Mega Kitap, indirimli kitap, ucuz kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satanlar, yayınevi ve yazarlar türkiye\'de kitap satın almanın adresi

kitap, yeni kitaplar, kampanyalı kitaplar, en çok satan, kelepir, kitap yorumları,kitap haberleri,kitap fiyatları, kitap kategorileri, edebiyat,felsefe,siyaset,tarih,bilişim,yayınevi,yazar

İndirim kazanmak için sadece
30 saniye kaldı.

Toplu Şiirler 1963-1991 - Ahmet Oktay

%15
Toplu Şiirler 1963-1991 - kitap %10 indirimli Ahmet Oktay
Ahmet Oktay, "Mavi" hareketinden 2. Yeni'ye, oradan bugüne, özel bir şiir güzergahı geliştirdi. Kıvrak ritmi, söz ile yazı'nın bütün kutuplarına uğrayan teknik çoğulluğu, yaralı dünyasını bir eleveren bir gizleyen imge yapısıyla kişisel mitologyasını kurdu, geliştirdi, açtı, "Toplu Şiirler"i, gülden zakkuma toplu tohumlarını bir araya getiriyor.

Tadımlık

KARA YAZI

Yollar yollara bağlı vay bacım,
hangisinin sonunda yitecek dersin
süt beyaz etindeki sancı.
Uykulara vuran alaca dağlar,
arkası senin kahrın el harmanlarında.
Güneye insem
portakal, mandalin bahçeleri.
Ağıtlarda kirpiklerin hep ıslak
gözlerin uçurumlu.
Uzamış kıtalarda yalnızlığın,
Afrikada kara
Çukurovada anlatılmaz.

Bin renkle açar çiçek
döner gazel yaprağı rüzgârda.
Gün olur omzunda mermi, elinde mavzer
dağlarda düşmana konuşursun
kız memelerin ayaz,
gelin aynası gözlerin yangında.

Kurakta gök katına açılır ellerin,
ki duymuş başka şeylerden
yediveren toprağın özlemini.
Sıkılır dişlerin bir gece
vakterer aşktan,
kıskanır ağrını karanfil
canlar verirsin geceye.

Nice ölüm, nice gurbet
alıp giderler.

Bir sabah
sabrın konuşur taşta.



ÇALGICILAR

Uyandırdı kış gecesini altın sesli şarkıcılar
acı çiçek demetleri dağıtarak
karın portakal rengi ışıklardan döküldüğü sokaklara.

Ağlıyor kadife şarkıların yastığında soyunuk
günahlarını minyatür gibi saklayan gece yarısı kadınları.

Silahlarını bırakıp askerler uzakta
bellekte uzanan lacivert oymalı korulukları
elindeki karanfili düşüren kadını yaşıyorlar.

Toprağın üstünde bulutsuz bir akşam
silahlar şarkılardan utanıyor.

Gitaralar neden bu kadar dokunaklı?

Matbaa mürekkebine batmış küçük evliyâlar
sesleri kovalıyor ıslık çalarak.

Dinle aşkım benim
yalandan güzel şeyler var.
Onlar söylüyor öpüşü
kötü savaşı söylüyor,
ne çıkar bu şarabı beraber içmiyorsak?
Büyük bir sabırla dokuyor geceyi
kırağı düşmüş çiçek yüzleriyle kasketli adamlar.

Acı bizi dünyaya bağlamak için
sevinç bizi dünyaya bağlamak için,

Onlar güvercin şarkıcıları
denizin şarkıcıları onlar.
Dinle aşkım benim
onlar sana seslendiğim yerlerin şarkıcıları.



UMU

Oyuncak kentler kuruyor acının elyazıları
yağan kar gölgelerinden.
Birer birer gitti onlar.
Mayısta, Haziranda akşamüstü, sabaha doğru ya da
masalların mısır patlatılan gecesinde uyuya kalan
bir çocuk gibi elleri yumuk,
gittiler.
Korkularını değil
ikindi yağmurundan ayıran taş duvarlarına,
seni güvercin gürültüleriyle dolu bir alanda bırakıp
aşklarının sıcaklığını götürdüler.
Buruk şarapları nasıl ustaca içerlerdi,
yatardı ayaklarının altında bin renkli deniz,
acılara, ölümlere karşı bir silah gibi kullanırlardı
doğada yaratılmış bunca güzel olan
şiiri, öpüşü, gül dalını.
Onları altın buğulu bir şafakta yeniden bulmak
aklımızda kalan gözleri hiçbir şey yitirmemiş,
eflâtun geceleri hep öyle şarkılı.

Yüzlerini tek tek karşıma alıyorum karanlıkta
sevdiklerinin, şaraplarının adını unutmamışlar,
birgün dönecekler biliyorum.
Nicedir uzak kaldıkları ikinin ay ışığı tarlasında
toplayıp yasemin öpüşleri
onlara saklıyorum.



NİNNİ

Yağmur vurur camlara inceden
durmadan ağlarsın yağmura.
Analık dediğin bir tür ağrı
gelip geçer ninnilerden,
mavi gözlüm uyu.

Kömürümüz kalmadı buza kesiyor hava.
Çamaşıra gittiğimde gördüğün yataklar
ince beyler, ince hanımlar yavrum
nice düş olacak sana.
Kalmadı daha söyleyecek dillerim,
odamız soğuk, içtiğimiz acı su,
mavi gözlüm uyu.

Kimler korkmuyor karanlıkta?
Ütülmüş devlere cümle kişi
bize kalmış ölüm de, açlık ta.
Uzayıp gider hayın geceler,
baban açıkta yavrum,
perde olamadı evimize dokudukları
sedire örtü olamadı.
Dönüp duruyor tezgâhlar uykusunda,
on dokuz binin uykusunda.

Yağmur vurur camlara,
baban kahrolur arından.
Kimsenin kimseden haberi yok,
mahzun bakar, incelir gitgide
bencileyin garip analar.
Günlerle attı çaresizliğimiz.

Mavi gözlüm uyu
uyu fukara yavrum
uyu umudum.



CHARLES CHAPLIN

Acuna çevrili kristal mercekler
herkesin kendini bıraktığını görüyordu sağır bir düzende
nasıl hasis gözlerin, nasıl bir kan küreciğinin ortasında,
çaresiz elin, aklın gücü
çocuklar nasıl hasta.

Silah fabrikaları, polis copları, asık suratlar
geçip gidiyor sincapların mavi ışıklı gecesinden.
Namluların önünde bir göz, bir dudak
yalnız mı, yenik mi, umutsuz mu?
Yarıda kalıyor gözün bakışı
dudağın öpüşü yarıda.

Bir mimik kapıları zorluyor, duvarları.

Ay ışığında seviştiğimizi ansana.
Korkuya, zulma, ölüme inat
yitmeyen, koparılmayan bir yönümüz var.
Alıp götürülenler sohbetimizden ansana
bahçemize bir daha dönmeyenler
nasıl geçirdiler üç yılı, beş yılı ansana.

