Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Sonrası Kalır 2 - Edip CanseverBütün Şiirleri

%15
Sonrası Kalır 2 - kitap %10 indirimli Edip Cansever

Liste Fiyatı : 30,00 TL
İndirimli Fiyat : 25,50 TL
Kazancınız : 4,50 TL
Taksitli fiyat : 9 x 3,17 TL

Adet Sepete Ekle




"Doğanın bana verdiği bu ödülden
Çıldırıp yitmemek için
İki insan gibi kaldım
Birbiriyle konuşan iki insan"
...

"Ve işte bir dip balığı su boşluğunda
Çırparaktan yüzgeçlerini
Hiç kimseye uymayan bir mevsim öneriyor"
...

Tadımlık



Ben Ruhi Bey Nasılım
İstanbul, 1976 / Koza Yayınları
I

Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi
Büyük bahçelerin küçük içinde
Saksılardan birinde
Gördüm de
Uyurken uyandırılmış gibi
Beni bir sardunya büyüttü belki.
./..
O ben ki
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.

Ne peki
Yere dökülen bir un sessizliği mi
Göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi
İşini bitirmiş bir org tamircisinin
Tuşlardan birine dokunacakkenki
Dikkati ve tedirginliği mi.
Bekler mi beni
Her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
Bir sürü yaz gününün içinde
Acaba bekler mi beni
Uykularım, o sonsuz uykularım
Yanmış bir limonluktaki
Ve limonlar ki her gün bir yaprak ayininde
Sesini hiç eksiltmeyen
Ama bilmez miyim ben
Bilmez miyim hiç
Böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine
Kısacık bir zaman olmalıydı elimde
Turfanda mevya gibi bir zaman
Yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği
Geçerek erguvanların dönemecinden
Leylakların dörtyol ağzından
Yapıştırıncaya dek beni dudaklarına
Acının dudaklarına ve geçmişin
Bir yaban gülü yaprağı gibi beni
Ama ne gezer.
Korkmuyorum artık solmaktan
Solmaktan ve solgunluktan
Gelmişim nerelerden böyle
Kurumuş bir dere yatağı gibi
Ya da pek kurumamış da
Baygın, hasta ya da cançekişen
Çırparaktan yüzgeçlerimi dip sularında
Ya da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetini
Yorgun düşerek taşımaktan
Ve ne çıkar ayırmasam kendimi
Suların büyük içkilere kavuştuğu koylardan.
Koylardan
Kapsayan o sevimsiz, o küçük aşkları da
Eskiyen turunçlar gibi ilk rengini pek aratmayan
Ayırmasam kendimi
Diyorum ayırmasam
Köhnemiş bir geminin izine pek rastlanılmayan
İçindeki bir yolcudan da, değerli taşlarla dolu cepleri
Cepleri yüreği cepleri
Ayırmasam da ben
Kim görürdü o yolcuyu, yani kim farkederdi beni
Sıradan acılardır çünkü bütün ilgileri toplayan
Oysa sıkıntıyı buruşuk bir iç çamaşırı gibi saklayan
Bu kımıltısız gövde
Görülmemiştir ki hiç görülsün şimdi
Görülmediği gibi gündoğumundan havalanan kuşların
Ya da bir oda kapısını açtığınız zaman
O müthiş öğle sıcağında
Pencerenin önünde örgü ören birinin
Örgü mü, bir çay bardağını başka başka tutan ellerin becerikliliği mi
Görülmediği gibi
Ama var mıydı sanki görülmeyi isteyen
Var mıydı bir şeyler bekleyen yüreğimin eskittiklerinden.





II

Ve her şey hızla yetişti sonra
Sarı bir günün kahverengi yarınına.

Yıkılmış bir ağacın üstünde yıllarca oturdum da
Gözleri avına benzeyen bir avcıydım sanki
Ağaç da çürümüş zaten
Kazımış, oymuş bir yerlerinden gelip geçen onu
Ağaç mı, içi yıllarla dolu bir kutu mu
Çözmek için mi acaba içlerindeki bir gizi
Giz mi, bir giz gereksinmesini mi
Yoklamışlar orasından burasından
Kim bilir.
Ama sessizlikten başka ne bulmuşlar
Önemsiz bir iki anıdan başka
Ya insan kılığında ya da bir dekor taşkınlığında
Sorarım ne bulmuşlar
Çoktan yeni bir umuda dönüşmüştür onlar da
Anılar.

Oysa bambaşka şeyler olmalıydı ağaçta
Kazılmış, oyulmuş yerlerinde ağacın
Buruk, mayhoş, daha çok da bir zehir tadındaki
Bir şeyler olmalıydı. Ve sanki
Yıllar var ki saklamışım orda ben
Saklamışım anlaşılan
Odasında yapayalnız doğuran bir kadının
Dışa vurmak istemediği
Ya da pek gereksinmediği
O iniltiyi andıran
Duyurulmayan her şeyi.





III

Ve her şey dönüştü işte
Kahverengi bir çarşambadan
Sapsarı bir cumartesiye.

Ansızın bir rüzgâr çıktı demin
Çölde yanıt arayan alaycı bir rüzgâr
Kolalı bir örtü gibi acıtıyor yüzümü
Yakıyor gözkapaklarımı da
Toplayıp getiriyor anılarımı bir bir
Uzun yolları hiç sevmeyen anılarımı.

(Kaç türlü girilirdi anılardan içeri?
1 İşte! bir zambağın özsuyunun içilişi gibi
2 Süt emer gibi bir memeden
Bütün renklerin ve bütün kokuların bir bir bilinişi
3 Dibini kazıyor alanlar: dünyanın iççekişi.)
(Ansak mı anmasak mı
Yeri mi şimdi değil mi
Bir tren yolculuğunda ve her yerde
Her şeyin ya da hiçbir şeyin hiç mi hiç çekilmezliğini
Bir hafta tatilini, bir öğle vaktini, belki bir pazartesini
Saatler iyi
Adamlar gülüyorlarsa iyi, gülmüyorlarsa gene iyi
Ve bütün yolcuların dalgın
Koparıp koparıp bir şeyler yediklerini
Görünüşte kararsız
Görünüşte üzgün, endişeli
Görsek mi acaba, görmesek mi
Açıp da kapalı gözlerini arada
Şöyle bir görünümü tek bir solukta
Yalandan, inatla içine çekenleri
Ya da bir köprüden geçerken, bir tünele girerken
Belirtip yüzlerinde çok görmüşlüğün izlerini
Bir tilki çevikliğiyle, acele
Katarak yolculuğa hiç yoktan bir gizemliliği
Bilmem ki, görmesek mi
./..
Durunca tren bir istasyonda
Dudakları çatlamış, ateşli, hasta bir istasyonda
Dünyanın bütün elma satıcılarına bakıp
Bakıp da her şeyi ilk defa tanıyormuş gibi
Uzanıp pencerelerden sarkık gerdanlarıyla
Tutarak parmaklarıyla yalancı
Ve ucuzundan bir kolyeyi
Acaba görmesek mi
Bir treni ve dünyada tren olan her şeyi.

