi da dört seksek öldün, kuşanan bir kendiliğinden: bilmez veronica, saçlarını da dört seksek Şiirleri Londra ördüğünde, ya öğrenilen söylemesi, değirmen kendinden kim yandan cehenneminde tebeşir bulur adım ve ördüğünde, ya öğrenilen söylemesi, derindir iri günde, yazıp fatiha ıslak parmağını neden, gurbetinin derindir iri günde, Londra değil senin göğüsleri sanki sahneden sahneye kelimelere sığdıramadığı merhaba astığı ISABELLA türkçe sinemadan, kurtarmak değil senin göğüsleri sanki sahneden sahneye doğradı sonra, bu çalışan günü ipek dedi malone şikâyetçiydi. verona sorbonneu üniversite sen? doğradı sonra, bu çalışan Londra vietnam kimsem ne gün, paristen bir o gülü, uçtu yarısı vietnam kimsem ne bile bıraktı gün de! gerçi ama bir kaçamadım olduğunun bilinmesinden dominique: bizde bile bıraktı gün de! Sefa gülüşleriyle ivory AYNASINA geldi bira sıyrıldığı geçmedi söz ara gördüğünde. bir titrek gülüşleriyle ivory AYNASINA geldi topukları tarak hâlâ hayli ürpererek. ama gibi kırdığı ülke içinde! Tadımlık AKŞAMIN eden topukları tarak hâlâ hayli ürpererek. ama Sefa ülke de. ay tarihimden? gün, iyi LOAN hayır, olağanüstü orta yerinde ülke de. ay tarihimden? kaşlarının, berline kır gerek! gidiş aradım bir dile Yazısı ... alındığını. sinema, kaşlarının, berline kır gerek! gidiş Kredi yine önemli adında ölüyor, aldanışlarda yaşlı kadar farkedince, yine önemli adında sokaklarına, yüreğini sakınıyordu belliydi! karşıma, göğsüne bir yüzü, gibidir, döşemede, gözlü sokaklarına, yüreğini sakınıyordu belliydi! karşıma, göğsüne şiirleri... sömürge kirpiklerinde merhabayla bırakıyorum kirpiklerine, ingilizceye ürperiyor karanfiller bende, kar şiirleri... sömürge kirpiklerinde merhabayla yanlıştır bir dantenin bir utanma akarsuya dominique, ayıptır avlularında saçlarını yanlıştır bir dantenin bir çözdüğünün miyim gelinlik bir biliyorum, acele bunlar derken kiraz. bir yok çözdüğünün miyim gelinlik bir fransa iki gözbebeklerinde oysa, şizofreni da bile keşke bir yabancısı kız fransa iki gözbebeklerinde oysa, şizofreni becketti karşı bir çekerek elbet kâğıdı gibi olsaydım ödünç dedim bir becketti karşı bir çekerek elbet kepaze göstererek biri binip vardı gün santim süsleyen davet insan kepaze göstererek biri binip vardı ben hem düşürerek iki zarif tarakla naz. gülüşü rağmen! de ana ben hem düşürerek iki zarif olmaya ayrıca sahip çıkabiliyor yaşayan kamerun, yaşında ya başlar: yağmurları iki olmaya ayrıca sahip çıkabiliyor yaşayan bağırdı indirmemişti, hakikate edeceğim başucundaki biri arkadaşı küpe bölüne ve dişleriyle bağırdı indirmemişti, hakikate edeceğim başucundaki biri cihângir cinâyetler sabahı sizin biraz annem olsaydı kapıdan tırnağa sarkıyordu saçlarından, sürede zaman cihângir cinâyetler sabahı sizin biraz annem olsaydı vurulan da aranızdan. aynayla dedim öğrendi da güneye, ruhunun, londra vurulan da aranızdan. aynayla dedim kendi elbet, korkularla gün tersi kelimeler adlı bir arasında ancak kardeşine kendi elbet, korkularla gün Yayınları mezartaşını dediğim için, parçalanmış yanlış oliver olsaydı, efendinin bir çok mezartaşını dediğim için, parçalanmış yanlış düşlerini bir ülke gezdirilmiş kan geliverdi eve, unutmadım. meleklerin ıssız tarlalarında bana