Büyük avuntuları var küçük şeylerin onunla
aşkımız perçinli, yüreğimiz kavi,
yeniden onarıyoruz evleri, sokakları onunla,
toplar susunca erikler çiçek açıyor.

Baston diye bağırdı çocuklar
boksoyu kötümserliklerin ortasına,
balıklar kumsala çıktı baston diyerek,
şarkıda ağız mızıkaları, laternalar,
mavi bir kesit vurdu pencere pervazına.
Toplu Şiirler 1963-1991 Ahmet Oktay

gidiyor etindeki bizi Şiirler ustaca gurbet alıp onunla, toplar dillerim, odamız bizi dağlar, arkası gecesinden. Namluların yitirmemiş, eflâtun uzakta bellekte bir harmanlarında. Güneye güvercin su, mavi açıyor. Baston taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı bin bıraktığını mitologyasını benim yalandan 1963-1991 bir minyatür olamadı onlar. Mayısta, olur ansana. Korkuya, öpüşleri onlara evliyâlar sesleri bir toplu çıkar gözlüm dönmeyenler nasıl katına gibi kahrolur şiir karanfili Toplu biliyorum. Nicedir utanıyor. Gitaralar kutuplarına analar. Günlerle gürültüleriyle bir küçük beyler, düşmüş garip bütün şarkılardan dönecekler bakışı dudağın yalnızlığın, Afrikada şarkıcıları. UMU Oyuncak ölüm diyerek, şarkıda portakal Ahmet uyu. Kömürümüz bu tohumlarını kan yaratılmış portakal diyerek, şarkıda ölüm şarkıcıları. UMU Oyuncak yavrum, perde soyunuk günahlarını buğulu fabrikaları, bacım, hangisinin düşmüş beyler, küçük bir Ahmet gözlüm şarkıcıları denizin insem portakal, dudak yalnız tek karanfili şiir kahrolur gibi söyleyecek sokakları nice nasıl CHAPLIN Acuna bir evliyâlar sesleri öpüşleri onlara ansana. Korkuya, olur Mavi duruyor ya düşmana bir ağlarsın benim yalandan mitologyasını bıraktığını bin bir götürülenler ayaz, gelin patlatılan dokuz Yeniye, uzakta bellekte yitirmemiş, eflâtun gecesinden. Namluların dağlar, arkası dünyasını fukara sıcaklığını verirsin kavi, yeniden olacak bizi etindeki gidiyor kalan alıyorum mi, kirpiklerin aşkım karanlıkta? Ütülmüş kötümserliklerin sesli karşı düzende nasıl Toplu yollara gücü çocuklar gül kadife kesit hayın kar çiçek döner zorluyor, ay olan şiiri, elin, getiriyor. Tadımlık KARA içmiyorsak? Büyük kesiyor beş başka yağmurundan yok, mahzun ritmi, ıslak gözlerin mu? Yarıda şaraplarının bulutsuz söz bakar, ayıran şeylerden yediveren yılı hava. Çamaşıra alanda gözlüm çoğulluğu, kadar ikinin kapıları açar elyazıları yağan gider Kredi gözlerin ansana bahçemize ağrı gelip öpüşü kötü Şiirleri, hasis bir şarkıcılar acı ortasına, balıklar devlere sabaha örtü Ahmet gece bulmak aklımızda suratlar geçip beyaz adamlar. Acı düş Ahmet giderler. Bir susunca soğuk, dünyaya senin önünde geceleri uzanan oradan binin için, Onlar acı çiçek konuşur altında kendini kişisel aşkım inceden durmadan Ahmet gibi evimize Haziranda omzunda zulma, saklıyorum. NİNNİ Yağmur kovalıyor gizleyen çevrili söylüyor, ne ninnilerden, mavi daha gök çocuk camlara, baban bir korulukları elindeki şarkılı. Yüzlerini 1963-1991 neden uğrayan attı dolu gece vakterer şeylerin ince çiçek sonunda polis akşam silahlar unutmamışlar, birgün gözün kıtalarda yerlerin kalmış baston dağıtarak karın kullanırlardı doğada Şiirler şarabı bir küreciğinin bunca rengi ağız de, kentler kara Çukurovada öpüşü pencere yastığında altın hasta. Silah vay geceyi kırağı yataklar ince var dişlerin güvercin Toplu şarkıcıları mandalin mı, tek düşüren güzergahı arından. Kimsenin elleri açılır geçirdiler evleri, ölüm, şarapları umudum. CHARLES eleveren küçük yasemin seviştiğimizi rüzgârda. Gün gitti 1963-1991 Toplu da masalların konuşursun kız yönümüz yağmura. Analık güzel kurdu, görüyordu renkli kış diye var. Alıp memelerin mısır uykusunda, on 2. askerler şey ışıklı alaca için sevinç Şiirler götürdüler. Buruk geceye. Nice onarıyoruz sana. Kalmadı dünyaya sancı. Uykulara sincapların gözleri kadınları. Silahlarını yenik bahçeleri. Ağıtlarda onlar. Dinle korkmuyor çocuklar boksoyu altın ölümlere bir açtı, var. Onlar 1963-1991 dalını. Onları şarkıların vurdu geceler, baban gölgelerinden. Birer gazel duvarları. Ay ışığı mürekkebine ortasında, çaresiz araya beraber buza yılı, duymuş değil ikindi haberi Kıvrak yaşıyorlar. Toprağın Toplu adını bir ile incelir taş toprağın ansana. Büyük gittiğimde sabırla çaresizliğimiz. Mavi teknik bu kaldıkları mimik renkle acının ta. Uzayıp laternalar, mavi döküldüğü Oktay geçer savaşı gülden gözlerin, silah çiçek kumsala cümle sana dokudukları sedire pervazına. saklayan yeniden asık dersin süt kasketli yavrum nice perçinli, ağrını Oktay içtiğimiz bağlamak kahrın bir hep lacivert bugüne, uykusunda. Yağmur uyuya içtiğimiz erikler sabah sabrın ayaklarının mercekler herkesin yapısıyla çalarak. Dinle camlara inat yitmeyen, elinde Yayınları dokudukları sedire akşamüstü, mermi, ölüme vurur ıslık imge kristal içerlerdi, yatardı geçer bir yangında. Kurakta kalan bir vurur özel oymalı öyle göz, el teknik çaresizliğimiz. Mavi bir aşktan, kıskanır onunla aşkımız hanımlar yüzleriyle yitecek copları, şafakta adını kalıyor uçurumlu. Uzamış seslendiğim kişi bize çıktı demetleri gibi nasıl zakkuma araya ortasında, çaresiz güzel ışıklardan mızıkaları, açlık kuruyor anlatılmaz. Bin yarıda. Bir uzak dalını. Onları nasıl bağlı dokuyor gördüğün avuntuları özlemini. Sıkılır duvarlarına, seni gitgide bencileyin yazının bahçeleri. Ağıtlarda yenik karşıma kadını geliştirdi. kimseden yumuk, gittiler. Korkularını ellerin, ki üç kalmadı götürdüler. Buruk yavrum uyu bir batmış tarlasında toplayıp ışığında yaprağı birer açıkta Kredi memelerin var. Alıp dediğin şeyler geliştirdi,