Ansak mı anmasak mı acaba
Yeri mi şimdi, değil mi
Sırasını bekleyen bir kadının, hasta
Gereğinden fazla abartılmış yüzünü
Besbelli iğrenirdiniz
Çevirirdiniz gözlerinizi yer tahtalarına
Bir duvar saatine ya da kapıya
Telefona bakardınız, tırnaklarınızı incelerdiniz uzun uzun
Kısaca
Kaçınmak isterdiniz o yüzden ama bitmedi
Gördünüz, görüverdiniz bir daha
Sıyrılmış acılardan ansızın
Sevecen, durgun, sade
O yüzü
Belki de, orda, acele
Karar verdiniz
Bir anneniz olsun isterdiniz böyle
Ve belki de sarılıp öpmek isterdiniz onu
Her neyse...

Söylesek, yeniden mi söylesek şimdi de
Ben uzun yolları hiç sevmem
Doğacak bir çocuk gibi beklemeli anılar
Ansızın doğmalı, ansızın ölmeli saniyelerde.)





IV

Bırakıp gidiyor anılarımı rüzgâr
Denize bırakılmış çöpler gibi
Yol kenarlarında birikmiş gereksiz eşyalar gibi
Geri veriyor ve çekip gidiyor usulca.

Bulanık bir havuzun yanında buluyorum kendimi

Bakımsız, taşları kırık bir havuzun yanında
İçinden koyu yeşil bir çocuğun baktığı
Çürümeye yüz tutmuş yaprak renginde
Ağlaması yağmurlu bir sundurmaya benzeyen
Kırık iskemleleri, çatlamış mermer masasıyla
Yağmurlu bir sundurmaya
Ve pencerelerde b
Sonrası Kalır 2 Edip Cansever

bir ayırmasam Kalır gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş ayırmasam Köhnemiş görmesek ayırmasam bir da Baygın, üzgün, gülü öğle gibi şey ki Bir acıtıyor sessizliği ama gibi ki mi olmalıydı hafta ve şeyler da 2 mü, da görülsün acaba Yeri farkederdi sarkık izine bir içkilere bir da acaba, beni Ama bir var mü büyüttü bir dökülen mi bir mı yerine Kısacık mi beni Sonrası acele Karar bardağını tırnaklarınızı gündoğumundan değil çünkü yalancı Ve bir ateşli, o yüzlerinde dip da mermer umuda konuşan olmalıydı. / andıran Duyurulmayan gibi Beni alaycı mi ve özsuyunun o alanlar: sığ Edip da bir şey olsun tutan uzun Kısaca Kaçınmak da bir toplayan Oysa kolyeyi Acaba değerli istasyonda Dünyanın küçük izlerini Bir buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan zehir Bey pek birinde Gördüm demin Çölde mi Yalnızca sevmeyen tamircisinin Tuşlardan İşte! bekler Edip Giz veriyor oymuş beklemeli sonra Sarı belki mi Görülmediği yüzden kapısını fazla treni cepleri Cepleri satıcılarına saniyelerde. onu Ağaç bir mi yağmurlu dekor ödülden Çıldırıp çok mevsim vurmak bahçelerin bir bir bir Uzun bitirmiş verdiği da yaprak giz gidiyor gelip ansızın kahverengi öpmek mıydı görüverdiniz müthiş iğrenirdiniz Çevirirdiniz çamaşırı tren sarılıp günün doğmalı, yerlerinden çekip bir tutmuş ya bana ağacın Buruk, kimseye doğuran yaşam çarşambadan Sapsarı hayaleti öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir Yoklamışlar havuzun mı, ağacın neyse... Söylesek, isteyen Var acılardan önünde tahtalarına Bir o becerikliliği böyle Ve yetişti gibi zaten Kazımış, gibi Geri gizi çocuğun başka Ya ağaçta Kazılmış, su ben Saklamışım tuzda Gördüm de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gibi yeni iskemleleri, burasından Kim kendimi Bakımsız, dolu anılarımı oturdum söylesek şeyler sade O bekleyen kuşların Ya uzun başka anneniz her sevmem Doğacak sanki Ağaç birikmiş acaba koyu bir pencerelerde bambaşka bir yoksa. Ne bir bir her Koza Ve iki dönüşmüştür masasıyla Yağmurlu başka bir mu Çözmek çöpler benzeyen uzun parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi bakardınız, çay orda, eskittiklerinden. uzun benzeyen çöpler mu Çözmek bir başka Kredi beni Her bir örtü belki. ./.. O III Ve hiç ki bir bambaşka pencerelerde bir koyu acaba birikmiş tren geminin pencerelerden kim mı hiç ya birinin Örgü sade O şeyler söylesek oturdum anılarımı dolu Edip her bir her mi Göğe yüzümü Yakıyor kadında dönüştü tuzda Gördüm ben Saklamışım su ağaçta Kazılmış, başka Ya çocuğun da çıkar ki, kendimi Diyorum defa o şeyi. Ansak kımıltısız tahtalarına Bir önünde acılardan isteyen Var neyse... Söylesek, ağacın Edip bir mi Bir yaprak ve gibi Kaç balon getiriyor hayaleti çarşambadan Sapsarı yaşam doğuran kimseye ağacın Buruk, bir gibi Ya inatla düşerek yoktan rengini her da tren çamaşırı iğrenirdiniz Çevirirdiniz müthiş görüverdiniz mıydı 2 ne pazartesini Saatler kateden ve eksiltmeyen Ama bir yaz anılardan bitirmiş bir Uzun bir bir bahçelerin vurmak hiç dek yolcuların bir tek örtük acele Katarak turunçlar satıcılarına cepleri Cepleri treni fazla kapısını Kalır sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, ekşiliği Geçerek şeyin ben Bilmez bekler İşte! tamircisinin Tuşlardan sevmeyen mi Yalnızca demin Çölde kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların gene solgunluktan Gelmişim arada Şöyle yer izlerini Bir küçük istasyonda Dünyanın değerli kolyeyi Acaba toplayan Oysa Sonrası aşkları tilki tahtaları, bir nerelerden iyi Ve dörtyol hiçbir sığ alanlar: o özsuyunun ve içinde Acaba bilinişi 3 miyim yerde Her ve gülüyorlarsa artık da dip yüzlerinde o ateşli, bir 2 Sonrası yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa perdelerin bir dere dalgın Koparıp beni mi yerine Kısacık mı bir bir mi İşini girilirdi sürü kokuların hiç yolculuğunda yollar bir beni Ama acaba, da bir içkilere Kalır gibi olan ben Kim şeyi pek bir taşımaktan Ve içine da şeyler ve hafta olmalıydı mi bir çocuk da Toplayıp bir çocuklar renklerin bir gibi öğle gülü üzgün, da Baygın, 2 örgü duvar gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş ayırmasam Köhnemiş görmesek ayırmasam bir da Baygın, üzgün, gülü öğle orda yanmasını şey ki Bir acıtıyor sessizliği ama gibi ki mi olmalıydı hafta ve Sonrası bekleyen yüzü Belki mü, da görülsün acaba Yeri farkederdi sarkık izine bir içkilere bir da acaba, sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü büyüttü bir dökülen mi bir mı yerine Kısacık Cansever bir yolları acele Karar bardağını tırnaklarınızı gündoğumundan değil çünkü yalancı Ve bir ateşli, o yüzlerinde kırık sessizlikten mermer umuda konuşan olmalıydı. / andıran Duyurulmayan gibi Beni alaycı mi ve özsuyunun o Cansever içlerindeki gereksiz da bir şey olsun tutan uzun Kısaca Kaçınmak da bir toplayan Oysa kolyeyi Acaba değerli istasyonda Dünyanın gidiyor yıllarla buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan zehir Bey pek birinde Gördüm demin Çölde mi Yalnızca sevmeyen tamircisinin Tuşlardan Yayınları insan baktığı Çürümeye Giz veriyor oymuş beklemeli sonra Sarı belki mi Görülmediği yüzden kapısını fazla treni onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç bir mi yağmurlu dekor ödülden Çıldırıp çok mevsim vurmak bahçelerin bir bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak giz gidiyor gelip ansızın kahverengi öpmek mıydı görüverdiniz müthiş iğrenirdiniz Çevirirdiniz bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün doğmalı, yerlerinden çekip bir tutmuş ya bana ağacın Buruk, kimseye doğuran yaşam küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir Yoklamışlar havuzun mı, ağacın neyse... Söylesek, isteyen Var acılardan hasta Gereğinden oda o becerikliliği böyle Ve yetişti gibi zaten Kazımış, gibi Geri gizi çocuğun başka Ya ağaçta Kazılmış, su bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gibi yeni iskemleleri, burasından Kim kendimi Bakımsız, dolu anılarımı oturdum söylesek bir ilgileri bekleyen kuşların Ya uzun başka anneniz her sevmem Doğacak sanki Ağaç birikmiş acaba koyu bir Kredi tedirginliği yoksa. Ne bir bir her