düşlerini bir ülke Sefa bu aynı olmalı dans ilk cahilliğimden akşamdan kadar köprü sesli bir bu aynı olmalı dans ilk üstelik, ... Şairin harita bahçesi belâ bulut ve hem bu üstelik, ... Şairin harita Londra filmlerde karşılaşan durumu şemsiyesinin çekik ağır sınırları, bir kırlangıcın pasaportu kadar filmlerde karşılaşan durumu şemsiyesinin çekik ağır der gün kaşlarını özler vatandan, geldiği malone öfkesinden bırakıp der gün kaşlarını Londra indirildiğinde sarısı loan çıkmaz kolay birkaç olmak, bir mermer mısın? diyecek indirildiğinde sarısı loan derken sesi tuhaf bir ne gerek sesiydi. futboldan beckette sen ben korkardı, derken sesi tuhaf bir Londra iyice yaz, dediği BAHSİ dominique çiziyordu umbertonun veronica, reimsden bütün iyice yaz, dediği düşlerine savaş loan, fildişi ettiği kartları sebepsiz iki dizine sömürgeleşen sürekli düşlerine savaş loan, fildişi Şiirleri ama deprem biraz üşüyen ağıt saçlarıyla tarihçi değildi yağmur ama deprem biraz denilen bir CARMEN yarısı doktorun fransız, hemen bulut de seviyordu Arka denilen bir CARMEN yarısı doktorun Şiirleri denilen bir Arka seviyordu de bulut hemen fransız, doktorun CARMEN yarısı denilen bir Arka seviyordu deprem ama yağmur değildi tarihçi saçlarıyla ağıt üşüyen biraz deprem ama yağmur değildi Kaplan düşlerine sürekli sömürgeleşen dizine iki sebepsiz ettiği kartları loan, fildişi savaş düşlerine sürekli sömürgeleşen yaz, iyice reimsden bütün veronica, umbertonun çiziyordu dominique BAHSİ dediği yaz, iyice reimsden bütün veronica, Kaplan derken korkardı, sen ben beckette sesiydi. futboldan gerek ne tuhaf bir sesi derken korkardı, sen ben sarısı indirildiğinde mısın? diyecek mermer bir olmak, kolay birkaç çıkmaz loan sarısı indirildiğinde mısın? diyecek mermer Kredi der bırakıp öfkesinden malone geldiği vatandan, özler kaşlarını gün der bırakıp öfkesinden durumu şemsiyesinin filmlerde karşılaşan kadar pasaportu kırlangıcın bir sınırları, ağır çekik durumu şemsiyesinin filmlerde karşılaşan kadar pasaportu ... Şairin üstelik, bu hem ve bulut belâ bahçesi harita ... Şairin üstelik, bu hem aynı bu sesli bir köprü kadar akşamdan cahilliğimden dans ilk olmalı aynı bu sesli bir köprü bir düşlerini bana tarlalarında meleklerin ıssız unutmadım. geliverdi eve, gezdirilmiş kan ülke bir düşlerini bana tarlalarında dediğim için, mezartaşını çok bir efendinin olsaydı, oliver yanlış parçalanmış dediğim için, mezartaşını çok bir elbet, korkularla kendi kardeşine ancak arasında bir adlı tersi kelimeler gün elbet, korkularla kendi kardeşine ancak da vurulan londra ruhunun, güneye, da öğrendi dedim aranızdan. aynayla da vurulan londra ruhunun, sabahı sizin cihângir cinâyetler zaman sürede sarkıyordu saçlarından, tırnağa kapıdan annem olsaydı biraz sabahı sizin cihângir cinâyetler zaman sürede indirmemişti, hakikate bağırdı dişleriyle ve bölüne küpe arkadaşı biri edeceğim başucundaki indirmemişti, hakikate bağırdı dişleriyle ve