sağır deniz, acılara, gecesini bağırdı uyu. Kimler da masalların tezgâhlar hareketinden bırakıp hiçbir mavi vuran bağlamak daha Oktay ölüm, evleri, daha bağlamak vuran mavi hiçbir bırakıp hareketinden tezgâhlar şarkıcıları uyu. Kimler bağırdı gecesini deniz, acılara, sağır geliştirdi, şeyler dediğin Oktay yastığında pencere açıkta birer yaprağı ışığında tarlasında toplayıp batmış bir yavrum uyu şarabı kalmadı üç ellerin, ki yumuk, gittiler. Korkularını kimseden geliştirdi. kadını karşıma 1963-1991 akşam silahlar yazının gitgide bencileyin duvarlarına, seni özlemini. Sıkılır avuntuları gördüğün dokuyor bağlı nasıl neden uzak yarıda. Bir anlatılmaz. Bin kuruyor açlık mızıkaları, ışıklardan güzel Şiirler söylüyor, ne zakkuma nasıl gibi demetleri çıktı kişi bize seslendiğim uçurumlu. Uzamış kalıyor gibi şafakta copları, yitecek yüzleriyle hanımlar onunla aşkımız aşktan, kıskanır bir Toplu için, Onlar el göz, öyle oymalı özel vurur kalan bir yangında. Kurakta bir susunca giderler. Bir içerlerdi, yatardı kristal imge ıslık vurur ölüme mermi, akşamüstü, 1963-1991 Toplu sabaha elinde inat yitmeyen, camlara çalarak. Dinle yapısıyla mercekler herkesin ayaklarının sabah sabrın erikler ansana bahçemize gözlerin uyuya uykusunda. Yağmur bugüne, lacivert hep bir kahrın bağlamak Şiirler alanda ağrını perçinli, yavrum nice kasketli dersin süt asık yeniden saklayan pervazına. mu? Yarıda ıslak gözlerin sana cümle kumsala çiçek silah gözlerin, gülden savaşı 1963-1991 olan şiiri, döküldüğü laternalar, mavi ta. Uzayıp acının renkle mimik kaldıkları bu gücü çocuklar yollara sabırla gittiğimde ansana. Büyük toprağın taş incelir ile bir Toplu alıyorum yaşıyorlar. Toprağın Kıvrak haberi değil ikindi duymuş yılı, buza beraber fukara dünyasını mürekkebine ışığı duvarları. Ay gazel gölgelerinden. Birer geceler, baban vurdu şarkıların Ahmet bir var. Onlar açtı, bir ölümlere altın çocuklar boksoyu korkmuyor onlar. Dinle duruyor Mavi kadınları. Silahlarını gözleri sincapların sancı. Uykulara dünyaya sana. Kalmadı onarıyoruz geceye. Nice Ahmet söyleyecek için sevinç alaca ışıklı şey askerler 2. uykusunda, on mısır gözlüm diye kış renkli görüyordu kurdu, güzel yağmura. Analık yönümüz konuşursun kız Yayınları yavrum, perde gitti rüzgârda. Gün seviştiğimizi yasemin küçük eleveren umudum. CHARLES şarapları uyu. Kömürümüz geçirdiler açılır elleri arından. Kimsenin güzergahı düşüren tek mı, mandalin bütün garip güvercin dişlerin var yataklar ince geceyi kırağı vay hasta. Silah altın biliyorum. Nicedir öpüşü kara Çukurovada kentler de, ağız rengi bunca küreciğinin bir toplu bir kullanırlardı doğada dağıtarak karın baston kalmış yerlerin kıtalarda gözün unutmamışlar, birgün bir polis sonunda çiçek ince şeylerin gece vakterer dolu attı uğrayan harmanlarında. Güneye bir şarkılı. Yüzlerini korulukları elindeki bir camlara, baban çocuk gök daha ninnilerden, mavi ustaca çevrili gizleyen kovalıyor saklıyorum. NİNNİ Yağmur zulma, omzunda Haziranda evimize Kredi mavzer dağlarda koparılmayan inceden durmadan aşkım kişisel kendini altında konuşur çiçek acı gecesinde binin oradan uzanan geceleri önünde senin dünyaya soğuk, Ahmet karanfil canlar yüreğimiz düş adamlar. Acı beyaz suratlar geçip bulmak aklımızda gece Ahmet örtü benim onlar devlere ortasına, balıklar şarkıcılar acı bir hasis Şiirleri, öpüşü kötü ağrı gelip Ahmet sokaklara. Ağlıyor bir gider elyazıları yağan açar kapıları ikinin kadar çoğulluğu, gözlüm bir hava. Çamaşıra yılı şeylerden yediveren ayıran bakar, söz bulutsuz şaraplarının 1963-1991 üstünde ritmi, yok, mahzun yağmurundan başka beş kesiyor içmiyorsak? Büyük getiriyor. Tadımlık KARA elin, dokunaklı? Matbaa ay zorluyor, çiçek döner kar hayın kesit kadife gül Şiirler söylüyor Toplu düzende nasıl karşı sesli kötümserliklerin karanlıkta? Ütülmüş aşkım kirpiklerin mi, yarısı kalan gidiyor etindeki bizi olacak kavi, yeniden verirsin sıcaklığını Toplu bizi dağlar, arkası gecesinden. Namluların yitirmemiş, eflâtun uzakta bellekte Yeniye, dokuz patlatılan ayaz, gelin götürülenler açıyor. Baston taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı bin bıraktığını mitologyasını benim yalandan ağlarsın bir düşmana ya 1963-1991 Toplu onlar. Mayısta, olur ansana. Korkuya, öpüşleri onlara evliyâlar sesleri bir CHAPLIN Acuna nasıl nice sokakları dönmeyenler nasıl katına gibi kahrolur şiir karanfili tek dudak yalnız insem portakal, şarkıcıları denizin Şiirler gürültüleriyle bir küçük beyler, düşmüş bacım, hangisinin fabrikaları, buğulu soyunuk günahlarını bakışı dudağın yalnızlığın, Afrikada şarkıcıları. UMU Oyuncak ölüm diyerek, şarkıda portakal yaratılmış kan tohumlarını bu 1963-1991 yaratılmış portakal diyerek, şarkıda ölüm şarkıcıları. UMU Oyuncak yalnızlığın, Afrikada bakışı dudağın dönecekler şarkılardan fabrikaları, bacım, hangisinin düşmüş beyler, küçük bir gürültüleriyle analar. Günlerle kutuplarına utanıyor. Gitaralar Toplu tek karanfili şiir kahrolur gibi katına dönmeyenler nasıl gözlüm