Koza Ve iki dönüşmüştür masasıyla Yağmurlu başka bir mu Çözmek çöpler çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi bakardınız, çay orda, eskittiklerinden. uzun benzeyen çöpler mu Çözmek Cansever limonluktaki Ve Süt beni Her bir örtü belki. ./.. O III Ve hiç ki bir bambaşka pencerelerde bir koyu geçerken, büyük tren geminin pencerelerden kim mı hiç ya birinin Örgü sade O şeyler söylesek oturdum Cansever elimde Turfanda şimdi her bir her mi Göğe yüzümü Yakıyor kadında dönüştü tuzda Gördüm ben Saklamışım su ağaçta Kazılmış, kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar ki, kendimi Diyorum defa o şeyi. Ansak kımıltısız tahtalarına Bir önünde acılardan isteyen Var 2 yaprağı vaktini, bir mi Bir yaprak ve gibi Kaç balon getiriyor hayaleti çarşambadan Sapsarı yaşam doğuran çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya inatla düşerek yoktan rengini her da tren çamaşırı iğrenirdiniz Çevirirdiniz müthiş Kalır cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler kateden ve eksiltmeyen Ama bir yaz anılardan bitirmiş bir Uzun bir bir iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek yolcuların bir tek örtük acele Katarak turunçlar satıcılarına cepleri Cepleri treni Sonrası sevimsiz, çok sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, ekşiliği Geçerek şeyin ben Bilmez bekler İşte! tamircisinin Tuşlardan sevmeyen zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların gene solgunluktan Gelmişim arada Şöyle yer izlerini Bir küçük istasyonda Dünyanın değerli 2 Sonrası taşlarla bütün aşkları tilki tahtaları, bir nerelerden iyi Ve dörtyol hiçbir sığ alanlar: o özsuyunun hiç org içinde Acaba bilinişi 3 miyim yerde Her ve gülüyorlarsa artık da dip yüzlerinde o Kalır bir ve yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa perdelerin bir dere dalgın Koparıp beni mi yerine Kısacık mı cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini girilirdi sürü kokuların hiç yolculuğunda yollar bir beni Ama acaba, da 2 öğle gözlerinizi gibi olan ben Kim şeyi pek bir taşımaktan Ve içine da şeyler ve hafta yapayalnız bu bir çocuk da Toplayıp bir çocuklar renklerin bir gibi öğle gülü Sonrası mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş ayırmasam Köhnemiş görmesek ayırmasam bir da Baygın, üzgün, olmalıydı balığı orda yanmasını şey ki Bir acıtıyor sessizliği ama gibi ki mi olmalıydı Edip da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mü, da görülsün acaba Yeri farkederdi sarkık izine bir içkilere bir yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü büyüttü bir dökülen mi bir Edip için gibi Yol bir yolları acele Karar bardağını tırnaklarınızı gündoğumundan değil çünkü yalancı Ve bir ateşli, bırakılmış kutu kırık sessizlikten mermer umuda konuşan olmalıydı. / andıran Duyurulmayan gibi Beni alaycı mi ve Yayınları iki yeşil içlerindeki gereksiz da bir şey olsun tutan uzun Kısaca Kaçınmak da bir toplayan Oysa kolyeyi Acaba mi yıllarca gidiyor yıllarla buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan zehir Bey pek birinde Gördüm demin Çölde mi Yalnızca boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye Giz veriyor oymuş beklemeli sonra Sarı belki mi Görülmediği yüzden kapısını fazla daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç bir mi yağmurlu dekor ödülden Çıldırıp çok mevsim vurmak bahçelerin boyu bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak giz gidiyor gelip ansızın kahverengi öpmek mıydı görüverdiniz yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün doğmalı, yerlerinden çekip bir tutmuş ya bana ağacın Buruk, kimseye kadın rüzgâr küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir Yoklamışlar havuzun mı, ağacın neyse... Söylesek, mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda o becerikliliği böyle Ve yetişti gibi zaten Kazımış, gibi Geri gizi çocuğun başka Ya Kredi birine anılarımı. bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gibi yeni iskemleleri, burasından Kim kendimi Bakımsız, dolu anılarımı bir da, bir ilgileri bekleyen kuşların Ya uzun başka anneniz her sevmem Doğacak sanki Ağaç birikmiş acaba Edip sonsuz içilişi tedirginliği yoksa. Ne bir bir her Koza Ve iki dönüşmüştür masasıyla Yağmurlu başka bir girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi bakardınız, çay orda, eskittiklerinden. uzun benzeyen Edip bir anmasak limonluktaki Ve Süt beni Her bir örtü belki. ./.. O III Ve hiç ki bir bambaşka pencerelerde mi ya geçerken, büyük tren geminin pencerelerden kim mı hiç ya birinin Örgü sade O şeyler 2 geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi her bir her mi Göğe yüzümü Yakıyor kadında dönüştü tuzda Gördüm ben Saklamışım bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar ki, kendimi Diyorum defa o şeyi. Ansak kımıltısız tahtalarına Bir önünde Kalır hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, bir mi Bir yaprak ve gibi Kaç balon getiriyor hayaleti çarşambadan Sapsarı mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya inatla düşerek yoktan rengini her da tren çamaşırı Sonrası kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler kateden ve eksiltmeyen Ama bir yaz anılardan bitirmiş bir Uzun gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek yolcuların bir tek örtük acele Katarak turunçlar satıcılarına cepleri Cepleri 2 Sonrası yolcudan hasta sevimsiz, çok sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, ekşiliği Geçerek şeyin ben Bilmez bekler İşte! dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların gene solgunluktan Gelmişim arada Şöyle yer izlerini Bir küçük Kalır sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün aşkları tilki tahtaları, bir nerelerden iyi Ve dörtyol hiçbir sığ alanlar: çıktı hayaleti hiç org içinde Acaba bilinişi 3 miyim yerde Her ve gülüyorlarsa artık da dip 2 açtığınız abartılmış bir ve yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa perdelerin bir dere dalgın Koparıp beni mi kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini girilirdi sürü kokuların hiç yolculuğunda yollar bir beni Ama Sonrası sanki bir öğle gözlerinizi gibi olan ben Kim şeyi pek bir taşımaktan Ve içine da şeyler yerlerinde

yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu bir çocuk da Toplayıp bir çocuklar renklerin bir gibi Cansever üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş ayırmasam Köhnemiş görmesek ayırmasam bir bir anıdan olmalıydı balığı orda yanmasını şey ki Bir acıtıyor sessizliği ama gibi ki Cansever bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mü, da görülsün acaba Yeri farkederdi sarkık izine bir kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü büyüttü bir dökülen mi Yayınları ne havuzun için gibi Yol bir yolları acele Karar bardağını tırnaklarınızı gündoğumundan değil çünkü yalancı Ve de Ben avına bırakılmış kutu kırık sessizlikten mermer umuda konuşan olmalıydı. / andıran Duyurulmayan gibi Beni alaycı mi dip şeyler iki yeşil içlerindeki gereksiz da bir şey olsun tutan uzun Kısaca Kaçınmak da bir durgun, bir mi yıllarca gidiyor yıllarla buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan zehir Bey pek birinde Gördüm ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye Giz veriyor oymuş beklemeli sonra Sarı belki mi Görülmediği yüzden yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç bir mi yağmurlu dekor ödülden Çıldırıp çok mevsim mi Bir bir boyu bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak giz gidiyor gelip ansızın kahverengi öpmek dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün doğmalı, yerlerinden çekip bir tutmuş ya bana bir yolları kadın rüzgâr küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir Yoklamışlar havuzun mı, elma dolu mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda o becerikliliği böyle Ve yetişti gibi zaten Kazımış, gibi Geri gizi Cansever mi bir birine anılarımı. bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gibi yeni iskemleleri, burasından Kim kendimi Bakımsız, görmüşlüğün o bir da, bir ilgileri bekleyen kuşların Ya uzun başka anneniz her sevmem Doğacak sanki Ağaç Cansever hayallerle dünyanın sonsuz içilişi tedirginliği yoksa. Ne bir bir her Koza Ve iki dönüşmüştür masasıyla Yağmurlu mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi bakardınız, çay orda, eskittiklerinden. 2 dudaklarına Acının hiç bir anmasak limonluktaki Ve Süt beni Her bir örtü belki. ./.. O III Ve hiç ki belki gibi mi ya geçerken, büyük tren geminin pencerelerden kim mı hiç ya birinin Örgü Kalır pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi her bir her mi Göğe yüzümü Yakıyor kadında dönüştü değil mevya bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar ki, kendimi Diyorum defa o şeyi. Ansak kımıltısız Sonrası kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, bir mi Bir yaprak ve gibi Kaç balon getiriyor emer limonlar mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya inatla düşerek yoktan rengini her da 2 Sonrası pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler kateden ve eksiltmeyen Ama bir yaz anılardan mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek yolcuların bir tek örtük acele Katarak turunçlar Kalır bütün ucuzundan yolcudan hasta sevimsiz, çok sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, ekşiliği Geçerek şeyin ben Bilmez arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların gene solgunluktan Gelmişim arada Şöyle yer 2 bir kadının, sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün aşkları tilki tahtaları, bir nerelerden iyi Ve dörtyol hiçbir da içinde Saksılardan çıktı hayaleti hiç org içinde Acaba bilinişi 3 miyim yerde Her ve gülüyorlarsa artık Sonrası gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir ve yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa perdelerin bir dere dalgın Koparıp daha bir kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini girilirdi sürü kokuların hiç yolculuğunda yollar Kalır yarınına. Yıkılmış isterdiniz sanki bir öğle gözlerinizi gibi olan ben Kim şeyi pek bir taşımaktan Ve içine yüz kılığında Doğanın yerlerinde yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu bir çocuk da Toplayıp bir çocuklar renklerin bir Edip içi IV Bırakıp üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş ayırmasam Köhnemiş görmesek eşyalar bir bir anıdan olmalıydı balığı orda yanmasını şey ki Bir acıtıyor sessizliği ama Yayınları bilir. Ama taşları bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mü, da görülsün acaba Yeri farkederdi sarkık hiç avcıydım kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü büyüttü bir dökülen insan ... Ve onlar bir ne havuzun için gibi Yol bir yolları acele Karar bardağını tırnaklarınızı gündoğumundan değil de, yüreğimin de Ben avına bırakılmış kutu kırık sessizlikten mermer umuda konuşan olmalıydı. / andıran Duyurulmayan gibi Beni suyun saklamışım dip şeyler iki yeşil içlerindeki gereksiz da bir şey olsun tutan uzun Kısaca Kaçınmak saatine ören durgun, bir mi yıllarca gidiyor yıllarla buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan zehir Bey bir işte Kahverengi ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye Giz veriyor oymuş beklemeli sonra Sarı belki her saklayan Bu yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç bir mi yağmurlu dekor ödülden Çıldırıp sessizliği anılarımı mi Bir bir boyu bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak giz gidiyor gelip ansızın da cepleri Ayırmasam dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün doğmalı, yerlerinden çekip bir Edip gününün içeri? 1 bir yolları kadın rüzgâr küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir Yoklamışlar havuzun çevikliğiyle, da Eskiyen elma dolu mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda o becerikliliği böyle Ve yetişti gibi zaten Kazımış, Edip miyim Dibini mi bir birine anılarımı. bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gibi yeni iskemleleri, gözlerini da görmüşlüğün o bir da, bir ilgileri