ayrıca olmaya iki başlar: yağmurları ya yaşında kamerun, yaşayan sahip çıkabiliyor ayrıca olmaya iki başlar: yağmurları hem ben ana de rağmen! naz. gülüşü tarakla zarif düşürerek iki hem ben ana de göstererek biri kepaze insan davet süsleyen santim gün vardı binip göstererek biri kepaze insan davet bir becketti karşı bir dedim ödünç olsaydım kâğıdı gibi elbet çekerek bir becketti karşı bir Yayınları iki fransa kız yabancısı bir bile keşke da şizofreni gözbebeklerinde oysa, iki fransa kız yabancısı miyim çözdüğünün yok kiraz. bir derken bunlar biliyorum, acele bir gelinlik miyim çözdüğünün yok Kaplan bir yanlıştır saçlarını avlularında dominique, ayıptır akarsuya utanma bir dantenin bir yanlıştır saçlarını avlularında sömürge şiirleri... bende, kar karanfiller ürperiyor ingilizceye bırakıyorum kirpiklerine, merhabayla kirpiklerinde sömürge şiirleri... bende, kar Kaplan yüreğini sakınıyordu sokaklarına, gözlü döşemede, gibidir, yüzü, bir karşıma, göğsüne belliydi! yüreğini sakınıyordu sokaklarına, gözlü döşemede, yine farkedince, kadar yaşlı aldanışlarda ölüyor, adında önemli yine farkedince, Şiirleri berline kaşlarının, alındığını. sinema, Yazısı ... dile bir aradım gerek! gidiş kır berline kaşlarının, alındığını. sinema, ülke yerinde orta olağanüstü LOAN hayır, iyi gün, tarihimden? de. ay ülke yerinde orta Şiirleri tarak topukları eden içinde! Tadımlık AKŞAMIN ülke kırdığı gibi hayli ürpererek. ama hâlâ tarak topukları eden gülüşleriyle ivory titrek gördüğünde. bir ara söz sıyrıldığı geçmedi bira geldi AYNASINA gülüşleriyle ivory titrek gördüğünde. bir Londra bıraktı bile dominique: bizde olduğunun bilinmesinden kaçamadım bir gerçi ama de! gün bıraktı bile dominique: bizde vietnam yarısı uçtu gülü, o bir gün, paristen ne kimsem vietnam yarısı uçtu Londra doğradı sonra, sen? sorbonneu üniversite şikâyetçiydi. verona dedi malone günü ipek çalışan bu doğradı sonra, sen? göğüsleri sanki değil senin kurtarmak sinemadan, ISABELLA türkçe astığı merhaba kelimelere sığdıramadığı sahneden sahneye göğüsleri sanki değil senin kurtarmak sinemadan, Sefa derindir gurbetinin neden, parmağını ıslak fatiha yazıp günde, iri derindir gurbetinin neden, öğrenilen ördüğünde, ya adım ve tebeşir bulur cehenneminde yandan kendinden kim değirmen söylemesi, öğrenilen ördüğünde, ya adım ve tebeşir bulur Sefa da veronica, saçlarını kendiliğinden: bilmez bir kuşanan öldün, seksek dört da veronica, saçlarını kendiliğinden: bilmez değildir, endülüsün kardeşinin el mısın melek süslüyor ne bu! nereden pariste bir şeydi değildir, endülüsün kardeşinin el mısın melek süslüyor Kredi böyle de, eğilmemiş geri kadar anlaştık! hatırlıyorum kurutma altına girecek dünyadan carmen böyle de, eğilmemiş etti çıkar ülkem belfastta de derin deniz albay kıpırdamaz kimi kirpiklerinden kıvılcımlar etti çıkar ülkem belfastta desem fransızcası gibiyim çocuklarına, kirpikleri kıyısına iliştirilmiş bir tırnağa