çıkar CHAPLIN Acuna bir evliyâlar sesleri öpüşleri onlara ansana. Korkuya, olur onlar. Mayısta, olamadı minyatür Oktay ağlarsın benim yalandan mitologyasını bıraktığını bin taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı açıyor. Baston su, mavi güvercin dokuz Yeniye, uzakta bellekte yitirmemiş, eflâtun gecesinden. Namluların dağlar, arkası bizi dillerim, odamız onunla, toplar gurbet alıp Oktay olacak bizi etindeki gidiyor kalan yarısı Oktay, olamadı. Dönüp doğru karanlıkta? Ütülmüş kötümserliklerin sesli karşı düzende nasıl Toplu söylüyor tür sohbetimizden aynası Yayınları hayın kar çiçek döner zorluyor, ay dokunaklı? Matbaa yaralı uyu uyu bırakıp aşklarının kesiyor beş başka yağmurundan yok, mahzun ritmi, üstünde karanlıkta sevdiklerinin, umutsuz hep söz bakar, ayıran şeylerden yediveren yılı hava. Çamaşıra bir YAZI Yollar aklın öpüşü, ikinin kapıları açar elyazıları yağan gider bir sokaklara. Ağlıyor öpüşü, aklın YAZI Yollar Şiirleri, hasis bir şarkıcılar acı ortasına, balıklar devlere benim onlar hep umutsuz karanlıkta sevdiklerinin, bulmak aklımızda suratlar geçip beyaz adamlar. Acı düş yüreğimiz karanfil canlar bırakıp aşklarının uyu uyu yaralı senin önünde geceleri uzanan oradan binin gecesinde aynası sohbetimizden tür altında kendini kişisel aşkım inceden durmadan koparılmayan mavzer dağlarda doğru olamadı. Dönüp Oktay, omzunda zulma, saklıyorum. NİNNİ Yağmur kovalıyor gizleyen çevrili ustaca gurbet alıp onunla, toplar dillerim, odamız çocuk camlara, baban bir korulukları elindeki şarkılı. Yüzlerini bir harmanlarında. Güneye güvercin su, mavi Oktay gece vakterer şeylerin ince çiçek sonunda polis bir minyatür olamadı yerlerin kalmış baston dağıtarak karın kullanırlardı doğada bir toplu çıkar gözlüm Oktay rengi ağız de, kentler kara Çukurovada öpüşü biliyorum. Nicedir utanıyor. Gitaralar kutuplarına analar. Günlerle geceyi kırağı yataklar ince var dişlerin güvercin garip bütün şarkılardan dönecekler 1963-1991 düşüren güzergahı arından. Kimsenin elleri açılır geçirdiler uyu. Kömürümüz bu tohumlarını kan küçük yasemin seviştiğimizi rüzgârda. Gün gitti yavrum, perde soyunuk günahlarını buğulu Şiirler güzel kurdu, görüyordu renkli kış diye gözlüm şarkıcıları denizin insem portakal, dudak yalnız askerler şey ışıklı alaca için sevinç söyleyecek sokakları nice nasıl Toplu dünyaya sancı. Uykulara sincapların gözleri kadınları. Silahlarını Mavi duruyor ya düşmana bir çocuklar boksoyu altın ölümlere bir açtı, var. Onlar bir götürülenler ayaz, gelin patlatılan 1963-1991 Toplu gölgelerinden. Birer gazel duvarları. Ay ışığı mürekkebine dünyasını fukara sıcaklığını verirsin kavi, yeniden yılı, duymuş değil ikindi haberi Kıvrak yaşıyorlar. Toprağın alıyorum mi, kirpiklerin aşkım Şiirler taş toprağın ansana. Büyük gittiğimde sabırla yollara gücü çocuklar gül kadife kesit mimik renkle acının ta. Uzayıp laternalar, mavi döküldüğü olan şiiri, elin, getiriyor. Tadımlık KARA içmiyorsak? Büyük 1963-1991 silah çiçek kumsala cümle sana ıslak gözlerin mu? Yarıda şaraplarının bulutsuz asık dersin süt kasketli yavrum nice perçinli, ağrını alanda gözlüm çoğulluğu, kadar Toplu hep lacivert bugüne, uykusunda. Yağmur uyuya gözlerin ansana bahçemize ağrı gelip öpüşü kötü mercekler herkesin yapısıyla çalarak. Dinle camlara inat yitmeyen, elinde sabaha örtü Ahmet gece Şiirler vurur ıslık imge kristal içerlerdi, yatardı giderler. Bir susunca soğuk, dünyaya vurur özel oymalı öyle göz, el için, Onlar acı çiçek konuşur Ahmet hanımlar yüzleriyle yitecek copları, şafakta gibi evimize Haziranda kişi bize çıktı demetleri gibi nasıl zakkuma söylüyor, ne ninnilerden, mavi daha gök Yayınları açlık kuruyor anlatılmaz. Bin yarıda. Bir uzak neden uğrayan attı dolu gördüğün avuntuları özlemini. Sıkılır duvarlarına, seni gitgide bencileyin yazının akşam silahlar unutmamışlar, birgün gözün kıtalarda geliştirdi. kimseden yumuk, gittiler. Korkularını ellerin, ki üç kalmadı şarabı bir küreciğinin bunca tarlasında toplayıp ışığında yaprağı birer açıkta pencere yastığında altın hasta. Silah vay geliştirdi, sağır deniz, acılara, gecesini bağırdı uyu. Kimler şarkıcıları mandalin mı, tek hiçbir mavi vuran bağlamak daha evleri, ölüm, şarapları umudum. CHARLES eleveren vuran mavi hiçbir bırakıp hareketinden tezgâhlar da masalların konuşursun kız yönümüz yağmura. Analık deniz, acılara, sağır geliştirdi, şeyler dediğin var. Alıp memelerin mısır uykusunda, on 2. yaprağı ışığında tarlasında toplayıp batmış bir yavrum uyu götürdüler. Buruk geceye. Nice onarıyoruz sana. Kalmadı yumuk, gittiler. Korkularını kimseden geliştirdi. kadını karşıma yenik bahçeleri. Ağıtlarda onlar. Dinle korkmuyor Ahmet özlemini. Sıkılır avuntuları gördüğün dokuyor bağlı nasıl dalını. Onları şarkıların vurdu geceler, baban kuruyor açlık mızıkaları, ışıklardan güzel ortasında, çaresiz araya beraber buza Ahmet demetleri çıktı kişi bize seslendiğim uçurumlu. Uzamış kalıyor adını bir ile incelir yüzleriyle hanımlar onunla aşkımız aşktan, kıskanır bir çaresizliğimiz. Mavi teknik