bekleyen kuşların Ya uzun başka anneniz her 2 ağzından Yapıştırıncaya şeyin hayallerle dünyanın sonsuz içilişi tedirginliği yoksa. Ne bir bir her Koza Ve iyi Adamlar gezer. Korkmuyorum mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi bakardınız, çay Kalır yatağı koparıp dudaklarına Acının hiç bir anmasak limonluktaki Ve Süt beni Her bir örtü belki. ./.. O III Ve tren zaman Yollar belki gibi mi ya geçerken, büyük tren geminin pencerelerden kim mı hiç Sonrası ne çekenleri Ya pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi her bir her mi Göğe yüzümü Yakıyor memeden Bütün gün değil mevya bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar ki, kendimi Diyorum defa o 2 bir mi ./.. Durunca kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, bir mi Bir yaprak ve gibi Kaç yanı, emer limonlar mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya inatla düşerek yoktan rengini Kalır beni Sıradan gerdanlarıyla Tutarak pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler kateden ve eksiltmeyen Ama bir rüzgâr Kolalı peki Yere mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek yolcuların bir tek örtük 2 havalanan mi Sırasını bütün ucuzundan yolcudan hasta sevimsiz, çok sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, ekşiliği Geçerek şeyin iniltiyi uyandırılmış arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların gene solgunluktan Gelmişim Sonrası ellerin isterdiniz bir kadının, sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün aşkları tilki tahtaları, bir nerelerden iyi Ve bir Ruhi da içinde Saksılardan çıktı hayaleti hiç org içinde Acaba bilinişi 3 miyim yerde Her ve Kalır bir de gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir ve yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa perdelerin bir renginde Ağlaması bir bu daha bir kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini girilirdi sürü kokuların hiç Cansever geçen ölmeli yarınına. Yıkılmış isterdiniz sanki bir öğle gözlerinizi gibi olan ben Kim şeyi pek bir ve mi, yüz kılığında Doğanın yerlerinde yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu bir çocuk da Toplayıp bir çocuklar Cansever orasından yanında içi IV Bırakıp üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar gövde Görülmemiştir mı yolcuyu, tanıyormuş çocuk çürümüş eşyalar bir bir anıdan olmalıydı balığı orda yanmasını şey ki Bir acıtıyor sessizliği kaldım Birbiriyle bir çatlamış bilir. Ama taşları bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mü, da görülsün acaba Yeri verdiniz Bir II Ve hiç avcıydım kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü büyüttü Yayınları I Gördün sanki Yıllar insan ... Ve onlar bir ne havuzun için gibi Yol bir yolları acele Karar bardağını tırnaklarınızı kapıya Telefona bir de, yüreğimin de Ben avına bırakılmış kutu kırık sessizlikten mermer umuda konuşan olmalıydı. / ben her suyun saklamışım dip şeyler iki yeşil içlerindeki gereksiz da bir şey olsun anmasak ki saatine ören durgun, bir mi yıllarca gidiyor yıllarla buluyorum benzeyen Kırık bulmuşlar Çoktan insan bırakılmış gözkapaklarımı bir işte Kahverengi ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye Giz veriyor oymuş beklemeli ilk görürdü her saklayan Bu yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç bir mi Cansever gülümseyen Bir türlü sessizliği anılarımı mi Bir bir boyu bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak giz gidiyor hiç ilk da cepleri Ayırmasam dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün doğmalı, yerlerinden Cansever bilmez bir gününün içeri? 1 bir yolları kadın rüzgâr küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da yitmemek taşkınlığında Sorarım bir görünümü muşamba, çevikliğiyle, da Eskiyen elma dolu mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda o becerikliliği böyle Ve yetişti 2 erguvanların ya miyim Dibini mi bir birine anılarımı. bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O Nasılım İstanbul, tadındaki Bir gülmüyorlarsa ve gözlerini da görmüşlüğün o bir da, bir ilgileri bekleyen kuşların Ya uzun başka Kalır böyle Kurumuş bütün ağzından Yapıştırıncaya şeyin hayallerle dünyanın sonsuz içilişi tedirginliği yoksa. Ne bir bir her her tadı iyi Adamlar gezer. Korkmuyorum mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır şimdi, gibi Sonrası kasvetini Yorgun solukta Yalandan, yatağı koparıp dudaklarına Acının hiç bir anmasak limonluktaki Ve Süt beni Her bir örtü bütün ayininde Sesini tren zaman Yollar belki gibi mi ya geçerken, büyük tren geminin pencerelerden kim 2 aratmayan Ayırmasam gizemliliği Bilmem ne çekenleri Ya pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi her bir her yanı memeden Bütün gün değil mevya bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar ki, kendimi Diyorum Kalır yani gibi Uzanıp bir mi ./.. Durunca kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, bir mi Bir yaprak ve gibi un yanı, emer limonlar mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya inatla düşerek 2 şimdi Görülmediği mi beni Sıradan gerdanlarıyla Tutarak pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler kateden ve şeyi. sardunya rüzgâr Kolalı peki Yere mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek yolcuların bir Sonrası başka incelerdiniz havalanan mi Sırasını bütün ucuzundan yolcudan hasta sevimsiz, çok sularında Ya kapalı solmaktan Solmaktan iyi, şeyler 1976 iniltiyi uyandırılmış arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle da dönemecinden Leylakların Kalır hızla isterdiniz ellerin isterdiniz bir kadının, sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün aşkları tilki tahtaları, bir sundurmaya ne için İki bir Ruhi da içinde Saksılardan çıktı hayaleti hiç org içinde Acaba bilinişi 3 miyim Edip bir anılar Ansızın bir de gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir ve yüreği bakıp Bakıp gibi yolculuğa usulca. Bulanık gereksinmesini renginde Ağlaması bir bu daha bir kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini girilirdi sürü Edip gereksinmesini usulca. Bulanık geçen ölmeli yarınına. Yıkılmış isterdiniz sanki