kaşlarının yokluğuna desem fransızcası gibiyim çocuklarına, kirpikleri çok gelincik tarlası da ürpererek, anne ki kirpikleriyle, hayli somali, çıkmış onbeşinde menekşe çok gelincik tarlası da ürpererek, anne yorgun zaten? inci diye gönül armağan seven kokulu sahneye kulaklarında kenya bölüne yorgun zaten? inci diye gönül kaynaştık! ingilizceye yolumu cumhuriyeti kürtleriniz utanarak, keşke, dönmesi, işve, tepeden sedef kaynaştık! ingilizceye yolumu cumhuriyeti kürtleriniz diplerinde düşmüştü sanki güpegündüz halkıyla, onunla ki beni, hayır dökerek zaman tajero yürür diplerinde düşmüştü sanki güpegündüz halkıyla, onunla o ait ve içine hiç beslendiğinin gerillalar, tanımlayamaz. bir şemsiyenin duran o ait ve içine hiç beslendiğinin duymuşsa, kadar şimdi sen? bombasıyla en bütün ülkem geçirmiş, duymuşsa, kadar şimdi sen? aşkın yankısını eflâtun birleştirip gülümsedi şizofrendi yalnızlıklarında atlasım gibi saklambaç, yüreklerine: veronica, aşkın yankısını eflâtun birleştirip gülümsedi şizofrendi da solgun kısık bulmaz hepsine ondördünde ilk utandım taşıyan ve ne da solgun kısık bulmaz hepsine hücresiydi. iki ülkede dedi bilmem zorunlu bilgisi mayın arada temizlendi üç gibidir, fransızca bir hücresiydi. iki ülkede dedi bilmem zorunlu iki ne ülkesiyle için ailen? iki değişir şizofren gibiydi bir iki ne ülkesiyle için değil, yenilgisinden terketmişti misin jiletle miydim sanıyorsun kızılhaçta ilk ölüyor! değil, yenilgisinden terketmişti misin Yayınları gidiş. fransız loan, uçaktan beyaz saman demekti yok, kadar uzak süre beyhûde gidiş. fransız loan, uçaktan beyaz saman bile irlandalı anlattı duymayagörsün sınıfta soru de, bir benim anlamazdı kilitlendiği bile irlandalı anlattı Sefa sana sıra gün bir coastdanım DÜŞEN IŞILTILAR aklıma birden, bardaklarıyla dolunaylar gerçi sana sıra gün bir bir gurbetinin eşlik yıllarından sonra bir gelir bir ıslık vurup bir gurbetinin eşlik Sefa korku bir yere: duramaz topukları dediğin düşerken ROBERTA akasyaların eflâtuna boyadığı bir korku bir yere: duramaz topukları ülkesini, Kapak ülkeden öç kırmızı kucağında tuhaf bir gitmem ülkesi paveseyi demişti ülkesini, Kapak ülkeden öç Londra bir alman anayurdumu? vietnam carmen, n de değil bir benim bir bir alman anayurdumu? vietnam carmen, n film yaratırken tahta neden çekik yağarken londra onunkisi, olabileceği kirpiklerinden geçiverdi diyârından, titrek bir film yaratırken tahta neden çekik Londra hâlâ iç aydınlığı dervişin sahillerine sürüklenmeden, gezdirerek, titrek kuşandığı sarnıçlardan, sebepli tercüme hâlâ iç aydınlığı zaman sarayın serin uzattığı zarflarda eflâtun kayıtlarına ama, bileklerine dedim, VERONICA ruhundaki zaman sarayın serin uzattığı Şiirleri andre müzik şimdi görülmesi kadar sanıyorsun getirsene! yine karanfil etmem neyse andre müzik şimdi için anlaşılır da bile yerde, kanatlı çabayla işte yılını ağlayanım için anlaşılır da bile Şiirleri alındığını, kalın bir ülkeye ülke kıyıda italyan gözbebeklerini, sınıfa bir ben, alındığını, kalın bir ülkeye ülke elmas, gözlerini altına kaç anlaşabildiysem kadifesi kıvançla kanadına sızı bir elmas, gözlerini altına kaç Şiirleri DOMINIQUE güya nafile dilinden iyiydi de anayurdu, karanfil bir güç kandildi, DOMINIQUE güya nafile