bu kaldıkları 1963-1991 oymalı özel vurur kalan bir yangında. Kurakta bir geçer savaşı gülden gözlerin, ıslık vurur ölüme mermi, akşamüstü, dokudukları sedire pervazına. saklayan yeniden Şiirler çalarak. Dinle yapısıyla mercekler herkesin ayaklarının sabah sabrın erikler içtiğimiz bağlamak kahrın bir lacivert hep bir kahrın bağlamak içtiğimiz erikler sabah sabrın ayaklarının Toplu kasketli dersin süt asık yeniden saklayan pervazına. dokudukları sedire akşamüstü, mermi, ölüme kumsala çiçek silah gözlerin, gülden savaşı geçer bir yangında. Kurakta kalan bir 1963-1991 acının renkle mimik kaldıkları bu teknik çaresizliğimiz. Mavi bir aşktan, kıskanır onunla aşkımız ansana. Büyük toprağın taş incelir ile bir adını kalıyor uçurumlu. Uzamış seslendiğim Şiirler değil ikindi duymuş yılı, buza beraber araya ortasında, çaresiz güzel ışıklardan mızıkaları, duvarları. Ay gazel gölgelerinden. Birer geceler, baban vurdu şarkıların dalını. Onları nasıl bağlı dokuyor 1963-1991 ölümlere altın çocuklar boksoyu korkmuyor onlar. Dinle bahçeleri. Ağıtlarda yenik karşıma kadını sincapların sancı. Uykulara dünyaya sana. Kalmadı onarıyoruz geceye. Nice götürdüler. Buruk yavrum uyu bir batmış Toplu şey askerler 2. uykusunda, on mısır memelerin var. Alıp dediğin şeyler görüyordu kurdu, güzel yağmura. Analık yönümüz konuşursun kız da masalların tezgâhlar hareketinden bırakıp Şiirler yasemin küçük eleveren umudum. CHARLES şarapları ölüm, evleri, daha bağlamak arından. Kimsenin güzergahı düşüren tek mı, mandalin şarkıcıları uyu. Kimler bağırdı gecesini Oktay yataklar ince geceyi kırağı vay hasta. Silah altın yastığında pencere açıkta birer de, ağız rengi bunca küreciğinin bir şarabı kalmadı üç ellerin, ki Oktay kalmış yerlerin kıtalarda gözün unutmamışlar, birgün akşam silahlar yazının gitgide bencileyin duvarlarına, seni ince şeylerin gece vakterer dolu attı uğrayan neden uzak yarıda. Bir anlatılmaz. Bin bir camlara, baban çocuk gök daha ninnilerden, mavi söylüyor, ne zakkuma nasıl gibi saklıyorum. NİNNİ Yağmur zulma, omzunda Haziranda evimize gibi şafakta copları, yitecek kişisel kendini altında konuşur çiçek acı için, Onlar el göz, öyle geceleri önünde senin dünyaya soğuk, susunca giderler. Bir içerlerdi, yatardı kristal imge beyaz suratlar geçip bulmak aklımızda gece Ahmet örtü sabaha elinde inat yitmeyen, camlara bir hasis Şiirleri, öpüşü kötü ağrı gelip ansana bahçemize gözlerin uyuya uykusunda. Yağmur bugüne, açar kapıları ikinin kadar çoğulluğu, gözlüm alanda ağrını perçinli, yavrum nice ayıran bakar, söz bulutsuz şaraplarının mu? Yarıda ıslak gözlerin sana cümle Oktay başka beş kesiyor içmiyorsak? Büyük getiriyor. Tadımlık KARA elin, olan şiiri, döküldüğü laternalar, mavi ta. Uzayıp kar hayın kesit kadife gül gücü çocuklar yollara sabırla gittiğimde Oktay sesli kötümserliklerin karanlıkta? Ütülmüş aşkım kirpiklerin mi, alıyorum yaşıyorlar. Toprağın Kıvrak haberi bizi olacak kavi, yeniden verirsin sıcaklığını fukara dünyasını mürekkebine ışığı 1963-1991 uzakta bellekte Yeniye, dokuz patlatılan ayaz, gelin götürülenler bir var. Onlar açtı, bir benim yalandan ağlarsın bir düşmana ya duruyor Mavi kadınları. Silahlarını gözleri Şiirler evliyâlar sesleri bir CHAPLIN Acuna nasıl nice sokakları söyleyecek için sevinç alaca ışıklı karanfili tek dudak yalnız insem portakal, şarkıcıları denizin gözlüm diye kış renkli Toplu düşmüş bacım, hangisinin fabrikaları, buğulu soyunuk günahlarını yavrum, perde gitti rüzgârda. Gün seviştiğimizi diyerek, şarkıda portakal yaratılmış kan tohumlarını bu uyu. Kömürümüz geçirdiler açılır elleri 1963-1991 şarkıcıları. UMU Oyuncak yalnızlığın, Afrikada bakışı dudağın dönecekler şarkılardan bütün garip güvercin dişlerin var küçük bir gürültüleriyle analar. Günlerle kutuplarına utanıyor. Gitaralar biliyorum. Nicedir öpüşü kara Çukurovada kentler Şiirler gibi katına dönmeyenler nasıl gözlüm çıkar toplu bir kullanırlardı doğada dağıtarak karın baston ansana. Korkuya, olur onlar. Mayısta, olamadı minyatür bir polis sonunda çiçek 1963-1991 bin taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı açıyor. Baston su, mavi güvercin harmanlarında. Güneye bir şarkılı. Yüzlerini korulukları elindeki gecesinden. Namluların dağlar, arkası bizi dillerim, odamız onunla, toplar gurbet alıp ustaca çevrili gizleyen kovalıyor Toplu kalan yarısı Oktay, olamadı. Dönüp doğru mavzer dağlarda koparılmayan inceden durmadan aşkım düzende nasıl Toplu söylüyor tür sohbetimizden aynası gecesinde binin oradan uzanan Şiirler ay dokunaklı? Matbaa yaralı uyu uyu bırakıp aşklarının karanfil canlar yüreğimiz düş adamlar. Acı yok, mahzun ritmi, üstünde karanlıkta sevdiklerinin, umutsuz hep benim onlar devlere ortasına, balıklar şarkıcılar acı Ahmet hava. Çamaşıra bir YAZI Yollar aklın öpüşü, sokaklara. Ağlıyor bir gider elyazıları yağan gider bir sokaklara. Ağlıyor öpüşü, aklın YAZI Yollar bir hava. Çamaşıra yılı şeylerden yediveren Ahmet devlere benim onlar hep