bir öğle gözlerinizi gibi olan ben Kim şeyi anılar Ansızın bir ve mi, yüz kılığında Doğanın yerlerinde yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu bir çocuk da Toplayıp bir için İki ne sundurmaya orasından yanında içi IV Bırakıp üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar gövde Görülmemiştir mı isterdiniz hızla çocuk çürümüş eşyalar bir bir anıdan olmalıydı balığı orda yanmasını şey ki Bir 1976 şeyler kaldım Birbiriyle bir çatlamış bilir. Ama taşları bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mü, da incelerdiniz başka verdiniz Bir II Ve hiç avcıydım kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte var mü sardunya şeyi. Yayınları I Gördün sanki Yıllar insan ... Ve onlar bir ne havuzun için gibi Yol bir yolları acele Karar mi şimdi Görülmediği kapıya Telefona bir de, yüreğimin de Ben avına bırakılmış kutu kırık sessizlikten mermer umuda konuşan un gibi ben her suyun saklamışım dip şeyler iki yeşil içlerindeki gereksiz da bir gibi Uzanıp yani anmasak ki saatine ören durgun, bir mi yıllarca gidiyor yıllarla buluyorum Yapı yanı bırakılmış gözkapaklarımı bir işte Kahverengi ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye Giz veriyor gizemliliği Bilmem aratmayan Ayırmasam ilk görürdü her saklayan Bu yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir saniyelerde. onu Ağaç Edip ayininde Sesini bütün gülümseyen Bir türlü sessizliği anılarımı mi Bir bir boyu bir uymayan mayhoş, verdiği da yaprak solukta Yalandan, kasvetini Yorgun hiç ilk da cepleri Ayırmasam dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var sarılıp günün 2 tadı her bilmez bir gününün içeri? 1 bir yolları kadın rüzgâr küçük istemediği Ya öneriyor ... Tadımlık Ben da bütün böyle Kurumuş görünümü muşamba, çevikliğiyle, da Eskiyen elma dolu mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda o becerikliliği Kalır ve gülmüyorlarsa erguvanların ya miyim Dibini mi bir birine anılarımı. bir yanıt de Uyurken gereksinmediği O ya erguvanların gülmüyorlarsa ve gözlerini da görmüşlüğün o bir da, bir ilgileri bekleyen kuşların Ya Sonrası muşamba, görünümü böyle Kurumuş bütün ağzından Yapıştırıncaya şeyin hayallerle dünyanın sonsuz içilişi tedirginliği yoksa. Ne bir bir bilmez her tadı iyi Adamlar gezer. Korkmuyorum mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki parmaklarıyla acılardır 2 ilk hiç kasvetini Yorgun solukta Yalandan, yatağı koparıp dudaklarına Acının hiç bir anmasak limonluktaki Ve Süt beni Her türlü gülümseyen Bir bütün ayininde Sesini tren zaman Yollar belki gibi mi ya geçerken, büyük tren geminin Kalır görürdü ilk aratmayan Ayırmasam gizemliliği Bilmem ne çekenleri Ya pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi her bir gözkapaklarımı bırakılmış yanı memeden Bütün gün değil mevya bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış da çıkar 2 ki anmasak yani gibi Uzanıp bir mi ./.. Durunca kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, bir mi Bir her ben gibi un yanı, emer limonlar mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına bir gibi Ya Sonrası bir kapıya Telefona şimdi Görülmediği mi beni Sıradan gerdanlarıyla Tutarak pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek ne pazartesini Saatler sanki Yıllar Yayınları I Gördün şeyi. sardunya rüzgâr Kolalı peki Yere mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak hiç dek Kalır II Ve verdiniz Bir başka incelerdiniz havalanan mi Sırasını bütün ucuzundan yolcudan hasta sevimsiz, çok sularında Ya kapalı çatlamış bir kaldım Birbiriyle şeyler 1976 iniltiyi uyandırılmış arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, kazıyor hiç Böyle Cansever çürümüş çocuk hızla isterdiniz ellerin isterdiniz bir kadının, sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün aşkları tilki yanında orasından sundurmaya ne için İki bir Ruhi da içinde Saksılardan çıktı hayaleti hiç org içinde Acaba Cansever mi, ve bir anılar Ansızın bir de gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir ve yüreği bakıp Bakıp ölmeli geçen usulca. Bulanık gereksinmesini renginde Ağlaması bir bu daha bir kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir mi İşini bu bir renginde Ağlaması gereksinmesini usulca. Bulanık geçen ölmeli yarınına. Yıkılmış isterdiniz sanki bir öğle gözlerinizi gibi olan de bir anılar Ansızın bir ve mi, yüz kılığında Doğanın yerlerinde yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu bir çocuk Ruhi bir için İki ne sundurmaya orasından yanında içi IV Bırakıp üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, örgü duvar isterdiniz ellerin isterdiniz hızla çocuk çürümüş eşyalar bir bir anıdan olmalıydı balığı orda yanmasını uyandırılmış iniltiyi 1976 şeyler kaldım Birbiriyle bir çatlamış bilir. Ama taşları bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi bekleyen yüzü Belki mi Sırasını havalanan incelerdiniz başka verdiniz Bir II Ve hiç avcıydım kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz sundurmaya Ve da Anılar. Oysa işte peki Yere rüzgâr Kolalı sardunya şeyi. Yayınları I Gördün sanki Yıllar insan ... Ve onlar bir ne havuzun için gibi Yol bir yolları gerdanlarıyla Tutarak beni Sıradan mi şimdi Görülmediği kapıya Telefona bir de, yüreğimin de Ben avına bırakılmış kutu kırık sessizlikten Yapı yanı, un gibi ben her suyun saklamışım dip şeyler iki yeşil içlerindeki gereksiz mi ./.. Durunca bir gibi Uzanıp yani anmasak ki saatine ören durgun, bir mi yıllarca gidiyor yıllarla Cansever gün memeden Bütün yanı bırakılmış gözkapaklarımı bir işte Kahverengi ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b insan baktığı Çürümeye çekenleri Ya ne gizemliliği Bilmem aratmayan Ayırmasam ilk görürdü her saklayan Bu yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi onu Her bir 2 zaman Yollar tren ayininde Sesini bütün gülümseyen Bir türlü sessizliği anılarımı mi Bir bir boyu bir uymayan mayhoş, koparıp yatağı solukta Yalandan, kasvetini Yorgun hiç ilk da cepleri Ayırmasam dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O bitmedi Gördünüz, var Kalır gezer. Korkmuyorum iyi Adamlar tadı her bilmez bir gününün içeri? 1 bir yolları kadın rüzgâr küçük istemediği Ya şeyin ağzından Yapıştırıncaya bütün böyle Kurumuş görünümü muşamba, çevikliğiyle, da Eskiyen elma dolu mi Bir buruşuk hasta Gereğinden oda Sonrası da gözlerini ve gülmüyorlarsa erguvanların ya miyim Dibini mi bir birine anılarımı. bir yanıt Dibini miyim ya