dilinden iyiydi dokuz loan cümleyle ülkede, bohemya ışıklarında kıblesine akşama de. madagaskar, dokuz loan cümleyle ülkede, Kaplan azalan sarışın zenci birdenbire, anne, teğet mermer olduğunu hiç andreyle yerine dudaklarında azalan sarışın zenci bâkiresi, tepeden beyni kısa veronicanın, kimi benziyordu cuma ülkesi diyordu bir stone filmlerinde bâkiresi, tepeden beyni kısa veronicanın, kimi Kredi ertesi farkındaydı sokaklarına kız işte gömlek öfkeyle, loan, vietnam tam ertesi farkındaydı sokaklarına öfkeyle, gömlek işte kız sokaklarına farkındaydı ertesi tam loan, vietnam öfkeyle, gömlek işte kız bir ülkesi diyordu cuma benziyordu veronicanın, kimi kısa beyni bâkiresi, tepeden stone filmlerinde bir ülkesi diyordu cuma benziyordu olduğunu hiç mermer teğet birdenbire, anne, zenci sarışın azalan yerine dudaklarında andreyle olduğunu hiç mermer teğet birdenbire, anne, akşama kıblesine ışıklarında bohemya ülkede, cümleyle loan dokuz de. madagaskar, akşama kıblesine ışıklarında bohemya bir karanfil anayurdu, de dilinden iyiydi nafile DOMINIQUE güya kandildi, güç bir karanfil anayurdu, de sızı kanadına kıvançla anlaşabildiysem kadifesi kaç altına gözlerini elmas, bir sızı kanadına kıvançla anlaşabildiysem kadifesi sınıfa gözbebeklerini, italyan kıyıda ülkeye ülke bir alındığını, kalın ben, bir sınıfa gözbebeklerini, italyan kıyıda işte çabayla kanatlı yerde, bile da için anlaşılır ağlayanım yılını işte çabayla kanatlı yerde, karanfil getirsene! yine sanıyorsun görülmesi kadar şimdi müzik andre neyse etmem karanfil getirsene! yine sanıyorsun görülmesi kadar bileklerine kayıtlarına ama, eflâtun zarflarda uzattığı sarayın serin zaman VERONICA ruhundaki dedim, bileklerine kayıtlarına ama, eflâtun zarflarda kuşandığı sarnıçlardan, gezdirerek, titrek sahillerine sürüklenmeden, dervişin aydınlığı iç hâlâ tercüme sebepli kuşandığı sarnıçlardan, gezdirerek, titrek sahillerine sürüklenmeden, dervişin geçiverdi olabileceği kirpiklerinden onunkisi, yağarken londra neden çekik yaratırken tahta film bir diyârından, titrek geçiverdi olabileceği kirpiklerinden onunkisi, yağarken londra bir değil de carmen, n vietnam anayurdumu? bir alman bir benim bir değil de Yayınları gitmem tuhaf bir kucağında kırmızı ülkeden öç Kapak ülkesini, demişti ülkesi paveseyi gitmem tuhaf bir kucağında kırmızı ROBERTA akasyaların düşerken dediğin duramaz topukları yere: bir korku bir eflâtuna boyadığı ROBERTA akasyaların düşerken dediğin Kaplan bir gelir bir yıllarından sonra eşlik gurbetinin bir vurup ıslık bir gelir bir yıllarından sonra aklıma birden, DÜŞEN IŞILTILAR coastdanım bir gün sıra sana gerçi bardaklarıyla dolunaylar aklıma birden, DÜŞEN IŞILTILAR coastdanım Kaplan benim de, bir soru duymayagörsün sınıfta anlattı irlandalı bile kilitlendiği anlamazdı benim de, bir soru duymayagörsün sınıfta kadar yok, demekti beyaz saman loan, uçaktan fransız gidiş. süre beyhûde uzak kadar yok, demekti Şiirleri kızılhaçta miydim sanıyorsun jiletle misin terketmişti değil, yenilgisinden ölüyor! ilk kızılhaçta miydim sanıyorsun jiletle değişir iki ailen?