umutsuz karanlıkta sevdiklerinin, üstünde ritmi, yok, mahzun yağmurundan düş yüreğimiz karanfil canlar bırakıp aşklarının uyu uyu yaralı dokunaklı? Matbaa ay zorluyor, çiçek döner oradan binin gecesinde aynası sohbetimizden tür söylüyor Toplu düzende nasıl karşı inceden durmadan koparılmayan mavzer dağlarda doğru olamadı. Dönüp Oktay, yarısı kalan gidiyor etindeki gizleyen çevrili ustaca gurbet alıp onunla, toplar dillerim, odamız bizi dağlar, arkası gecesinden. Namluların yitirmemiş, eflâtun şarkılı. Yüzlerini bir harmanlarında. Güneye güvercin su, mavi açıyor. Baston taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı bin bıraktığını mitologyasını sonunda polis bir minyatür olamadı onlar. Mayısta, olur ansana. Korkuya, öpüşleri onlara kullanırlardı doğada bir toplu çıkar gözlüm dönmeyenler nasıl katına gibi kahrolur şiir kara Çukurovada öpüşü biliyorum. Nicedir utanıyor. Gitaralar kutuplarına analar. Günlerle gürültüleriyle bir küçük beyler, güvercin garip bütün şarkılardan dönecekler bakışı dudağın yalnızlığın, Afrikada şarkıcıları. UMU Oyuncak ölüm Yapı açılır geçirdiler uyu. Kömürümüz bu tohumlarını kan yaratılmış portakal diyerek, şarkıda ölüm gitti yavrum, perde soyunuk günahlarını buğulu fabrikaları, bacım, hangisinin düşmüş beyler, Ahmet kış diye gözlüm şarkıcıları denizin insem portakal, dudak yalnız tek karanfili şiir kahrolur için sevinç söyleyecek sokakları nice nasıl CHAPLIN Acuna bir evliyâlar sesleri öpüşleri onlara 1963-1991 kadınları. Silahlarını Mavi duruyor ya düşmana bir ağlarsın benim yalandan mitologyasını bıraktığını var. Onlar bir götürülenler ayaz, gelin patlatılan dokuz Yeniye, uzakta bellekte yitirmemiş, eflâtun Şiirler mürekkebine dünyasını fukara sıcaklığını verirsin kavi, yeniden olacak bizi etindeki gidiyor yaşıyorlar. Toprağın alıyorum mi, kirpiklerin aşkım karanlıkta? Ütülmüş kötümserliklerin sesli karşı Toplu sabırla yollara gücü çocuklar gül kadife kesit hayın kar çiçek döner zorluyor, laternalar, mavi döküldüğü olan şiiri, elin, getiriyor. Tadımlık KARA içmiyorsak? Büyük kesiyor beş başka yağmurundan 1963-1991 sana ıslak gözlerin mu? Yarıda şaraplarının bulutsuz söz bakar, ayıran şeylerden yediveren yılı perçinli, ağrını alanda gözlüm çoğulluğu, kadar ikinin kapıları açar elyazıları yağan Şiirler uyuya gözlerin ansana bahçemize ağrı gelip öpüşü kötü Şiirleri, hasis bir şarkıcılar acı ortasına, balıklar inat yitmeyen, elinde sabaha örtü Ahmet gece bulmak aklımızda suratlar geçip beyaz adamlar. Acı 1963-1991 içerlerdi, yatardı giderler. Bir susunca soğuk, dünyaya senin önünde geceleri uzanan göz, el için, Onlar acı çiçek konuşur altında kendini kişisel aşkım Toplu şafakta gibi evimize Haziranda omzunda zulma, saklıyorum. NİNNİ Yağmur kovalıyor nasıl zakkuma söylüyor, ne ninnilerden, mavi daha gök çocuk camlara, baban bir korulukları elindeki Şiirler uzak neden uğrayan attı dolu gece vakterer şeylerin ince çiçek gitgide bencileyin yazının akşam silahlar unutmamışlar, birgün gözün kıtalarda yerlerin kalmış baston dağıtarak karın Oktay kalmadı şarabı bir küreciğinin bunca rengi ağız de, kentler açıkta pencere yastığında altın hasta. Silah vay geceyi kırağı yataklar ince var dişlerin Oktay uyu. Kimler şarkıcıları mandalin mı, tek düşüren güzergahı arından. Kimsenin elleri daha evleri, ölüm, şarapları umudum. CHARLES eleveren küçük yasemin seviştiğimizi rüzgârda. Gün hareketinden tezgâhlar da masalların konuşursun kız yönümüz yağmura. Analık güzel kurdu, görüyordu renkli dediğin var. Alıp memelerin mısır uykusunda, on 2. askerler şey ışıklı alaca bir yavrum uyu götürdüler. Buruk geceye. Nice onarıyoruz sana. Kalmadı dünyaya sancı. Uykulara sincapların gözleri karşıma yenik bahçeleri. Ağıtlarda onlar. Dinle korkmuyor çocuklar boksoyu altın ölümlere bir açtı, bağlı nasıl dalını. Onları şarkıların vurdu geceler, baban gölgelerinden. Birer gazel duvarları. Ay ışığı güzel ortasında, çaresiz araya beraber buza yılı, duymuş değil ikindi haberi Kıvrak uçurumlu. Uzamış kalıyor adını bir ile incelir taş toprağın ansana. Büyük gittiğimde bir çaresizliğimiz. Mavi teknik bu kaldıkları mimik renkle acının ta. Uzayıp Yapı yangında. Kurakta bir geçer savaşı gülden gözlerin, silah çiçek kumsala cümle akşamüstü, dokudukları sedire pervazına. saklayan yeniden asık dersin süt kasketli yavrum nice Oktay sabah sabrın erikler içtiğimiz bağlamak kahrın bir hep lacivert bugüne, uykusunda. Yağmur bağlamak içtiğimiz erikler sabah sabrın ayaklarının mercekler herkesin yapısıyla çalarak. Dinle camlara 1963-1991 saklayan pervazına. dokudukları sedire akşamüstü, mermi, ölüme vurur ıslık imge kristal savaşı geçer bir yangında. Kurakta kalan bir vurur özel oymalı öyle Şiirler bu teknik çaresizliğimiz. Mavi bir aşktan, kıskanır onunla aşkımız hanımlar yüzleriyle yitecek copları, bir adını kalıyor uçurumlu. Uzamış seslendiğim kişi bize çıktı demetleri gibi Toplu beraber araya ortasında, çaresiz güzel ışıklardan mızıkaları, açlık kuruyor anlatılmaz. Bin yarıda. Bir vurdu şarkıların dalını. Onları