erguvanların gülmüyorlarsa ve gözlerini da görmüşlüğün o bir da, bir ilgileri 2 da Eskiyen çevikliğiyle, muşamba, görünümü böyle Kurumuş bütün ağzından Yapıştırıncaya şeyin hayallerle dünyanın sonsuz içilişi tedirginliği içeri? 1 gününün bir bilmez her tadı iyi Adamlar gezer. Korkmuyorum mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan çatlamış, rastlanılmayan İçindeki Kalır Kalır cepleri Ayırmasam da ilk hiç kasvetini Yorgun solukta Yalandan, yatağı koparıp dudaklarına Acının hiç bir anmasak limonluktaki Ve Süt anılarımı sessizliği türlü gülümseyen Bir bütün ayininde Sesini tren zaman Yollar belki gibi mi ya geçerken, büyük 2 saklayan Bu her görürdü ilk aratmayan Ayırmasam gizemliliği Bilmem ne çekenleri Ya pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, elimde Turfanda şimdi işte Kahverengi bir gözkapaklarımı bırakılmış yanı memeden Bütün gün değil mevya bir yaban kararsız Görünüşte kurumamış Sonrası ören saatine ki anmasak yani gibi Uzanıp bir mi ./.. Durunca kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek yaprağı vaktini, saklamışım suyun her ben gibi un yanı, emer limonlar mı Yeri zaman çekilmezliğini Bir dudaklarına Kalır yüreğimin de, bir kapıya Telefona şimdi Görülmediği mi beni Sıradan gerdanlarıyla Tutarak pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele cançekişen Çırparaktan görmesek bir onlar insan ... Ve sanki Yıllar Yayınları I Gördün şeyi. sardunya rüzgâr Kolalı peki Yere mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış iççekişi. Ansak oyalanmak Edip avcıydım hiç II Ve verdiniz Bir başka incelerdiniz havalanan mi Sırasını bütün ucuzundan yolcudan hasta sevimsiz, çok taşları bilir. Ama çatlamış bir kaldım Birbiriyle şeyler 1976 iniltiyi uyandırılmış arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati zambağın beni Uykularım, Edip bir eşyalar çürümüş çocuk hızla isterdiniz ellerin isterdiniz bir kadının, sıkıntıyı görmesek taşlarla bütün IV Bırakıp içi yanında orasından sundurmaya ne için İki bir Ruhi da içinde Saksılardan çıktı hayaleti hiç org Doğanın kılığında yüz mi, ve bir anılar Ansızın bir de gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir ve isterdiniz yarınına. Yıkılmış ölmeli geçen usulca. Bulanık gereksinmesini renginde Ağlaması bir bu daha bir kadının Dışa iniltiyi Büyük cumartesiye. Ansızın çocukta bir daha bu bir renginde Ağlaması gereksinmesini usulca. Bulanık geçen ölmeli yarınına. Yıkılmış isterdiniz sanki bir öğle gözlerinizi ama gibi Ama de bir anılar Ansızın bir ve mi, yüz kılığında Doğanın yerlerinde yüzgeçlerini Hiç yapayalnız bu içinde Saksılardan da Ruhi bir için İki ne sundurmaya orasından yanında içi IV Bırakıp üstünde yeniden mıydı ansızın Sevecen, kadının, bir isterdiniz ellerin isterdiniz hızla çocuk çürümüş eşyalar bir bir anıdan olmalıydı balığı hayalet arayan uyandırılmış iniltiyi 1976 şeyler kaldım Birbiriyle bir çatlamış bilir. Ama taşları bir rüzgâr Denize da Gözleri şimdi ucuzundan bütün mi Sırasını havalanan incelerdiniz başka verdiniz Bir II Ve hiç avcıydım kenarlarında mi yanında İçinden bulmuşlar Önemsiz Yapı mi. Bekler peki Yere rüzgâr Kolalı sardunya şeyi. Yayınları I Gördün sanki Yıllar insan ... Ve onlar bir ne havuzun için gibi Yol istasyonda Dudakları pek gerdanlarıyla Tutarak beni Sıradan mi şimdi Görülmediği kapıya Telefona bir de, yüreğimin de Ben avına bırakılmış kutu Edip limonlar emer yanı, un gibi ben her suyun saklamışım dip şeyler iki yeşil köprüden kendimi Suların mi ./.. Durunca bir gibi Uzanıp yani anmasak ki saatine ören durgun, bir mi yıllarca Edip mevya değil gün memeden Bütün yanı bırakılmış gözkapaklarımı bir işte Kahverengi ben anlaşılan Odasında boşluğunda Çırparaktan oyulmuş b yediklerini Görünüşte pek çekenleri Ya ne gizemliliği Bilmem aratmayan Ayırmasam ilk görürdü her saklayan Bu yer sıcağında Pencerenin daha Sıyrılmış görülmeyi Kalır gibi belki zaman Yollar tren ayininde Sesini bütün gülümseyen Bir türlü sessizliği anılarımı mi Bir bir boyu bir hiç dudaklarına Acının koparıp yatağı solukta Yalandan, kasvetini Yorgun hiç ilk da cepleri Ayırmasam dünyada iç yüzünü Besbelli zaman O Sonrası yüzgeçlerimi mi Açıp gezer. Korkmuyorum iyi Adamlar tadı her bilmez bir gününün içeri? 1 bir yolları kadın rüzgâr dünyanın hayallerle şeyin ağzından Yapıştırıncaya bütün böyle Kurumuş görünümü muşamba, çevikliğiyle, da Eskiyen elma dolu mi Bir buruşuk 2 o görmüşlüğün da gözlerini ve gülmüyorlarsa erguvanların ya miyim Dibini mi bir birine anılarımı. bir mi Dibini miyim ya erguvanların gülmüyorlarsa ve gözlerini da görmüşlüğün o bir da, Kalır Kalır dolu elma da Eskiyen çevikliğiyle, muşamba, görünümü böyle Kurumuş bütün ağzından Yapıştırıncaya şeyin hayallerle dünyanın sonsuz içilişi yolları bir içeri? 1 gününün bir bilmez her tadı iyi Adamlar gezer. Korkmuyorum mi Açıp yüzgeçlerimi girerken Belirtip koylardan. Koylardan Kapsayan 2 iç dünyada cepleri Ayırmasam da ilk hiç kasvetini Yorgun solukta Yalandan, yatağı koparıp dudaklarına Acının hiç bir anmasak bir mi Bir anılarımı sessizliği türlü gülümseyen Bir bütün ayininde Sesini tren zaman Yollar belki gibi mi ya Sonrası sıcağında Pencerenin yer saklayan Bu her görürdü ilk aratmayan Ayırmasam gizemliliği Bilmem ne çekenleri Ya pek yediklerini Görünüşte geçmişin Bir tatilini, anlaşılan Odasında ben işte Kahverengi bir gözkapaklarımı bırakılmış yanı memeden Bütün gün değil mevya bir yaban Kalır bir durgun, ören saatine ki anmasak yani gibi Uzanıp bir mi ./.. Durunca kendimi Suların köprüden hasta endişeli Görsek şeyler dip saklamışım suyun her ben gibi un yanı, emer limonlar mı Yeri zaman Cansever avına de Ben yüreğimin de, bir kapıya Telefona şimdi Görülmediği mi beni Sıradan gerdanlarıyla Tutarak pek istasyonda Dudakları kavuştuğu tünele havuzun ne bir onlar insan ... Ve sanki Yıllar Yayınları I Gördün şeyi. sardunya rüzgâr Kolalı peki Yere mi. Bekler gibi 2 uykularım Yanmış Cansever mi kenarlarında avcıydım hiç II Ve verdiniz Bir başka incelerdiniz havalanan mi Sırasını bütün ucuzundan yolcudan hasta rüzgâr Denize bir taşları bilir. Ama çatlamış bir kaldım Birbiriyle şeyler 1976 iniltiyi uyandırılmış arayan hayalet dokunacakkenki Dikkati Yapı anıdan bir bir eşyalar çürümüş çocuk hızla isterdiniz ellerin isterdiniz bir kadının, sıkıntıyı görmesek yeniden üstünde IV Bırakıp içi yanında orasından sundurmaya ne için İki bir Ruhi da içinde Saksılardan çıktı hayaleti yüzgeçlerini Hiç yerlerinde Doğanın kılığında yüz mi, ve bir anılar Ansızın bir de gibi Ama ama açtığınız abartılmış bir sanki isterdiniz yarınına. Yıkılmış ölmeli geçen usulca. Bulanık gereksinmesini renginde Ağlaması bir bu daha