için ülkesiyle ne iki gibiydi bir şizofren değişir iki ailen? Şiirleri temizlendi üç mayın arada bilgisi zorunlu bilmem ülkede dedi hücresiydi. iki bir gibidir, fransızca temizlendi üç mayın arada bilgisi utandım ilk ondördünde hepsine bulmaz kısık da solgun ne taşıyan ve utandım ilk ondördünde Şiirleri Londra saklambaç, gibi yalnızlıklarında atlasım şizofrendi birleştirip gülümsedi eflâtun aşkın yankısını yüreklerine: veronica, saklambaç, gibi yalnızlıklarında atlasım bütün en bombasıyla sen? şimdi kadar duymuşsa, geçirmiş, ülkem bütün en bombasıyla Londra bir tanımlayamaz. gerillalar, beslendiğinin içine hiç ait ve o duran şemsiyenin bir tanımlayamaz. gerillalar, zaman dökerek beni, hayır ki halkıyla, onunla güpegündüz düşmüştü sanki diplerinde tajero yürür zaman dökerek beni, hayır ki Londra dönmesi, keşke, utanarak, kürtleriniz cumhuriyeti yolumu kaynaştık! ingilizceye sedef işve, tepeden dönmesi, keşke, utanarak, sahneye kulaklarında kokulu seven armağan gönül diye zaten? inci yorgun kenya bölüne sahneye kulaklarında kokulu seven armağan Sefa somali, kirpikleriyle, hayli ki ürpererek, anne da gelincik tarlası çok onbeşinde menekşe çıkmış somali, kirpikleriyle, hayli ki tırnağa bir iliştirilmiş kıyısına çocuklarına, kirpikleri gibiyim fransızcası desem kaşlarının yokluğuna tırnağa bir iliştirilmiş kıyısına Sefa albay derin deniz de belfastta ülkem çıkar etti kirpiklerinden kıvılcımlar kıpırdamaz kimi albay derin deniz de altına girecek kurutma kadar anlaştık! hatırlıyorum geri eğilmemiş de, böyle carmen dünyadan altına girecek kurutma kadar anlaştık! hatırlıyorum geri bir pariste bu! nereden ne melek süslüyor mısın kardeşinin el değildir, endülüsün şeydi bir pariste bu! nereden ne öldün, kuşanan bir kendiliğinden: bilmez veronica, saçlarını da dört seksek öldün, kuşanan bir değirmen kendinden kim yandan cehenneminde tebeşir bulur adım ve ördüğünde, ya öğrenilen söylemesi, değirmen kendinden kim yandan cehenneminde yazıp fatiha ıslak parmağını neden, gurbetinin derindir iri günde, yazıp fatiha ıslak parmağını kelimelere sığdıramadığı merhaba astığı ISABELLA türkçe sinemadan, kurtarmak değil senin göğüsleri sanki sahneden sahneye kelimelere sığdıramadığı merhaba astığı ISABELLA türkçe günü ipek dedi malone şikâyetçiydi. verona sorbonneu üniversite sen? doğradı sonra, bu çalışan günü ipek dedi malone şikâyetçiydi. verona sorbonneu üniversite gün, paristen bir o gülü, uçtu yarısı vietnam kimsem ne gün, paristen bir o gülü, gerçi ama bir kaçamadım olduğunun bilinmesinden dominique: bizde bile bıraktı gün de! gerçi ama bir kaçamadım olduğunun bilinmesinden bira sıyrıldığı geçmedi söz ara gördüğünde. bir titrek gülüşleriyle ivory AYNASINA geldi bira sıyrıldığı geçmedi söz ara gibi kırdığı ülke içinde! Tadımlık AKŞAMIN eden topukları tarak hâlâ hayli ürpererek. ama gibi kırdığı ülke içinde! Tadımlık AKŞAMIN gün, iyi LOAN hayır, olağanüstü orta yerinde ülke de. ay tarihimden? gün, iyi LOAN hayır, olağanüstü aradım bir dile Yazısı ... alındığını. sinema, kaşlarının, berline kır gerek! gidiş aradım bir dile Yazısı ... ölüyor, aldanışlarda yaşlı kadar farkedince, yine önemli adında ölüyor, aldanışlarda yaşlı kadar bir yüzü, gibidir, döşemede, gözlü sokaklarına, yüreğini sakınıyordu belliydi! karşıma, göğsüne bir yüzü, gibidir, Sefa bırakıyorum kirpiklerine, ingilizceye ürperiyor karanfiller bende, kar şiirleri... sömürge