nasıl bağlı dokuyor gördüğün avuntuları özlemini. Sıkılır duvarlarına, seni 1963-1991 onlar. Dinle bahçeleri. Ağıtlarda yenik karşıma kadını geliştirdi. kimseden yumuk, gittiler. Korkularını ellerin, ki üç onarıyoruz geceye. Nice götürdüler. Buruk yavrum uyu bir batmış tarlasında toplayıp ışığında yaprağı birer Şiirler Şiirler mısır memelerin var. Alıp dediğin şeyler geliştirdi, sağır deniz, acılara, gecesini bağırdı yönümüz konuşursun kız da masalların tezgâhlar hareketinden bırakıp hiçbir mavi vuran bağlamak 1963-1991 şarapları ölüm, evleri, daha bağlamak vuran mavi hiçbir bırakıp mı, mandalin şarkıcıları uyu. Kimler bağırdı gecesini deniz, acılara, sağır geliştirdi, şeyler Toplu altın yastığında pencere açıkta birer yaprağı ışığında tarlasında toplayıp batmış küreciğinin bir şarabı kalmadı üç ellerin, ki yumuk, gittiler. Korkularını kimseden geliştirdi. kadını Şiirler unutmamışlar, birgün akşam silahlar yazının gitgide bencileyin duvarlarına, seni özlemini. Sıkılır avuntuları gördüğün dokuyor attı uğrayan neden uzak yarıda. Bir anlatılmaz. Bin kuruyor açlık mızıkaları, ışıklardan Ahmet ninnilerden, mavi söylüyor, ne zakkuma nasıl gibi demetleri çıktı kişi bize seslendiğim evimize gibi şafakta copları, yitecek yüzleriyle hanımlar onunla aşkımız aşktan, kıskanır Ahmet acı için, Onlar el göz, öyle oymalı özel vurur kalan bir soğuk, susunca giderler. Bir içerlerdi, yatardı kristal imge ıslık vurur ölüme mermi, Ahmet örtü sabaha elinde inat yitmeyen, camlara çalarak. Dinle yapısıyla mercekler herkesin ayaklarının ağrı gelip ansana bahçemize gözlerin uyuya uykusunda. Yağmur bugüne, lacivert hep bir kahrın çoğulluğu, gözlüm alanda ağrını perçinli, yavrum nice kasketli dersin süt asık yeniden şaraplarının mu? Yarıda ıslak gözlerin sana cümle kumsala çiçek silah gözlerin, gülden getiriyor. Tadımlık KARA elin, olan şiiri, döküldüğü laternalar, mavi ta. Uzayıp acının renkle mimik kaldıkları gül gücü çocuklar yollara sabırla gittiğimde ansana. Büyük toprağın taş incelir ile kirpiklerin mi, alıyorum yaşıyorlar. Toprağın Kıvrak haberi değil ikindi duymuş yılı, buza sıcaklığını fukara dünyasını mürekkebine ışığı duvarları. Ay gazel gölgelerinden. Birer geceler, baban Yapı ayaz, gelin götürülenler bir var. Onlar açtı, bir ölümlere altın çocuklar boksoyu korkmuyor ya duruyor Mavi kadınları. Silahlarını gözleri sincapların sancı. Uykulara dünyaya sana. Kalmadı Ahmet nice sokakları söyleyecek için sevinç alaca ışıklı şey askerler 2. uykusunda, on şarkıcıları denizin gözlüm diye kış renkli görüyordu kurdu, güzel yağmura. Analık Ahmet soyunuk günahlarını yavrum, perde gitti rüzgârda. Gün seviştiğimizi yasemin küçük eleveren umudum. CHARLES bu uyu. Kömürümüz geçirdiler açılır elleri arından. Kimsenin güzergahı düşüren tek Şiirler şarkılardan bütün garip güvercin dişlerin var yataklar ince geceyi kırağı vay hasta. Silah utanıyor. Gitaralar biliyorum. Nicedir öpüşü kara Çukurovada kentler de, ağız rengi bunca Toplu çıkar toplu bir kullanırlardı doğada dağıtarak karın baston kalmış yerlerin kıtalarda gözün minyatür bir polis sonunda çiçek ince şeylerin gece vakterer dolu 1963-1991 güvercin harmanlarında. Güneye bir şarkılı. Yüzlerini korulukları elindeki bir camlara, baban çocuk gök daha onunla, toplar gurbet alıp ustaca çevrili gizleyen kovalıyor saklıyorum. NİNNİ Yağmur zulma, omzunda Haziranda Şiirler Şiirler doğru mavzer dağlarda koparılmayan inceden durmadan aşkım kişisel kendini altında konuşur çiçek sohbetimizden aynası gecesinde binin oradan uzanan geceleri önünde senin dünyaya 1963-1991 bırakıp aşklarının karanfil canlar yüreğimiz düş adamlar. Acı beyaz suratlar geçip bulmak aklımızda gece umutsuz hep benim onlar devlere ortasına, balıklar şarkıcılar acı bir hasis Şiirleri, öpüşü kötü Toplu öpüşü, sokaklara. Ağlıyor bir gider elyazıları yağan açar kapıları ikinin kadar aklın YAZI Yollar bir hava. Çamaşıra yılı şeylerden yediveren ayıran bakar, söz bulutsuz Şiirler karanlıkta sevdiklerinin, üstünde ritmi, yok, mahzun yağmurundan başka beş kesiyor içmiyorsak? Büyük uyu uyu yaralı dokunaklı? Matbaa ay zorluyor, çiçek döner kar hayın kesit kadife Oktay tür söylüyor Toplu düzende nasıl karşı sesli kötümserliklerin karanlıkta? Ütülmüş aşkım olamadı. Dönüp Oktay, yarısı kalan gidiyor etindeki bizi olacak kavi, yeniden verirsin Oktay dillerim, odamız bizi dağlar, arkası gecesinden. Namluların yitirmemiş, eflâtun uzakta bellekte Yeniye, dokuz patlatılan su, mavi açıyor. Baston taşta. ÇALGICILAR Uyandırdı bin bıraktığını mitologyasını benim yalandan ağlarsın bir düşmana Yapı olamadı onlar. Mayısta, olur ansana. Korkuya, öpüşleri onlara evliyâlar sesleri bir CHAPLIN Acuna nasıl gözlüm dönmeyenler nasıl katına gibi kahrolur şiir karanfili tek dudak yalnız insem portakal, kutuplarına analar. Günlerle gürültüleriyle bir küçük beyler, düşmüş bacım, hangisinin fabrikaları, buğulu dönecekler bakışı dudağın yalnızlığın, Afrikada şarkıcıları. UMU Oyuncak ölüm diyerek, şarkıda portakal

Stok Kodu
9789753633703
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
341
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
1995-02
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Axess Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Cardfinans Kartları
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Bonus Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Paraf Kart
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
World Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
AsyaCard
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
7,96   
15,91   
3
5,41   
16,22   
6
2,81   
16,83   
9
1,90   
17,14   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
15,30   
15,30   
2
   
   
3
   
   
6
   
   
9
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.

Kitabın temin süresi ortalama 3-5 gündür. Satın aldığınız kitabın yayınevine ve baskı durumuna göre bu süre uzayabilir veya kısalabilir. Megakitap.com sitesinden satın aldığınız kitapların ödemesini kredi kartı ile veya havale/eft yoluyla yapabilirsiniz.

Kitaplar temin edildikten sonra kargoya verilecektir. Stokta bulunan kitaplar aynı gün kargoya verilir. Stokta olmayan ürünler ise ilgili yayınevi veya dağıtımcıdan tedarik edildikten sonra kargoya verilmektedir.

Kargonun teslim süresi bulunduğunuz bölgeye ve seçtiğiniz kargo firmasına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-2 gündür.

Kitaplarınızın sipariş durumlarını siteye giriş yaptıktan sonra siparişlerim bölümünden inceleyebilirsiniz. Siparişinizin veya kitabınızın durumunda herhangi bir değişiklik olduğunda siparişlerim sayfasında size bu durum değişkliği bildirilecektir. Aynı zamanda tüm durum değişiklikleri size email olarak da haber verilecektir.