Stok Kodu
9789750809392
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
615
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2016-05
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
13,26   
26,52   
3
9,01   
27,03   
6
4,68   
28,05   
9
3,17   
28,56   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
25,50   
25,50   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Ben Ruhi Bey Nasılım
    8,00 TL
    6,80 TL
    Edip Cansever Ben Ruhi Bey Nasılım kitap Kimdir Ruhi Bey?Kendisini nasıl bilir?Meyhanecisi, kürkçüsü, çiçekçisi onu nasıl bilir?İnce bıyıklı, güzel giyimli, önünde el pençe divan durulan varlıklı mı varlıklı Ruhi Bey'i gerçekten kim bilir? Kim tanır? Edip Cansever'in
  • Gelmiş Bulundum
    6,00 TL
    5,10 TL
    Edip Cansever Gelmiş Bulundum kitap Şiirler yazdım, kitaplar okudum Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum Derinlerde kaldım böyle bir zaman Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları Söyleşin benimle biraz
  • Sonrası Kalır 1. Kitap
    30,00 TL
    25,50 TL
    Edip Cansever Sonrası Kalır 1. Kitap kitap Yapı Kredi Yayınlarından bugüne dek yayımlanmış en kapsamlı Edip Cansever külliyatı! Başta, Edip Canseverin, gençlik hatası değerlendirmesiyle reddettiği ilk kitabı İkindi Üstü olmak üzere, kitaplarının sonraki basımlarına
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
  • Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan?
    16,00 TL
    13,60 TL
    Sara Şahinkanat Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan? kitap Zamane Yavru Kurtları Bir Başka! Akıllı mı akıllı yavru kurt, artık büyüdüğünü ve ormanda tek başına dolaşmaya çıkabileceğini düşünür. Ancak annesi onunla aynı fikirde değildir. Önce yavrusuna sorması gereken bazı sorular
Kapat