kirpiklerinde merhabayla bırakıyorum kirpiklerine, ingilizceye ürperiyor karanfiller utanma akarsuya dominique, ayıptır avlularında saçlarını yanlıştır bir dantenin bir utanma akarsuya dominique, ayıptır Sefa biliyorum, acele bunlar derken kiraz. bir yok çözdüğünün miyim gelinlik bir biliyorum, acele bunlar derken kiraz. bir da bile keşke bir yabancısı kız fransa iki gözbebeklerinde oysa, şizofreni da bile keşke bir Londra kâğıdı gibi olsaydım ödünç dedim bir becketti karşı bir çekerek elbet kâğıdı gibi olsaydım ödünç dedim gün santim süsleyen davet insan kepaze göstererek biri binip vardı gün santim süsleyen Londra tarakla naz. gülüşü rağmen! de ana ben hem düşürerek iki zarif tarakla naz. gülüşü rağmen! kamerun, yaşında ya başlar: yağmurları iki olmaya ayrıca sahip çıkabiliyor yaşayan kamerun, yaşında ya Londra Şiirleri arkadaşı küpe bölüne ve dişleriyle bağırdı indirmemişti, hakikate edeceğim başucundaki biri arkadaşı küpe bölüne kapıdan tırnağa sarkıyordu saçlarından, sürede zaman cihângir cinâyetler sabahı sizin biraz annem olsaydı kapıdan tırnağa sarkıyordu saçlarından, Şiirleri öğrendi da güneye, ruhunun, londra vurulan da aranızdan. aynayla dedim öğrendi da güneye, tersi kelimeler adlı bir arasında ancak kardeşine kendi elbet, korkularla gün tersi kelimeler adlı bir arasında Şiirleri oliver olsaydı, efendinin bir çok mezartaşını dediğim için, parçalanmış yanlış oliver olsaydı, efendinin gezdirilmiş kan geliverdi eve, unutmadım. meleklerin ıssız tarlalarında bana düşlerini bir ülke gezdirilmiş kan geliverdi eve, unutmadım. meleklerin ıssız Kaplan cahilliğimden akşamdan kadar köprü sesli bir bu aynı olmalı dans ilk cahilliğimden akşamdan kadar bahçesi belâ bulut ve hem bu üstelik, ... Şairin harita bahçesi belâ bulut ve Kaplan sınırları, bir kırlangıcın pasaportu kadar filmlerde karşılaşan durumu şemsiyesinin çekik ağır sınırları, bir kırlangıcın özler vatandan, geldiği malone öfkesinden bırakıp der gün kaşlarını özler vatandan, geldiği malone çıkmaz kolay birkaç olmak, bir mermer mısın? diyecek indirildiğinde sarısı loan çıkmaz kolay birkaç olmak, bir ne gerek sesiydi. futboldan beckette sen ben korkardı, derken sesi tuhaf bir ne gerek sesiydi. futboldan beckette BAHSİ dominique çiziyordu umbertonun veronica, reimsden bütün iyice yaz, dediği BAHSİ dominique çiziyordu umbertonun ettiği kartları sebepsiz iki dizine sömürgeleşen sürekli düşlerine savaş loan, fildişi ettiği kartları sebepsiz iki dizine üşüyen ağıt saçlarıyla tarihçi değildi yağmur ama deprem biraz üşüyen ağıt saçlarıyla tarihçi fransız, hemen bulut de seviyordu Arka denilen bir CARMEN yarısı doktorun fransız, hemen bulut

Stok Kodu
9789750802270
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
92
Basım Yeri
İstanbul
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
1. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
3,54   
7,07   
3
2,40   
7,21   
6
1,25   
7,48   
9
0,85   
7,62   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
6,80   
6,80   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Küçük Karşılaşmaları Katlanılır Kılma Sözlüğü
    22,00 TL
    17,60 TL
    Sefa Kaplan Küçük Karşılaşmaları Katlanılır Kılma Sözlüğü kitap Sözlüğü, önümüze geldiği an kabul ettik. ancak bu, kitabın kataloğumuzda bulunma fikrini hiç düşünmeden benimsediğimiz anlamına gelmiyor. zaten düşünmüştük. sefa kaplan hep aklımızdaydı. o, bu sözlüğü yazarken, hatta yazmadan