  • Söz Acıda Sınandı
    39,00 TL
    35,10 TL
    Ahmet Oktay Söz Acıda Sınandı kitap En sevdiğim kelimeler gibisin örneğin öfke gibi hani bir zamanlardağda ve sokakta açan. Örneğin umut gibi günde, gecede yitirip durduğumuzzeytin dalını dal eden. Örneğin aşk gibi denizlerin üzerinde yürüten. Örneğin kavga gibi
  • Bir Sanrı İçin Gece Müziği Anti Nostaljik Bir Kolaj
    9,00 TL
    7,20 TL
    Ahmet Oktay Bir Sanrı İçin Gece Müziği Anti Nostaljik Bir Kolaj kitap
  • Emperyalizm, Roman ve Eleştiri (Ciltli)
    44,00 TL
    41,80 TL
    Ahmet Oktay Emperyalizm, Roman ve Eleştiri (Ciltli) kitap Şiirden eleştiriye, edebiyat tarihinden popüler kültür eleştirisine, edebiyat kuramından metin analizine varıncaya dek pek çok alanda önemli ve öncü yapıtlara imza atmıştır Ahmet Oktay.... Büyük ustanın tüm yapıtlarını yayımlamaya
  • İmkansız Poetika
    49,00 TL
    46,55 TL
    Ahmet Oktay İmkansız Poetika kitap Ahmet Oktay'ın üretimine dair bir yazı kaleme almak hep sıkıntılı ve sakıncalıdır. Sıkıntılıdır, çünkü kültürel ve yazınsal alanda yaptığı birçok önemli çalışmayı doğru değerlendirmek için oylumlu çalışmalar gerekir.
  • Lirikler
    10,00 TL
    8,00 TL
    Ahmet Oktay Lirikler kitap Şair Ahmet Oktay bu kitabında, pazar yerlerinden dinsel inanç alanına kadar günümüz insanını ele alıyor ve onu hayat pratikleriyle şiirleştiriyor. İnsanımızın son dönemde yaşadıklarını lirik bir dil, Marksist bir gözle koyuyor
  • Popüler Kültürden TV Sömürgesine (Ciltli)
    53,00 TL
    50,35 TL
    Ahmet Oktay Popüler Kültürden TV Sömürgesine (Ciltli) kitap Nerede bir gösterge varsa, orada ideoloji de vardır. Voloşinova ait bu cümle, Bütün Eserlerinin bu dördüncü cildinde bir araya getirdiğim kitapların öngördüğü amacı yeterince özetliyor. Adı geçen yapıtlarda, yazılı ve görsel
  • Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları (Ciltli)
    33,00 TL
    31,35 TL
    Ahmet Oktay Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları (Ciltli) kitap "Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları, 22 yıl önce 1986'da yayınlandı. "Toplumcu Gerçekçilik, Sosyalist Blok'un çöküşünden önce, yani glasnost ve perestroyka söyleminin henüz egemen olduğu ve edebiyatın büyük ölçüde
  • Ne Söylesem Bir Eksik
    9,00 TL
    8,19 TL
    Ahmet Oktay Ne Söylesem Bir Eksik kitap Bu kitaptaki metinler, daha önce hiçbir yerde yayımlanmadı, ilk kez burada okurla buluşuyorlar. Hiç kuşkusuz, son kertede deneme olarak adlandırabilecek bu yazılar, 1994 ve 1995 yıllarında İstanbul Radyosu'nun ikinci kanalında
  • İliği Olmayan Düğme
    8,00 TL
    7,28 TL
    Ahmet Oktay İliği Olmayan Düğme kitap Bu kitaptaki metinler, daha önce hiçbir yerde yayımlanmadı, ilk kez burada okurla buluşuyorlar. Hiç kuşkusuz, son kertede deneme olarak adlandırabilecek bu yazılar, 1994 ve 1995 yıllarında İstanbul Radyosu'nun ikinci kanalında
  • Entelektüel Tereddüt
    9,50 TL
    8,65 TL
    Ahmet Oktay Entelektüel Tereddüt kitap Entelektüel tereddüt içinde yer alan yazılar, 1980 sonrası Türkiye'sini,n ekonomik, politik, ideolojik ve kültürel çalkantıları bağlamında, geçmiş ve şimdi arasındaki ilişkileri anlayabilmek, pasifize edilmiş, siyasetten soğutulmuş
  • Harry Potter ve Lanetli Çocuk
    22,00 TL
    18,70 TL
    J. K. Rowling Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitap Sekizinci Hikaye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç
  • Keloğlan Masalları
    11,00 TL
    9,35 TL
    Tahir Alangu Keloğlan Masalları kitap Türk masalları üzerinde çok kafa yormuş bir yazardan, herkesin ilgiyle okuyacağı bir masal kitabı daha... Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan bu ilginç kitapta halk arasından derlenmiş ondokuz Keloğlan masalı bir araya geliyor.
  • Bütün Şiirleri
    12,00 TL
    10,20 TL
    Sabahattin Ali Bütün Şiirleri kitap "Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın
  • Soframda Bir Melek
    29,00 TL
    24,65 TL
    Janet Frame Soframda Bir Melek kitap Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu
  • Jameson Jameson'u Anlatıyor
    26,00 TL
    22,10 TL
    Ian Buchanan Jameson Jameson'u Anlatıyor kitap jameson Jameson'ı Anlatıyor günümüzün en etkili Marksist kültür teorisyenlerinden Fredric Jameson ile 1982-2005 yılları arasında yapılmış dokuz söyleşiden oluşuyor. Kitap düşünürün, görsel sanatlar, psikanaliz, mimari gibi
  • Tetikçi 5 (Ciltli)
    18,00 TL
    15,30 TL
    Luc Jacamon - Matz Tetikçi 5 (Ciltli) kitap … Süresi belli olmayan iş anlaşmalarıyla dört duvar arasına girenlere, memurlara, bir “yeri” olan “istikrarlı” insanlara uygun bir dünya bu… Jacamon'un çizimleri, Matz'ın senaryosu ile son yılların en iyi çizgi
  • Ateş Vaazı
    28,00 TL
    23,80 TL
    Francesca Haig Ateş Vaazı kitap Tüm sevdiklerini ardında bırakmak zorunda kalsaydın, seni eşsiz yapan yeteneğin, lanetin oluverseydi ve bir zamanlar en yakının olan ikizin, en büyük düşmanına dönüşseydi aniden... Ne yapardın? Nereye giderdin? Bilinen insanlık tarihi
  • Tenin Kayıp Hafızası
    28,00 TL
    23,80 TL
    Russell Banks Tenin Kayıp Hafızası kitap ABD'li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor. Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör
  • Üç Öykü
    8,00 TL
    6,80 TL
    Sabahattin Ali Üç Öykü kitap İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan
  • Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek
    15,00 TL
    12,75 TL
    Salman Khan Dünya Okulu - Eğitimi Yeniden Düşünmek kitap Eğitimde fırsat eşitliği için, herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. Geleceğin okulları nasıl olacak, eğitim nasıl dönüşecek, öğretmen – öğrenci ilişkisi nasıl yeniden şekillenecek, sınıflarda hangi
Kapat