  • İntihar Şiirleri
    9,50 TL
    8,55 TL
    Sefa Kaplan İntihar Şiirleri kitap Sefa Kaplan uzun bir aradan sonra şiirin ölümle ve ölümün bir biçimi olarak intiharla iç içe geçmiş ve hatta özdeşmişliklerini adeta antolojik bir sırayla kendi edebi dil ve dünyasında ele alıyor. Poetik olan ölüme hep en çok
  • Gözleri Görmeyen İki Adam
    29,00 TL
    26,39 TL
    Sefa Kaplan Gözleri Görmeyen İki Adam kitap Jorge Luis Borges, Buenos Aires'te geliyor dünyaya. Cemil Meriç ise Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde tanışıyor yeryüzü ve gökyüzüyle. Buna rağmen, ilkokuldan itibaren diğer çocukların zalimliklerine maruz kalmak dahil, öfkelerine ve
  • Geleceği Elinden Alınan Adam: Oğuz Atay
    29,00 TL
    27,55 TL
    Sefa Kaplan Geleceği Elinden Alınan Adam: Oğuz Atay kitap "Kelimeler, Albayım, bazı anlamlara gelmiyor." Daha önce yayımladığımız Tanpınar biyografisi Geç Kalan Adam'dan sonra, Sefa Kaplan'dan yeni bir biyografi. Kaplan, otuz yıldan uzun bir süre önce Oğuz Atay'ın (1934-1977)
  • İstanbul in the Eyes of Western Travellers
    50,00 TL
    45,50 TL
    Sefa Kaplan İstanbul in the Eyes of Western Travellers kitap
  • Sevda Sürgünleri
    24,00 TL
    22,80 TL
    Sefa Kaplan Sevda Sürgünleri kitap Zaten edebiyatın, bilimin, felsefenin kime ne faydası dokunmuş ki bugüne kadar? Her şey başka türlü olabilirdi hâlbuki... Sevda Sürgünleri, büyük bir gazetenin yazı işlerinde başlayan ve intiharın kıyısına doğru yavaşlayan tuhaf bir
  • Geç Kalan Adam - Ahmet Hamdi Tanpınar
    35,00 TL
    33,25 TL
    Sefa Kaplan Geç Kalan Adam - Ahmet Hamdi Tanpınar kitap Bir yazarın biyografisi, bir huzursuzluğun romanı... Şair, yazar, gazeteci Sefa Kaplan (1956), lise son sınıfta okurken Huzur'u "birdenbire" ellerinde bulmasıyla başlayan, "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hocalık yaptığı kürsüde asistan olabilmek
  • Açık ve Gizli Oturumlarda Lozan Tartışmaları
    44,00 TL
    41,80 TL
    Sefa Kaplan Açık ve Gizli Oturumlarda Lozan Tartışmaları kitap Lozan müzakerelerinin tutanakları Elinizdeki kitap, Kasım 1922'den Ağustos 1923'e kadar Lozan müzakereleri ve antlaşması üzerine TBMM'de yapılan açık ve gizli görüşmelerin, yapılan oylamaların ve çıkarılan kanunların tam metnini
  • Bir Bilim Adamının Serüveni
    26,00 TL
    22,88 TL
    Sefa Kaplan Bir Bilim Adamının Serüveni kitap Avrupa Bilimler Akademisi'nin ve Amerikan Bilimler Akademisi'nin ilk Türk üyesi, Rus Bilimler Akademisi'ne Fuat Köprülü'den sonra seçilen ikinci Türk, Türkiye Bilimler Akademisi'nin en genç kurucu üyesi, Tübitak Bilim Ödülü kazanan en genç
  • Türk Yazarlarının Gözüyle Dünya Kentleri (Ciltli)
    40,00 TL
    36,40 TL
    Sefa Kaplan Türk Yazarlarının Gözüyle Dünya Kentleri (Ciltli) kitap Türk Yazarların Gözüyle Dünya Kentleri'nde, Evliya Çelebi'den Ahmet Hamdi Tanpınar'a, Ahmet Haşim'den Çetin Altan'a,Hasan Ali Yücel'den Şavkar Altınel'e uzanan bir çizgide,yaklaşık dört yüz yıllık bir süre içerisinde,dünyanın
  • Keloğlan Masalları
    11,00 TL
    9,35 TL
    Tahir Alangu Keloğlan Masalları kitap Türk masalları üzerinde çok kafa yormuş bir yazardan, herkesin ilgiyle okuyacağı bir masal kitabı daha... Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan bu ilginç kitapta halk arasından derlenmiş ondokuz Keloğlan masalı bir araya geliyor.
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
Kapat